Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan kodaman.org'da: "ASP Datediff() Fonksiyonu"

okb:obsesif kompulsif bozukluk (saplantı-zorlantı bozukluğu)
okb'nin bilinen tek nedeni yoktur.çeşitli etkenlerden söz etmek mümkün.beyinde kimyasal haberci görevi üstlenen serotonin seviyesinde düşmenin bu hastalığa neden olduğu söylenmektedir.günlük hayatta batıl inancı olan,en ufak şeylerden kaygı duyan veya şüphelenen insanlar çoktur.
hastaların hastalıkları konusunda kendilerini eğitmeleri çok önemlidir.haftada en az 1 kere doktor kontrolü gerekmektedir.seçici serotonin geri alım inhibitörleri kullanmak,bilişsel davranışçı tedavi uygulamak şarttır.
fobi ise gerçekte korku yaratmayacak bir objeye,aktivite veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya denir.fobik kişiler belli bir durum,nesne veya aktivite ile karşılaştığında aşırı anksiyete duyar.kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler.Watson'un öğrenme teorisinde fobilerin şartlandırılmış refleks davranışlar sonucu oluştuğu ileri sürülür.Freud'a göre fobiler bilinç dışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi vardır.bastırılmış,bilinç dışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde fobiler gelişir.sosyal fobinin panik bozukluktan tek farkı,belirtilerin belli durumlarda ortaya çıkmasıdır.sosyal anksiyete duyan kişiler başka insanların kendilerini yargıladığı ve negatif değerlendirdiği düşüncesi ile yetersizlik ,aşağılanmışlık hisseder ve hayal kırıklığına uğrarlar.

öncelikle bilgiler için uzman doktor sibel mercan'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.benim de adını koymuş olduğum ancak kimseye kondurmadığım olgulardır bunlar.artık kondurmamın zamanı gelmiş anlaşılan.ne yapsam olmadı,kendini sevdirme kaygısına düşmediğim için her zaman sivri bulunmuş sözlerim oldu.bundan dolayı özür dileyecek değilim.sevin-sevmeyin ben varım.belki gerçek hayatta karşıma çıksa gak-guk tan başka laf edemeyecek birçoğu burada dilediği gibi yazıyor hakkımda.az önce benim için çok önemli, harika bir haber aldım,çocuğumla ilgili..''gerisi vız gelir'' bir haldeyim.sabahtan beri çok üzgündüm ama şimdi bir anda her şey değişti ve ''burada(bildirgeç'te) ne arıyorum'' diye kendime sordum .her zaman her şeyimle açık ve net bir insan oldum.sizi ilgilendirmez biliyorum ama hakkımda yazılan bunca nekrofilik yazıdan sonra kimseyi değiştiremeyeceğimin farkına vardım.işin ilginç tarafı adil,demokratik,rasyonal görünümlü bir çok arkadaş olur-olmaz,saçma-sapan,abuk-sabuk yazılara yorumlarıyla katkı sağlamaya çalışırken bugün(ya da her zaman ki gibi diyelim),çıt çıkarmadılar.don kişot sevdiğim-beğendiğim karakterlerden biridir,bugün onu daha iyi anladım.ben yeldeğirmenleriyle savaşmaya devam edeceğim.en içten sitemim aftermath'e olacak,siteye kabul edilecekler için kriterlerinize riyakar olmamak şıkkını da eklerseniz daha faydalı olur diye düşünüyorum.sizi dışarıdan izlemeye devam edeceğim,herşeye rağmen sevdiğim ve beğendiğim yazarlar var burada...

Spacer
Spacer
 | 15 yorum var 
 | 15 Haziran 2005 18:01 

« önceki yazı
değişim!

Yorumlar

Güzel bir yazı, yazını bilimsel tezlerle desteklemen çok hoş, ama neden pasif halde olacaksın ki ? sana karşı yazılan "nekrofilik" yazılarda, arkadaşlarımız pasif direnişe geçiş sinyalleri veriyorlardı zaten, eehh birde sen pasif kalırsan, ne olacak bu bildirgec'in hali :)

Bu yorum senin yazına kısmetmiş diyerek başlamak istiyorum :)

Aslında tek sorun (anladığım kadarı ile) senin aklındaki bildergec ile diğer arkadaşların aklındaki bildirgecler birbirinden farklı (çok doğal olarak). Bu nedenden dolayı senin bu şekilde yazı yazmaman gerektiğini savunup, burasının yanlış bir yer olduğunu beyan edip durdular. sende benim yazdıklarımda ne var ki, ne güzel yazışıyorduk havalarındaydın, belirli bir süre tartışıldı, konuşuldu, kavgalar edildi, sonra diğer arkadaşlar, toplumsal bilince, konuşan ve özgür toplum kurallarına aykırı ve özellikle Gandhi'yi yanlış yorumlayıp ("konuşmaktan kaçın" gibi bir düşünce yoktur, olmazda. Gandhi'nin düşünceleri şiddetten ve kötü sözlerden arınmıştır.) seninle konuşmama, senin yazılarına yorum yapmama gibi davranışlar, çocukluktan hatırlayacağımız "ver misketlerimi" durumunu ortaya çıkarmıştır.

Bu duruma gelinirken birçok yanlış yapılmış, anketlerle bunlar desteklenmiş, yazılarla, yorumlarla ve günlüklerle "işi yokuşa sürme" durumunu başarı ile yapılmıştır ama neden halen sorun çözülmemiştir.

Bildirgecte yaşanan bu hadisenin adı toplumsal linç, dışlamadır arkadaşlar. toplumlarda farklılıklar dışlanır, linç edilir. şimdi hemen aranızdan bazıları "ama ben diğer sitelerde bu tür durumları destekliyorum burada olmaz, diyordum sadece" diye ortaya atlayabilir, ama biraz daha sabredin hemen atlamayın. Toplum tarafından benimsenmiş ve özgür olması düşünülen her organizasyonda ve kuruluşta olduğu gibi, burada da insanlar genel ahlak kurallarına ve kanunlara uyarak istediklerini, dilediklerini gibi söyleyebilirler (yazabilirler) insanların konuşmalarını veya yazmalarını engelleyici her hareket bir baskının eseridir.

İnsanlar bildirgec'i diledikleri gibi kullanmakta serbesttirler, serbest olacaklardır.

Bana afiyet olsun, sizlere de. (yemeğe çıkıyorum. yanlış anlamayın!!)

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net
Uordek  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 12:14

tabii ki yazsın istediğini.sonuçta kimseye ne yazacağını ya da ne düşüneceğini söyleyemeyiz;zorla istediğimiz yöne çekemeyiz. benim başından beri karşı olduğum tek şey,yersiz yere birbirleriyle ettikleri kavgalar. herkesin tekdüze olmasını,her konuda aynı düşünmesini bekleyemeyiz.karşıt görüşler muhakkak ki olacaktır.bu durumu göz önünde bulundurup,cevabımızı da 'saygı' çerçevesi içerisinde vermeye çalışırsak,bir sorun kalmayacağına eminim. karşımdaki insanlardan farklı düşünüyor olmam,benim salak ya da geri kafalı olduğumu göstermez.doğrunun kendi düşünceleriniz olduğunu savunuyorsanız da,nedenini daha 'sakin ve iyi niyetli' bir biçimde karşınızdakine anlatabilirsiniz.o kadar da zor birşey değil. ha,baktınız ki anlaşılamadınız ya da eleştriler büyüyüp 'potansiyel kavga' zemini hazırladı;boşverin,yeni bir yorum daha yazmayın. biraz 'düşünce gücü',biraz da 'empati yetisiyle' bakın ne de güzel halledilebiliyor sorunlar,değil mi!

rheia[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 12:42

güzel söyledin @rheia, ellerine sağlık.

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net
Uordek  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 12:58

Olay aslinda tipik "bir gurubun kendisi gibi olmayan birini hizaya getirmeye calismasi olayi" , "farkililigi kabullenememe olayi".

Yoneticilere tesekkurler bu arada. Sayet cebrailiye'nin uyeligi falan silinmis olsa idi buyuk bir hata yapmis olurdunuz - ki cebrailiyenin ilk yazisindan sonra -form doldurtmalar falan- esen ruzgar o yonde diye dusunmustum acikcasi- . Onca yazilar, soylemler, demokrasi nutuklari, insanlar yazsinlar vs. hepsini bir anda cop sepetine atmis olurdunuz.

cebrailiye'ye "ya sev ya terket" yaklasimindan bir beden farkli bir yaklasim ile yaklasildi bence.

Farkli insanlara tahammul edebilmeyi ogrenmek gerek diyorum ve baska demiyorum.

ap  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 13:22

bi de şeyi eklemeyi unutmamak lazım sanırım cebrailiye de istemdışı gıcık etme denilen kavramdan bolca var. ne demek bu;yani kişi olaylara durumlara ve kişilere ne kadar iyi niyetli yaklaşırsa yaklaşsın karşısındaki insanı gıcık edebilmeyi ve kendisinden nefret ettirebilmeyi başarabilmektedir.... bi de insanlar bilinmeyen farklı şeylerden pek hazzetmezler,kabul edelim cebrailiye insanı bildirgeç standartlarına pek uymuyor...ve son olarakda yorumlara aşırı tepki gösteriyor yani karşı görüşleri elemine edilmesi gereken birer unsur olarak görülmemesi lazım ve en en son izlenimimde her iki tarafında birbirlerini çok tahrik ettiğidir... cebrailiye;umarım bu yorumları bir dost eleştirisi olarak kabul edersin,vs vs vs.....

I HATE YOU GOD
eratha  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 14:11

hadi canım güle güle hadi, en büyük sensin kraliçe sensin hadi güle güle

onuro[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:12

arkadaslar affiniza siginarak soruyorum, kacirdigim bir sey mi oldu, ben burayi en son biraktigimda cebrailiye nin keyfi yerindeydi, niye kusturdunuz? cebrailiye sana sorabilir miyim mesela?

nereye dogru...
yagmurbaz  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:13

giden değildir terkeden
kalandır,
giden de bu yüzden gitmiştir
zaten..

herdemtâzeyim
cebrailiye  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:23

güzel ve hemen hepimizi ilgilendırebılecek bı yazıın altında olmaması gereken tartısmalar.bence harcamayalım ınsanları ya!ya bılmıyorum hani yasca da sizlerden küçügüm ama bi hata yapılmıssa ve artık bıtmısse,baska bı yerde de kınamaların -ya da artık her neyse- devam etmesi sacma.

sonucta yazının amacı belli,bilgilendirmek. gayet de düzgün olmus..

6203478  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:42

uzun arastirmalarimdan sonra soz konusu yaziyi buldum. tuylerimi gercekten diken diken etti bu yazi. scottjr kufrettigin ve soylediklerini direkt soyledigin icin sana kizmistim, simdi ozur diliyorum senden. cunku ne dusunuyorsan en direk bicimiyle soyluyorsun ama sozde demokratlar gibi soylemlere yer vermiyorsun en azindan.

cebrailiye nin yazdiklarina benim de zaman zaman katilmadigim oldu, bende tepki verdim. ama size sunu sormak istiyorum. biz kimiz? biz bir yazi kalite kontrol uzmani miyiz, bizim her soyledigimiz fikirler dogru fikirler mi, bizim mukemmel kisiliklerimiz var, cebrailiye nin kisiligi kotu mu? cebrailiye ilk yazisiyla beni de cok rahatsiz etti ama simdiki haliyle ben onunla yazismaktan zevk aliyorum, yine rahatsiz ederse yazdiklariyla bunu uygun bir dille de dile getiririm...ama riyakar -begenmediginiz cebrailiye ne guzelde bulmus kelimeyi- sekilde degil asla. ben kimim ki onu asagiliyorum....

dikkatinizi suna tekrar cekeyim, biz internet ortamindayiz. kimse bizi kibar olmaya zorlamiyor ve birbirimizi tanimiyoruz, mesela benim yazdiklarimdan yorumlarimdan rahatsiz oluyorsaniz bunu bana direk soylemenizi tercih ederim, ve bundan mutluluk duyarim, gercek hayatta yasadigimiz iki yuzlu iliskilerden cok farkli bu durum, birbirimize mecbur degiliz...ama yazi arasinda dedikodu yapmak "bende onu hic sevmiyorum zaten" seklinde gercekten tuylerimi diken diken etti...biraz empati lutfen....

nereye dogru...
yagmurbaz  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:54

@6203478 ellerine sağlık güzel bir yazı. son 2 yorumum "güzel olmuş", "ellerine sağlık".. ne kadar garip, kendimi partilerde olur ya böyle herşeye zıplayan ve "ayy senin adına çok sevindim" diyen tipler gibi hissettim.. bana bunu hissettirdiğin için alacağın olsun @6203478 :)

yok yok çok güzel bir nokta koydun tebrik ederim. al gene hissettim işte, ühühüü :)

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net
Uordek  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 16:56

Olay biraz değişik bir yöne gidecek belki ama bir de şu açıdan yaklaşmak gerek diyorum. Buradaki herkesin hayatında karşılaştığı kişileri iyi veya kötü diye nitelendirdiği kendi doğruları vardır. Herkesin kendine ait sözleri, söyleyiş tarzı farklıdır ama bu tarzı bir kenara koyarsak, insan karşısında konuşan kişi için temel bir karar verir. Kendi doğruları çerçevesinde bir yargıya varır ama doğru ama yanlış. Bu doğrular baz alınırsa sizce cebrailiye iyi midir kötü müdür? Olayın gittiği yön buymuş gibi hissettim bir an. Bence iyi. Neye yarayacaksa?

Kızgın kumlardan -->

.
reoxy  |  (0 puan) 16 Haziran 2005 21:08

@yagmurbaz: cebrailiye buradaki grubun saygı, sevgi, ve iletişim konsepti dışında biri. nitekim o klitoris günlüğünü açtığı günden itibaren sağ tarafa yeni bir bölüm eklendi: "en popüler bugün"de sürekli sex pozisyonları çıkıyor.

bu değildi benim görmek istediğim bildirgeç. cebrailiye gibilerini görmek istemem, direkt olarak da söylerim aşağılarım da, yerererim de, sınırlar çerçevesinde elimden gelen herşeyi yaparım uzaklaştırmak için.

cebrailiye iyi kötü benim şahsen umrumda değil. yaklaşımları ve tarzı özellikle olgun olduğunu iddia eden yaşına göre fazla amatör ve seviyesiz.

ha elbette biz de en iyisi süperi değiliz, hiç bir şekilde kontrol mekanizması eğilimi yok. ama ortada benim her gün yarım saat 1 saatimi geçirdiğim yerde midemi bulandıran bir şey sürekli tekrar ediyorsa ben de her gün kusmak isterim.

böyle.

onuro[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 17 Haziran 2005 02:55

yeni trend bu mu? bul yazıyı , ctrl+c , ctrl+v , yaz altına anlamsız yazılar ver ortalığa polemik.

sonra da kaldır mızrağı yürü yeldeğirmenlerine... bildirgeci didişgec yaptıktan sonra bakalım güldürgec de yapabilecek misiniz?

kolay gele...

durum hakkında yorumum ve tavsiyem bu dur

mastersound  |  (0 puan) 17 Haziran 2005 15:51

mesaji okuyunca benmi yanlis yerdeyim acaba dedim. tıp forumu gibi. "seretonin seviyesi" hahaha. ben gülüp geçmeye basladim bile. :p

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty  |  (0 puan) 18 Haziran 2005 00:35

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu