Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Suite 7 -- Tanıtım"

\
Aralarında başarılı birçok sitenin kurucusu ve proje sahibi, internet sektörünün ünlü isimleri sansür sorununu çözümleyip tarihe gömmek için yemeksepeti.com ofisinde toplandı! işte liste (unuttuğumuz varsa kırılmasın):

Amacı sansür uygulamalarından nasıl kurtulacağımızı tartışma ve bir eylem planı oluşturma olan toplantı sonucunda sorunlar 3 ayrı başlık altında toplandı:

Hukuki sorunlar:
  • Adalet sisteminde kötüye kullanılabilecek alanlar var. Bunların başında bilişim alanında uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerin yokluğu geliyor. Böylece hayatında internetin yüzünü görmemiş bir hakim bile internete sansür kararı alabiliyor.
  • Hakimler önlerine gelen şikayet dosyalarını eni konu incelemeden doğrudan karar veriyor. Yani olayın insafı, dosyanın şekline bağlı. Bu da mahkemeleri bir notere dönüştürebiliyor.
  • Hukuk sisteminde ciddi bir internet bilgi eksikliği var. Avukatında da, bilirkişisinde de, hakimi de bu konuda yetersiz. Sivil toplum kuruluşlarının adalet çalışanlarını eğitme çalışmaları da sonuç vermemiş.
  • Sansür kararı alan hakimlerin çoğu tam olarak ne yaptığının farkında değil. Son olarak Diyarbakır mahkemesinin Digiturk’ün şikayetiyle aldığı kararın ardından gelen tepkilerden şaşkın ve rahatsız olduğu biliniyor.
  • Hukuki düzenleme takibi zor ve faydasız bir sürece yöneltiyor. Örneğin bir sitede aleyhinizde yer alan bir konu hakkında önce eposta / normal posta yoluyla bildiri yapmanız gerekiyor. 3 gün içinde cevap alınmazsa dava yoluna gidilebiliyor. Buradaki maharet avukatta. Eğer karşı tarafın bir avukatı / temsilcisi yoksa, sansürün tokmağı iniyor.
  • Yukarıdaki ayrıntı yüzünden eğer bir avukat gönüllü olarak bir yabancı sitenin kapanmasına karşı harekete geçip savunma yapmazsa o siteyi sonsuza kadar unutuyoruz.
Sitelere ait sorunlar:
  • Kimi yerli sitelere yönelik kısıtlamalar yabancı siteler için geçerli değil. Bu da kafa karıştırıyor. Örneğin bahis sitelerinin reklamlarının yayımlanması yerli sitelere suç ama Türkiye’ye yönelik de yayın yapan yabancı kökenli siteler için değil. Böyle irili ufaklı detaylar mevcut.
  • Sitelerin ortak bir içerik / yayın kriteri bulunmuyor. Belki de bunun için bir etiketleme sistemi geliştirilebilir. Ancak benim fikrime göre bu da ‘helal gıda’ benzeri bir tartışmaya götürebilir bizi. Yani helal olmayan haram mantığı internet için de ayrı bir tehlike.
  • Siteleri temsil eden sivil bir çatı yok.
  • Türkiye’de interneti düzenleyen ve bu sansüre giden süreci konu alan kanunlar site sahipleri tarafından bilinmiyor.
  • Sansüre yönelik uygulamalardaki ölçüsüzlük ve tutarsızlık özellikle yerli sitelelerin tepesinde Demokles kılıcı gibi sallanıyor. Ciddi bir oto-sansür devrede.
Genel sorunlar:
  • Medyanın bu konudaki kamuoyu oluşturma ve bilinçlendirme yeteneğini daha iyi kullanmak gerekiyor. * Site yayıncılarının mevcut hukuksal düzenlemeler ve onlara getirdiği yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. İnternette bir site açtığında ne kadar büyük bir sorumluluğun ve tehlikenin altına girdiğinin kimse farkında bile değil.
  • Türkiye’de bilişim sektörünü temsil eden sivil toplum kuruluşları (TBD, TBV, TÜBİSAD, TESİD, vs) temsil ettiği kuruluşlar açısından devlete göbekten bağlı oldukları için isyan etmeleri gereken böyle bir durumda kuyruklarını sıkıştırıp sus pus oluyorlar. Yani sivil bir internet çatısı en azından böyle durumlar için gerekli ve faydalı.
  • Mevcut yasanın çarpıklığının herkes farkında ancak alternatif öneriler konusunda somut bir alternatif de henüz yok.

Serdar Kuzuloğlu sorunları bu şekilde sıralamış. şimdi gelelim can alıcı nokta olan "neler yapabiliriz?" bölümüne:

  1. Blogger’ın kapatılma kararınından dolayı mağdur olanlar olarak (örneğin oradaki bilgiye ulaşamayan, kendi blogunu güncelleyemeyen, bu yüzden reklam geliri, ziyaretçi ya da prestij kaybına uğrayan) kişiler olarak hakimin kararına karşı dava açmak. Bu davanın masraflarını ekşisözlük kurucusu Sedat (kapanoğlu) üstleniyor. Avukat Başak Purut. Bir vekalet vererek buna katılabiliyorsunuz. Davayı kaybetsek bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karşısında mahkum ettirebiliriz. Toplantıdakiler pek ses çıkarmasa da anladığım kadarıyla bu kısmına pek sıcak bakmadı (belki sonradan değişecektir). Ama ben şahsen o sürece katılacağım. Bu ülkede böyle girişimler biraz risk içerse de bence göze alınması gerekiyor. (lafla peynir gemisi yürümez diyorsak) Bu davaya siz de katılmak istiyorsanız lütfen benimle temasa geçin. Noterden Başak Purut adına bir vekalet çıkartamanız yeterli.
  2. Medyada bu konunun gündeme getirilip tartışılması için ortam sağlamak. Buna bir anlamda halkla ilişkiler faaliyeti de diyebiliriz. Fakat burada en büyük sorun medyanın ve kamuoyunun ilgisinin sadece sansasyonel bir sansür vakası olduğunda oluşması. Yoksa her sabah kalkıp “yahu bu youtube niye kapalı?” diyen kişi sayısı pek fazla değil.
  3. Konuyla ilgili iki bakanlık olan Adalet ve İletişim bakanlığıyla görüşmelerin başlatılması. Elbette bunun için önce bir alternatif öneri taslağının hazırlanması gerekiyor. Hazırlayacağız.
  4. Bir sivil internet kullanıcıları platformu / girişimi kurulması gerekiyor.

Yazıyı hazırlamamda yardımcı olan (alıntılar mserdark.com'dan yapılmıştır) Serdar kuzuloğlu'nun blogu ve siberkultur.com'a teşekkürler, bu toplantıların sürmesi dileğiyle...

Spacer
Spacer
 | 10 yorum var 
 | 30 Ekim 2008 10:13 

Yorumlar

toplantı çok faydalı geçmiş . bu konuda daha fazla etkileşim için , şu yazıyı okumanızı öneriyorum .

promoder  |  (-4 puan) 30 Ekim 2008 10:17

bu arada m. serdar kuzuloğlu blog açmış Blogroll'unuza ve reader'inize ekleyin derim 'internet ekipler amiri'ni :p

gaykedi  |  (1 puan) 30 Ekim 2008 10:41

Serdar kuzuloğlu'nun bu üçüncü blogu galiba, bir türlü dikiş tutturamadı bu işte, tabi para gelmeyince blogdan insanın da yapası gelmiyor:)

bu sefer epey iyi gidiyor, maaşallah

pasacocugu  |  (0 puan) 30 Ekim 2008 10:51

Sonunda birilerinin bu konuda insiyatif alması gerekiyordu. Nihayet bu yavaş yavaş gerçekleşiyor. Şu ana dek internet sahipsizmiş gibi bir algı vardı. Yukarıdaki isimlerin temelinde ve sonra katılacak kişilerle Türk İnterneti ete ve kemiğe bürünüp artık bir sivil insiyatif haline gelerek web ortamının dışında da sesini yüksek şekilde duyuyrabilir, diye düşünüyorum.

Bunun ilk adımı bu toplantı olmuş, güzel de olmuş. Geleceğe dönük sansürsüz internet umutlarımı arttırdı.

bununla birlikte artık ktunnel, zart tunnel, zort tunnel gibi semptomatik tedavilerin kimseyi tatmin etmeyeceğinin de artık yavaş yavaş anlaşılıyor olması ve bu bilincin yerleşiyor olması çok güzel.

takip  |  (1 puan) 30 Ekim 2008 10:53

Sansürsüz İnternet mi olur?

Sansür gereklidir fakat sansüre giden yolda sansüre altrnatif seçenekler olmalı. Sansür en son seçenek olmalı.

Burada en fazla iş içerik konusunda saosyal çevreye hizmet veren sitelerin otokontrol seviyelerini yükseltmeleri ve belirlenen özgürlükler dışına sapmasını engellemeleri.

Peki mevcut sistemin suçu hiç mi yok? Elbette eksiği ve hataları vardır. Ama bu hatalar ve eksiklikler kapama sebebini ortadan kaldırmaz.

Doguhan BEYOGLU  |  (-5 puan) 30 Ekim 2008 11:09

@doguhan beyoglu: evet sansürsüz internet olur. hem de sonuna kadar sansürsüz. sadece iğnenin ucunun bize dokunduğu noktalarda değil her noktada. ben düşüncemi savunup bununla ilgili resimler videolar yayınlıyorsam, karşı taraf da bunu yapabilmeli.

okckilinc  |  (5 puan) 30 Ekim 2008 12:49

Özgürlük başkalarının özgürlüğünü gasp edecek şekilde kullanılmaya musait bir ortamsa SANSÜR diye nitelendirdiğimiz yaptırımlar olmalı.

Bunun dışında faydalı - faydasız , genel - özel bir paylaşım elbette engellemek doğru olmaz.

Doguhan BEYOGLU  |  (4 puan) 30 Ekim 2008 13:32

şu andaki sistem şuna izin veriyor: ben gıcık olduğum sitede yorumlarda kendim hakkında atıp tutabiliyorum, daha sonra gidip o siteye mail attım ama hakaretleri kaldırmadılar diyerek dava açabiliyorum. ihtiyati tedbir olarak siteyi hemen kapattırabiliyorum. sonra dava açmasam dahi ihtiyati tedbirin süresinin dolduğunu, sitenin açılması gerektiğini kimse takip etmiyor. hele site yurtdışında (sahipsiz) ise hiç açılmıyor. örnek: richarddawkins.net adnan hoca'nın kitabı hakkında "bu kadar büyük prodüksiyona sahip bir kitabın içeriğinin bu kadar boş olması inanılmaz" dediği için kapattırıldı.

resident google boy.
paratrooper  |  (7 puan) 30 Ekim 2008 13:46

böyle bir ironiye, yani hukuk ve ona ait kurumlar yordamıyla bir kaos ortamı oluşturmaya tez elden nasıl bir çare bulunabilir bilmiyorum ama bu girişim en azından Türkiyedeki internet kullanıcıları için bir ümid ışığı doğuruyor.

öncelikli olarak bu kararlardan etkilenen site sahiplerinin bu girişime destek vermesini umarım.

agog  |  (0 puan) 30 Ekim 2008 14:28

benimki değil ama, reklam geliri olan bir çok blogger blog'u var bunu biliyoruz. önerim, bu kimselere doğrudan ulaşıp, reklam gelirlerinde bir azalma olup olmadığını incelemek ve bu açıkça kanıtlanabilir delil ile, sansürün sorumlularına maddi tazminat davası açmak. bu, görece büyük gelirli bir kaç blog ile yapılır ve dava kazanılırsa, emsal teşkil edeceğinden yüzlerce blog'un bir kaç ytl'lik gelirleri için açacakları davalar yekünde oldukça sarsıcı olabilir ve rakam yeterince büyüdüğü takdirde ana haber bültenleri için oldukça cezbedici bir hal alacaktır.

tanrı'nın bildiği kadarını bilmiyorum ama tanrı'nın benim yaşımdayken benim kadar bildiğini biliyorum diyen bir matematikçi tanıyorum.
tga  |  (0 puan) 31 Ekim 2008 00:43

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu