Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Şebnem Ferah"

pavarotti
pavarotti

i. tatlıses
i. tatlıses

hem ünlü hem tenor denildiği zaman çoğu kişinin aklına belki de popülarite'lerinden kaynaklı olacak, yabancılardan Luciano Pavarotti , yerlilerden ise kimilerince yerli pavarotti ( ! ) denilen "ibrahim tatlıses" geliyor. bu tür benzetmeler bana hep garip gelmiştir. (.... / .... )
hazır yeri gelmişken pavarotti ile ilgili olarak şurada yazılan şeyin gerçek olup olmadığını da hep merak etmişimdir.
"pavarotti 1950'lerin sonlarında (ya da o civar) genç ve tığ gibi bir delikanlıyken ankara'ya davetli gelmiş, filhakika tek bir temsilden sonra memleketine geri yollanmıştır. bir kısım kaynaklar bunu pavarotti'nin dönemin devlet tiyatro ve operasının genel müdürü cüneyt gökçer'in genç, güzel ve zarif zevci ayten gökçer'e sulanmasına ve gökçer'in bunu kaldıramamasına; bir grup başka kaynak da yine pavarotti'nin temsilden sonra bu sefer dönemin cumhurbaşkanı olan celal bayar'ın özel olarak yanına gitmeyişi bağlamında gelişen politik sebeplere bağlar." bu söylenti müzik camiasında dolanır durur nedense! sadece merak ediyorum yoksa kimsenin günahını almak istemem.

türk tenorlardan bazıları :
http://www.hakanaysev.com/

hakan aysev
hakan aysev

http://burakbilgili.com/
burak bilgili
burak bilgili

http://www.bulentbezduz.com/
bülent bezdüz
bülent bezdüz

son zamanların popüler şarkıcı / yorumcularından "ferhat göçer"i de unutmak olmaz, her ne kadar artık farklı kulvardaysa da...
ferhat göçer
ferhat göçer

buradaysa Álvarez'den Placido Domingo'ya, Antonio Cortis'den Renato Zanelli'ye yabancı pek çok tenor hakkında bilgiler verilmiş.
orada neden Andrea Bocelli, Jose carreras yok diye de düşünmeden edemiyorum. bu arada türk tenorlardan bülent bezdüz'de o listede
şan eğitimi ( .... / .... ) ile ilgilenenlerin ilgisini çeker diye düşündüm.
son dakika burada ilginç bir yazı okudum !!!
unutmadan, bir de buraya ( görüntülü anlatım ) bakın

Spacer
Spacer
 | 18 yorum var 
 | 30 Ocak 2008 21:00 

Yorumlar

böyle bir yazıda enrico caruso'dan bahsedilmemiş olması büyük yanılgı olmuş. dünya şan tarihi bile tenorlar mevzubahis olduğunda caruso öncesi ve caruso sonrası diye iki sahfaya ayrılır.

pilli pati  |  (-1 puan) 31 Ocak 2008 15:37

yukarıda verdiğim linkte caruso var @pilli pati.
unutmadan, bu başlık altıda bir sürü döküman paylaşmayı düşünüyorum zaten, takdir edersinki gelişim/değişim yavaştır ve bir süreç işidir. ancak uyarın için de teşekkür ederim. belki bu sayede bazı değerler hatırlanır.

biSGen  |  (0 puan) 31 Ocak 2008 15:43

Vokal Egzersizleri
Nefes ve Teknikleri
Şan Eğitimin Amaçları
Ses Egzersizleri
Şan Derslerindeki Terimler
Öğretmen Seçimi
Diksiyon ve Egzersizleri
Türkülerde Tavır ve Yorum
yukarıdaki konulara buradan ulaşabilirsiniz.
ve ayrıca :
http://www.professional-voice.org/
http://www.voice-center.com/

biSGen  |  (0 puan) 01 Şubat 2008 13:22

foniatri
-+-+-+-+-+-
Konuşamayan Çocuklara Yaklaşım;
Seslerini profesyonel olarak kullanan hastalara
Çocukluk çağı ses problemleri
Objektif ses analizi
buradan
-+-+-+-+-+-
SES HASTALIKLARI ve İŞİTME BOZUKLUKLAR
SES EĞİTİMİNDE REGİSTER VE REZONANS
SES BOZUKLUKLARI

biSGen  |  (0 puan) 01 Şubat 2008 17:10

süper

pilli pati  |  (0 puan) 01 Şubat 2008 18:30
biSGen  |  (0 puan) 01 Şubat 2008 21:20
\

VOKALİZ ( Türk a capella müzik grubu )
.... / ....
biSGen  |  (0 puan) 02 Şubat 2008 13:18

eğitim görmemiş bir sesin, hakiki kalitesini anlamak oldukça zordur. bu bakımdan, tenor olduğu kesin olarak saptanmamış kimse, bariton kabul edilmeli. aynı şekilde soprano da mezzo-soprano olarak çalıştırılmalıdır. çalışmalar ilerledikçe, sesin esas rengi ortaya çıkar.

yapılan her ses egzersizi bir amaca yönelik olmalıdır. gelişi güzel melodilerle, amaçsız yapılan egzersizlerin hiçbir faydası yoktur. amaç, sade ve uygun egzersizlerle, nefesin pürüzsüz ve ölçülü olmasını sağlamak, diyaframın iyi kullanılmasını öğretmek, sesin rezonansını sağlamak, registerleri yerine oturtarak sesleri birbirine perçinlemek, parlak, dolgun sesler elde etmektir.
ses egzersizleri, kolaydan zora doğru ve amaçlara yönelik olmalıdır. bu çalışmaları aşağıdaki şekilde basamakları birbirine perçinleyerek olumlu sonuçlar almamız mümkündür.

1- ses eğitiminde birinci basamak, nefes eğitimi olmalı. nefes çalışmaları ile diyaframın kullanılması bir anda yürütülmelidir. bunun için öğrenci, derin nefes aldıktan sonra, havayı dişlerinin arasından tıslamak sureti ile nefes vermeli ve havanın bir noktaya akacak şekilde toplandığını düşünmelidir. hava iyi kullanılırsa, uzun süreli tıslamalar elde edilebilir. tıslama esnasında, ses telleri hiçbir şekilde zorlanmamalı. havanın dişler arasından devamlı sızması ve diyafram çalışması dikkatle kontrol edilmelidir.

2- şan eğitiminde, nefes ve diyafram çalışmalarından sonra sıra tek tonların söylenmesine gelir. tonlar tam sesle, zorlanmadan, bastırmadan söyletilmeli, seslerin rezonansa oturması sağlanmalıdır. oturan tonlardan sonra, yarımşar ton ilerleyerek veya gerileye giderek çalışmalar sürdürülür. öğrenciye devamlı, havayı düzenli bir şekilde, bir noktaya doğru yöneltmesi, sesini rezonans boşluklarında büyütmesi ve gırtlağını bir kuyu gibi açık tutması telkin edilir.

tiz seslerin çıkartılmasını sağlamak için öğrenciye; sanki ağzında sıcak bir lokma varmış da ağzı yanmasın diye damağını kapatıyormuş gibi davranmasını söylemek iyi sonuç verir.
tek tonlar, vokal ve konsonların oluşturdıığu hecelerle çalışarak artikülasyon yapılır ve diyafram çalıştırılır.

3- tek tonu çıkartmakta başarı sağlayan öğrenciye, küçük ses dizileri söyletilebilir. major gamın ilk üç sesten kurulan dizisi, buna uygundur. bu çalışma yapılırken tonlar birbirine çok bağlı olmalıdır. tize doğru karın hafifçe içeri çekilirken, egzersiz bitince karın kasları gevşetilip bir an dinlenilir. egzersize, rahat bir tondan başlayarak yavaş yavaş yarımşar ton inceye çıkılır. yeteri kadar inceye çıkıldıktan sonra, bu kez yarımşar ton aşağıya inilmeye başlanır. herhangi bir tonun üzerinde pürüzlenme veya zorlanma olur veya sesi iyi tınlamazsa geriye dönülerek aynı egzersiz yarım veya bir ton aşağıdan tekrar denenmelidir.

egzersize rahat gelen bir tondan başlanmalıdır. önce u vokaliyle yapılan çalışmalarda daha sonra diğer vokaller de denenir. İ ve e vokalleriyle yapılan çalışmalarda ses daha rezonanslı ve parlak çıkar. bu durum, şan öğrencisinin moralinin yükselmesine faydalı olur. a vokali çoğu kimsede dayanıksız ve donuk olur. ancak aynı zamanla ve çalışarak öteki vokaller kadar parlak olur, kolay çıkarılır.

çalışma biraz daha ilerleyince üç sesten major dizi iki defa tekrarianarak egzersiz yapılır.

4- kapalı ağızla rezonans çalışması. sesin yerine oturması, rezonansın sağlanması için kapalı ağızla orta seslerde yapılan ses egzersizleri faydalıdır. kapalı ağızla seslerde m ve n konsonları ile (sessiz harfleri) yapılan tınlama çahşmalarında fazla ses vermeden hafifçe tınlamaya özen gösterilir. bu şekilde, ağız ve burun boşluklarında oluşan ve skala yükseldikçe alın boşluğuna geçen bir titreyiş hissedlir. bu çalışma sesin rezonans boşluklarına sağlıklı bir şekilde gönderilmesini sağlar.

5- çalışmalar ilerledikçe ton dizisi, tonikten beşliye kadar genişletilir. başlangıçta tonu, bütün egzersizlerde sesin cinsine göre değişir. önce u sonra a ve vokalleri ile daha sonra da iki defa tekrarlanarak yapılır. vokallerin (sesli harflerin) hepsine eşit parlaklık sağlamak için en iyi oturan vokalden hemen sonra, daha az tınlayan bir vokalin getirilmesi denenebilir. egzersizi daha kolaylaştırmak için m, n veya s gibi tınlayan bir konsondan faydanılır.. çalışma sırasında bütün tonların bağlı kalmasına, vokallerin eşit renk tınlayışta olmalarına dikkat edilmelidir.

6- bir müddet sonra, bırbirine yakın seslerin egzersizlerine alışan şan öğrencisi, daha geniş aralıklarla birbirinden ayrılan sesleri içeren egzersizlere yöneltilir. bu konudaki en kolay egzersiz majör gamdaki tonik-üçlü-beşli dizisidir. daha önceki egzersizlerde yaptığımız gibi, derin nefes alıp havayı tembel hale getirdikten sonra, u veya İ vokali ile egzersize başlanır.

tizlere doğru karın kasları toplanarak havayı yukarı itmeli ve damak biraz kubbelenmelidir. bu egzersiz, her sesin en kalın tonundan başlayarak, zorluk çekmeden çıkabileceği en ince tona kadar yapılabilir. ancak, zorlamadan kaçınmalıdır. daha sonraki çalışmalarda bu dizi oktavın da eklenmesi ile daha genişletilebilir.(tiz'lere geçerken içeri çekilen, pes'e geçerken gevşetilen karın kaslarının hareketi, öğürrne sırasında yapılan hareketle eşittir). bu egzersizlerin başarı ile tamamlanmasından sonra daha geniş aralıklı egzersizlere geçilir.

7- beşli atlamalar: esas tondan beşliye atlayarak tonu iyice oturttuktan sonra, sıra ile bütün tonları söyleyerek aşağı inilir. İnerken sesin en tiz tondaki parlaklık ve rezonansı korumasına dikkat etmelidir. bu egzersizler u ve İ vokalleri ile yerine oturtulduktan sonra a,e,o gibi diğer vokallerle uygulanır.

8- daha geniş aralıkları çalışmaya geçmeden aşağıdan yukarı çıkan geniş ton dizilerini söylemek yerinde olur. derin nefes alıp havayı depo ettikten sonra sesi kafaya doğru yöneltmeliyiz. kalın seslerde biraz daha ağır söylenen bu egzersiz, daha hızlı bir tempoyla söylenebilir.

9- büyük aralıklar. geniş aralıklardan en kolay söyleneni, oktay atlamalarıdır. derin nefes alıp depo ettikten sonra, pes tonu söyleyip gırtlağı tamamen gevşek bırakarak oktava atlamalıdır. oktavın yerine oturup oturmadığını anlamak için, aynı aralığı bir daha tekrarlamak iyi sonuç verir. oktay atlamalarında zorluk çekenlere, üst tonla tınlayan bir sessiz harf (konson) kullanılmalıdır. oktay atlamaları için aşağıdaki değişik egzersizler kullanılır.

10- staccato çalışmaları: diğer egzersizlerle bir arada yürütülmelidir. sesin tınlamasına özen gösterilmelidir.

il- nüans çalışmaları: orta sesler üzerinde yapılan çalışmalar istenilen düzeye gelmeden, nüans çalışmalarına başlanmamalıdır. zamansız başlatılan nüans çalışmaları, hafif seslerin nefesten koparak desteksiz söylenmesine, kuvvetli seslerin de bağırılarak çıkarılmasına yol açar. nüans egzersizleri daima nefesten kopmayan bir sesle yapılmalıdır.

ses-nefes bağlantısı, en hafif ve en kuvvetli seslerden korunmalıdır. böylece, nefes desteğine dayanan en hafif ses bile, salonun en uzak köşesindeki dinleyicinin kulağına ulaşabilcektir. nüans egzersizlerine geçerken, rezonans çalışmalarına da büyük önem verilmelidir. ancak bu şekilde, çok hafif sesler nefesten kopmadan çıkarılabilir, en kuvvetli sesler de bağırmadan elde edilebilir.. İlk nüans egzersizlerine mf (orta kuvvetli) ve mp (orta hafif) seslerle başlanır.

çok hafif ve çok kuvvetli seslere, adım adım yaklaşılır. bu çalışmada ele alınacak küçük bir müzik cümlesi, önce mf söylenmeli, sonra aynı teknik mp'ye dönüştürülmeli. daha sonra, sesin nefesten kopmamasına özen göstererek mp'den veya mf'den mp'ye geçişler ve uygulamalar denenmelidir. çalışmalar ilerledikçe, bütün nüans biçimleri uygulanır. şarkıcı, sesin: bir enstrümanın ustalığı ile kullanmasını öğrenir.

12- ses çalışmalarında değişik egzersizlerin uygulanması, söyleyerek artikülasyon yapmak, bütün sesleri parlak tonlarda çıkarmak, diyaframı çalıştırmak amacına yöneliktir.

13-tiz seslerin çalışılması. şan çalışmalarına, sesin en rahat ve renkli olduğu tonlardan başlamak gerekir. bunlar da çoğunlukla orta seslerdir. tiz ve pes tonlar çalışmalarla elde edilir. ancak, çok uzun zaman sadece orta sesler üzerinde çalışmak, sesi ağırlaştırır. bunun için, orta sesleri yeterince oturttuktan sonra, gayet dikkatle davranarak tizlere ve peslere uzanmalıdır.

öğretmen kontrolünde yapılan çalışmalar tam sesle uygulanmalıdır.

çalışma sırasında sesin en son sınırına ulaşan ve aynı yüksek sesi arka arkaya tekrarlatan egzersizlerden kaçınmak yerinde olur. sesin genişliği, yavaş yavaş yarımşar ton ilavesi ile sağlanmalı, yeni kazanılan tonları yerine oturmadan, başka tonlara geçilmemelidir. yüksek seslerde çalışma yapıldıktan sonra, sesi daha fazla yormamak için, hemen orta ve kalın seslere geçilerek çalışmanın sürdürülmesi faydalı olur.

yüksek seslere çıkılırken buna paralel olarak ağız da açılmaya başlamalı, en tiz tonda en fazla açık halini almalıdır. ancak bu pozisyonda, tiz sesi çıkarırken, şarkıcının yüz ifadesinin gerilmemesi ve kasılmamasına dikkat edilmelidir. tiz tonlarda çene, gevşek bir şekilde aşağıya sarkmalıdır. tiz tonu verirken, öğrencinin ayaklarının ucuna kalkmaması, düzgün ve rahat bir pozisyonda durması sağlanır.

tiz tonlarda ses mutlaka diyaframa sağlam dayanmak zorundadır. bunun yanında boğaz boşluğu, aşağı ve içeri doğru genişlemeli, sanki sesi yutacakmış gibi bir pozisyon alınmalıdır. başın yukarıya doğru dik durması sesin çıkışını kolaylaştırır. tizlerin i vokaliyle söylenmesi sese parlaklık ve kuvvet verir.

tizlere yükselirken, özellikle geçit tonlarında, damağı yuvarlak tutmak, geniz boşluğu da içeri doğru yuvarlanmış bir boru gibi düşünmek tiz seslerde rahatlık sağlar. aralığın büyük veya küçük oluşuna göre, karın yavaş yavaş veya birden bire içeri çekilir. bu pozisyonla diyaframın yükselmesi sağlanır. diyafram yükseldiği anda hançere de kolayca en yüksek ses pozisyonuna geçebilir.

daha ilerlemiş öğrencilere, oktay sıçramaları egzersizleri yaptırılabilir. tizleri çok kısa sürede kolaylaştıran bu egzersizler, başlangıçta muhakkak öğretmen kontrolünde yapılmalıdır. çünkü ses, göğüs registerinden veya orta sesten birdenbire kafa registerine fırlayacaktır. bu tiz sesin tamamen kafada ve metalik bir parlaklıkta olması şarttır.

bu egzersiz bir süre yapıldıktan sonra, hemen dinlendirici egzersizlere geçilmelidir. egzersizler, aralıksız ve tek taraflı olmamalı, zor çalışmalardan sonra gevşetici egzersizlere yer verilmelidir. orta tizleri oturtmak için yukarıdaki egzersize küçük bir ilave yapılır. oktavlar çabuk söylendikten sonra beşli üzerinde durulur. bu egzersizin amacı tizlerde kafa tonunu beşliye mal etmektir. bu daha çok kadın sesleri ve tenorlar için yararlıdır. bu çalışmadan sonra gam ve arpejler üzerinde egzersizler yapılır.

14- pes seslerin çalışılması. şan eğitiminde, sadece tiz seslerin zor elde edildiğine inanılır. oysa kalın seslerin elde edilmesi ve kalına geçerken geçit tonlarının ortadan kaldırılması daha zordur. kalın sesleri elde etmek için en kolay ve en iyi yol, tizleri ve orta sesleri ıyi oturtmaktır. tız tonları sağlayan pozısyonlarda, ses tellerı ne kadar rahat ve krampsız olursa, tizlerden peslere geçişte o kadar kolay verimli ve doğal olur. kalın seslerde, nefesin göğüse yaslanmasına ve sesin kafa rezonansında tınlamasına dikkat edilmelidir.
kaynak

biSGen  |  (0 puan) 02 Şubat 2008 13:35
biSGen  |  (0 puan) 09 Şubat 2008 02:43
biSGen  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 23:07
JOSÉ CARRERAS
JOSÉ CARRERAS

placido domingo
placido domingo

iki tenorun hikâyesi:

Bu, belki bir kaç insanın işittiği bir hikayedir...
Birlikte şarkı söyleyerek dünyayı heyecanlandıran üç tenordan - LUCIANO PAVAROTTI, PLACIDO DOMINGO, JOSÉ CARRERAS – ikisi hakkındadır.

İspanya'ya hiç gitmemiş olanlar bile Katalanlar ile Madridliler arasındaki rekabeti bilir, çünkü Katalanlar İspanya'ya hükmeden Madrid'den bağımsızlıklarını almak için mücadele ediyorlar.

Placido Domingo Madrid'lidir ve Jose Carreras Katalandır. Politik nedenlerle, 1984'te, Carreras ve Domingo birbirlerine düşman oldular.
Çok popüler olduklarından ve dünya çapında arandıklarından, ikisi de kontratlarında, sadece eğer diğer tenor davet edilmezse şarkı
söyleyeceklerini bildirdiler.

1987'de Carreras, rakibi Placido Domingo'dan daha acımasız bir düşmanla karşılaştı!
Korkunç bir teşhis ile alt üst olmuştu : Kan kanseri - lösemi !!
Kanserle mücadelesi çok acılı idi. Sayısız tedavi gördü, bunun yanısıra kemik iliği nakli yapıldı ve kan nakli yapıldı, bunlar için ayda bir kez ABD'ye gitmek zorundaydı.
Bu koşullar altında çalışamıyordu, bu yolculukların ve tıbbi tedavilerin yüksek maliyeti maddi durumunu güçleştirmişti.

Parasının bittiği zaman, Madrid'de, tek amacı kan kanseri hastaları için tedavi desteği sağlamak olan bir vakfı keşfetti.

"HERMOSA" Vakfının desteği sayesinde Carrera hastalığı yendi ve şarkı söylemeye geri döndü.
Bir kez daha yükselmiş ve layık olduğu statüye ulaşmıştı ve Vakıfa katılmaya karar verdi.
Vakfın yasalarını okurken, Vakfın kurucusunun, en önemli katılımcının ve vakfın başkanının Placido Domingo olduğunu öğrendi.

Daha sonra, Placido Domingo'nun bu organizasyonu sadece onun tedavisine yardımcı olmak için orijinal olarak kurduğunu, ama Carreras'nın "düşmanından" yardımı kabul etmeyebileceği gibi bir durum olur diye isminin gizli kalmasını istediğini keşfetti.
Ancak, bu hikayenin en dokunaklı bölümü onların karşılaşmasıdır...

Placido'nun Madrit'teki konserlerinden birinde, Carreras konseri bölüp, alçakgönüllü bir şekilde dizlerinin üzerine çöküp, ondan bağışlanmayı istedi ve seyircilerin önünde ona teşekkür etti.
Placido, onun kalkmasına yardım etti ve kocaman bir kucaklama ile büyük dostluklarının başlangıcını mühürlediler.

Placido Domingo ile yapılan bir röportajda, muhabir ona neden "HERMOSA VAKFI"nı kurduğunu sordu, düşmanının bundan yararlanmasının yanısıra rakibi olan tek sanatçıya yardım etmişti.

Yanıtı kısa ve kesin idi :
"Bunun gibi bir sesi kaybedemeyiz...."

biSGen  |  (0 puan) 26 Mart 2008 23:11

Operada ses renklerİ

BAS
En pes erkek sesi. (Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma operasındaki Osmin rolü gibi.)
Basso Cantante: Yüksek ve lirik karakterdeki bas ses. (Don Carlo'daki Kral Philip gibi.)
Basso Buffo:Gülünçlü özelliğe sahip, cambazlık yapabilen kıvrak ses. (Sevil Berberi'ndeki Dr. Bartolo gibi.)
Basso Profondo : Derin bir ses gürlüğü olan, güçlü ve en kalın bas sesi. Ağırbaşlı ve soylu nitelik taşır. (Tristan ve Isolde'deki Kral Mark gibi.)

BARİTON
Tenor ve bas arasında kalan erkek sesi. (Carmen'deki Escamillo gibi.)

TENOR
En tiz erkek sesi. Lirik tenor, yüksek, parlak bir tonu olan, rahatça akan bir sestir. (La Boheme'deki Rodolfo, gibi.)
Dramatik tenor, dramatik soprano gibi rezonanslı, tok bir sestir. (Otello rolü gibi.)

SOPRANOÜst ses. En ince, en tiz kadın ve çocuk sesi. Soprano sesler kendi içinde lirik, dramatik ve koloratur olarak sınıflanır.
Lirik soprano, hafif, masum genç kız sesidir. (La Boheme'deki Mimi, gibi.)
Dramatik soprano, güçlü, egemen ve şiir okurcasına söyleyen açık bir sestir. (R. Strauss'ın Salome veya Elektra'sı gibi.)
Koloratur soprano, ( coloratura ), cambazlık yapma yeteneği olan, kıvrak ve süslemeli geçitleri rahatlıkla söyleyebilen sestir. (Lucia di Lamermoor'daki Lucia gibi.)
MEZZO-SOPRANO
Kadın ve çocuk seslerinin en kalını. Ses niteliği derin ve tok olup dramatik etkinliğe sahiptir. (Bizet'nin Carmen'i gibi.)
kaynak

biSGen  |  (0 puan) 05 Nisan 2008 02:37
biSGen  |  (0 puan) 30 Ağustos 2008 18:37

ses nasıl oluşur, vokal egzersizleri, diksiyon ve egzersizleri, vb için ===>

biSGen  |  (0 puan) 23 Eylül 2008 23:20

SES NASIL ÇALişiR?
Bizler hergün diğer kişilerle ilişki kurabilmek için sesimize ihtiyaç duyarız ve sağlıklı bir ses anlaşılır şekilde iletişim kurabilmemiz için gerekli olan en önemli unsurdur. Buna rağmen bizler hiç farkında olmadan ses çıkartıp konuşurken vücudumuzun bunu nasıl mümkün kıldığını da hiç düşünmeyiz. Aslında sesin nasıl ortaya çıktığı konusunda bilgi sahibi olmamız ses sağlığımızı ve etkenliğini korumamız için önemlidir. İşte u sebeple bu yıl 16 Nisan Dünya Ses Günü’ nde sesinizin nasıl çalıştığını anlayabilmek için birkeç dakikanızı ayrımanızı rice ediyoruz. Aşağıda konuşmak ve şarkı söylemek üzere ses üretmemiz sırasında birarada iş gören vücut bölümlerini ve işlevlerini açıklayan bir özet yer almakta.
Ses oluşumunun ana bölümleri:
Kuvvet Kaynağı: Akciğerleriniz
Titreşim Kaynağı: Gırtlağınız (ses kutusu)
Rezonans kaynağı: Gırtlakta ses tellerinizin üzerinde kalan kısım, burnunuz, ağzınız ve yüz boşluklarınız (sinüsleriniz)

biSGen  |  (0 puan) 06 Aralık 2008 23:28

kimsenin dikkatini çekmemiş ( benim de ) hep erkek icracılardan bahsetmişiz !
Tülay uyar ( özeLLikLe A.Weber - Cats Müzikali'nden Memory'i çok sevdim )
+++++
cecilia bartoli

biSGen  |  (0 puan) 24 Aralık 2008 15:44

- VOKAL HİJYEN/SES BOZUKLUKLARI/ Ses sağlığınız için neler yapmalısınız?
Ses-Konuşma-Yutma Bozuklukları Derneği ( skybd.org )

biSGen  |  (0 puan) 28 Aralık 2008 02:21

Lirik Spinto Soprano, Opera ve Konser Sanatları, şan Pedagogu Remziye aLper'in kişisel sitesi...
şan sanatınıza başlangıçta 20 emir !...
Entonasyon Bozuklukları...
şan öğretmeninizi seçerken....

biSGen  |  (0 puan) 10 Mart 2009 18:04

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu