Birinci Dünya Savaşı sonrası, İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu barış için toplandı. (10 Ağustos 1920) Toplantıların sonucunda Osmanlı tarafının temsilcisi Damat Ferit (bazı kaynaklara göre de Enver Paşa) , sözde barış için ortaya atılan, ancak yurdun her tarafının başka başka ülkelerce paylaşıldığı bir antlaşma olan Sevr'e imza koydu. Bu antlaşmaya göre azınlıklara fazlaca haklar veriliyor, yurdun her bir köşesi paylaşılıyor, mevcut Osmanlı hükümeti kabul edilemeyecek dayatmalara maruz bırakılıyordu.
Mustafa Kemal'in şerh koyduğu ve hatta yırttığı bu antlaşmanın tam halini görmek için tıklayınız. Geldiğimiz noktada, bize sunulan şartları ve Ermeni Soykırım iddialarını düşününce, zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin düşüncenin aynı olduğunu görüyoruz.
(İlgili Link - 1 | İlgili Link - 2)
- esatergun
- 7 yorum var
- 07 Haziran 2006 11:16
« önceki yazı yaz geldi degil mi oralara |
sonraki yazı » 666 + ad interactive |
Yorumlar
Fikirlerinde hiç bir değişiklik olmaması bir yana icrasını da son derece başarılı olarak yürütmekteler.
Ancak biz bunları burda iki satır yazı ile yazınca geri kafalı aşırı milliyetçi kafatası avcısı ırkçılar olarak itham ediliyoruz.
Zannediliyor ki bizim milletimizin kılıç,kalkan ve barut konusunda ki hassasiyetimizi yüzlerce ders ile öğrenen işgalci güçler gene aynı yola başvurmadan bu ülkeyi işgal edemez.
Ne zaman uyanacak bu millet biliyorum.
batının iki meselesi vardı: biri garb meselesi, diğeri şark meselesi. batı, garb meselesini çözdü. endülüs'ün yıkılışı ile; bir büyük islam medeniyetinin insanları ve tüm izleriyle birlikte toprağa yada denize gömülmesiyle bu meseleyi çözdüler. geriye kaldı şark meselesi.
hatırlarmısınız bilemiyorum ama miloseviç, sırpların bosnayı ateşe verdiği ve insanları doğradığı, batının sadece alkış tutmadığı bir dönemde gaza gelip "şark meselesini biz çözeceğiz" demişti. sevr, şark meselesine ait bir projedir. sadece bir toprağın paylaşılması değil. şark meselesi iki noktada çözüme kavuşur: İstanbul'un şahsı manevesinde Anadolu ve Kudüs. Kudüs'ü hemen hemen çözdüler gibi. ama biliyorlar ki Anadolu'yu da çözmeden şark meselesi çözülmez.
Lord Curzon'un sözleri hala yankılanıyor gibi, "Bir gün gelip kapımızı çalacaksınız ve biz de sizin şimdi burada (lozan'da dayatılan sevr'e ait maddeler) reddetmeye çalıştıklarınızı fazlasıyla önünüze koyacağız ve siz de kabul edeceksiniz".
taze taze size bir kitap onereyim ben o halde.
2 yil once okudugum bir kitap.
insani inanabilecegine inandigi herseyden soyutlayan, yerlebir eden bir kitap.
mustafa yildirim = profect democracy/sivil orumcegin aginda.
sark'in ne oldugunu anlamak icin cevabi sarkta aramamak gerektigini anlatan kitap.
bir ulke nasil somurgelestirilir, bolunur, paylastirilir, yokedilir. 21 maddede.
1. borc ekonomisinde dalgalanmalar yaratmak. disaridan gelen yatirimcilarin vurkaclarina(hit and run capitalism) maruz birakmak. ornek: son zaman borsa, doviz piyasalari, vesaireler.
2. devletin onemli sirketlerinin kapatilmasi ve yabanci sirketlerin eline gecmesi. ornek: son donemde yunan, italyan, belcikali istirakcilerin satin aldigi bankalar. erdemir, vesaire.
3. devlete karsi guvensizlik yaratmak. sempozymlar, konferanslar ile bunu desteklemek.
4. "serbest ekonomi/pazar" duzeninin, yerel sanayicilere kabul ettirilmesi ve devletten giderek soyutlasarak is yapmaya baslatilmasi.
5."yerinden yonetim" taleplerini yukseltip, patlatilan yolsuzluk bombalarinin abartilarak, halki umutsuzluga itmek.
6. belediyesel isletmelerin, daha yuksek karlilik kisvesi altinda yabanci sirketlerin ellerine gecirilmesini saglamak...
7. ulusal sanayinin yikimi icin, enerji ile alakali yatirimlardan once cevreci akimlarin baslatilmasi ve devlete diretilmesi. son, sinop nukleer tesisi ile ilgili halkin ayaklanmasi, bir nebze ornek olarak gosterilebilir. ayrica, yeralti kaynaklarinin kullaniminin engellenmeye calisilmasi.
8. ....
kitapligmdan kitabi buldktan sonra, eksi sozlukte cok daha guzelini/birebirini yazdiklarini farkettim, oradan okunmasinin daha faydali olacagina kanaat getirdim.
kitap, icinde oldugumuz durumun(daha dogrusu orta dogunun icinde bulundugu durumun) ne denli icler acisi oldugunu insanin yuzune vura vura, kanitlariyla birlikte, pek fazla yoruma girmeden acikliyor.
adam biraz daha ilerlese ugur mumcu, prof. hablemitoglu cinayetlerini aydinlatacak saniyorsunuz. kemal dervis'ten once nelerin yasandigini, bazi gazetelerin neler soyledigini, kimi insanlarin amerika, ingiltere, almanya destekli hangi kurumlarda yetistiklerini, soros gibi vurguncular, anayasa degisikligi icin amerikan dolari destekli konferanslarda milletvekillerimize ne gibi telkinlerde bulunuldugu, turkiye'ye ambargo koyulmasinda basrol oynamis yunanlilarin, nasil karsimiza getirildigi, chp'nin hristiyan birlikleri ile ilgili iliskileri, dsp'nin basiretinin baglandigi anlari, anadolu'dan getirilen ve adi gizli tutulan bir gencin bir gazetenin kosesinde kemal dervis ile ilgili soyledikleri, "workshop"larda, "project"lerde nelerin konusuldugu, nelerin dondugu... daha neler neler...
bugun, bir unluler kulubu(dernegi) olan ari dernegi baskani ve kurucusu kemal koprulu'nun "amerika'nin ortadogu'daki cikarlari icin gereken herseyi yaparim..." gibi laflariyla bezenmis, herkes icin birseyler yazan ama hickimseyi suclamamaya calisan bu zamana kadarki en iyi arastirmalardan biri...
kitabi elinize aldiginizda birakmak istemeyeceksiniz muhtemelen. kitap, sozlukte yazana gore suanda 12. baskida ve her yeni baskida uzerine yeni birseyler ekleniyor. tekrar alip okumak gerekecek sanirim.
not: adamin ongoruleri ve amerikan demokrasisiyle ilgili olaylardan cikardigi yorumlar, turkiye'nin suanda bogustugu sorunlar ile birebir ortusmektedir.
not2: sevr ile alakasi olmayan ama aslinda cokca alakasi olan bir kitap.
büyük satranç tahtası'nda brezinski rahatça stratejisini açıklıyor. o kim derseniz yıllarca abd ulusal güvenlik danışmanlığı yapmış, şimdi de öğretim görevliliği yapan bir arkadaş.
erol manisalı, metin aydoğan, çetin yetkin, attila ilhan yıllardır bunu anlatmaya çalıştı da pek takan olmadı. bu aralar bir uyanış seziyorum ama.
yalnız bu uyanışın davranış olarak vücud bulmasını ve başkalarının da uyandırılmasını ümit ederiz.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

