Bu akşam dost meclisiyle toplandık.
Yıllardır çıkmamıştım istiklale.
Özlemişim!
Herkes evlenmiş, hepsinin birer kızı var.
Herkes evlenmiş, hepsi hayal kırıklıklarıyla sızlanıyor.
Ama herkes aynı. Aşık!
Dost meclisi kalabalıktı, 11 kişiydik. İçtik, dertleştik, paylaştık. Güldük, yerlere yattık. Ağladık ...
Hepimiz şiir yazarız tutkuyla. Hepimizin birer koca defteri vardır. Bilirsin ...
Yıllar sonra onca şiir okuduk bağıra bağıra. Sokak tıklım tıklım, alkışlayanlar da var alay edenlerde.
Sıra yine bana geldiğinde;
Yine karşımdasın işte.
Ölesiye güzelsin.
Gözlerimin tam da içine bakıyorsun.
Usulca gülümsüyorlar.
Yüzün ...
Öyle güzel ki.
Onca insan yok.
Onca kalabalık kayboluyor.
Sen ve ben başbaşayız işte.
Saçlarına dokunuyorum.
Kulağına seni sevdiğimi söylüyorum.
O deniz gözlerin gülüyor.
Sanki hiç ölmemişsin, sanki gerçek gibi.
Sahi ölmedin değil mi?
Sadece beni bırakıp gittin?
Lütfen ...
Buradasın, benimle.
Ellerin ellerimde.
O deniz gözlerin bana bakıyor.
Gülümsüyor gözlerin heyecanla.
Öyle gerçek ki.
Kot ceketin var üzerinde.
Saçların dümdüz, arkadan bağlanmış.
Makjayın henüz çok yeni.
Mavi gözlerini çok net görebiliyorum.
Ellerin arka cebinde.
Ve çıkarıp cebinden son satırlarını okuyorum fransıza, bağıra bağıra.
Sesim titriyor, heyecanlanıyorum.
Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra.
Ağlayanda var, dinlemeyen de var, umursamayan da var.
Ama biri var ...
Sen tam da karşımda duruyorsun.
Kan izlerin de siliniyor ağır ağır.
Yoksun işte.
Sahi, kaç yıl oldu? 5 mi ...
Alışmak, boşvermek neden imkansız benim için?
Bu ...
Tek tutunduğumuz şey şiirlerimiz, sevdalarımız, bu gri şehir ve ölesiye sevdiğimiz kızlarımız.
Yine çok içtim, yine kör kütük sarhoşum.
Yine sensizim. Yine sessiz.
Yine özleyen ben. Yine unutamayan, unutmak istemeyen o aptal ben. Yine ben.
(BK)


