sözde tüm bu çabalar demokrasi içinmiş, bu arzuyu dile getiren kesimler ise dün cuntayı evreni destekleyenler, yani özallar çandarlar, birandlar. sipariş intihal kitaplar ile solculuk pardon neoliberalcilik oynayanlar yıllardır olup bitenlere seyirci kalıp köşe olmamış gibi yüzsüzce demokrasi dersinden bahsediyorlar.
peki o zaman bu soytarılar daha dün Irak savaşına bizi atmaya çalışmadı mı, manşetler atan bu basın değilmiydi üzülen A.B.D.'den özür dileyen bu gazeteciler bu Akepe değil miydi.
yıllarca gladio emrinde yazar öldüren, şair yakan kan akıtan bu adamlar şimdi demokrat oldular ben de inandım, vallahi inandım çok samimiler. yüzbinlerce insanın protesto ettiği bu hükümet demokrasinin olduğu bir ülkede en az yüz defa istifa etmiş ve çoğu hapiste hesap veriyor olurdu.
liberal ve demokratım ve sessiz çoğunluğun bir üyesi olarak Silahlı Kuvvetlerimizi destekliyorum, pkk sadece bu ülkede demokrasi karşıtlığını körüklemek ve sözde islam sözde türk gladio tetikçileri gençleri, yazarları katlederken milliyetçi dindar muhafazakarlık meşrulaşsın kabul görsün gurur duyulsun diyerek kotarılmıştır.pkknın bu sözde müslüman, sözde milliyetçi kadroları beslediğini biliyoruz meşruiyet yaratan cani pkk terörü sağ politikanın ortaçağ anlayışını kitlelere yutturarak bu ülkeyi zehirlemiştir. pkknın bulunmaz bir kılıf olması bu niteliksiz kadroların soygun ve talandan ibaret anti demokratik anlayışlarına seçmen sağlamak için kullanıldı ve kullanılıyor. N.A.T.O ve A.B. ve A.B.D. kısacası müttefiklerimiz pkkya olan desteklerini esirgemiyorlar hatta pkk üzerinden, irtica üzerinden pazarlık yapmaktalar. haksız olma ihtimalim de var eğer sokak ortasında patlayan bir bomba kimin Türk, kimin Kürt, kimin İngiliz olduğunu ayırabiliyorsa yanılıyorum ve haklısınız, o zaman cahilliğime verin.
Batı destekli irtica terörü ve pkk terörü Türkiye'de rejim değişikliği istemekte, Türk, Kürt ve İslam entellektüelleri bu kukla örgütler tarafından emperyalizmin ellerine tutuşturduğu listeler ile yokedildiler.
bu uzaktan kumandalı teröre bulaşmış canilerin dizi dibinde yetişen kadrolar hep aynı masalı anlatıyorlar Demokrasi, azınlık hakları, din hürriyeti, A.B. ve A.B.D. destek üstüne destek ile bizlere yardımcı oluyor. Peki hani İşsizlik Sigortası, hani Toplumsal Adalet, hani Fırsat Eşitliği, bu nasıl Demokrasi nasıl insan hakları imiş ki aş yok iş yok, borsa kaygıları var ama Abdullatif Şenerin açıkladığı ondokuz milyon işsiz ile ilgili en küçük bir çaba yok.
Silahlı kuvvetlerimiz mi sosyal güvenlik kanunlarını adil yapmayın diyor, Silahlı Kuvvetlerimiz mi mini etek giyen kızları dövün diyor, bu çevreler mi yolsuzluk yapın diyor, trilyonlar çaldığı sabit eşkiyaya ev hapsi kanunu çıkartın diyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri mi insanlarımızın zenginleşmesine mani oluyor? 1950'den bu yana yemediği halt kalmadı bu sağcı, hain mendebur politikacıların. Demokrasi önünde bunca rezilleşen feodal yapılar ampül patlatarak suçu oraya buraya atıyor ve şimdi rejim değişikliği senaryosunu hayata geçirecek bu cemaatler çünkü efendileri emrediyor ve bu ülkenin çocukları ve Silahlı Kuvvetleri, Silahsız kuvvetleri, Cumhur Başkanı buna seyirci kalacak öyle mi, Yok Öyle Yağma. arayan mevlasını da belasını da bulur.
çoğunluk artık sessiz değil! Verilmeyecek hesapları olanlar hesaplaşmaya çalışmasın kuklalar, piyonlar feda edilmek içindir. sonra kimse ağlamasın, bu ülke yeterince ağladı ağababalar, sahte peygamberler, vatan hainleri timsah gözyaşlarınız daha dün yeniden reddettiğiniz Nazım Hikmet Ran'ın vatandaşlağı sizlerin demokrasi anlayışınızı açıkça ortaya koyuyor siz gidin bu yalanlarınızı kendi çocuklarınıza anlatın, ve onların tavuklarına, mısırlarına, düğünlerinde takılan altınlarına.
şeref sizde ne arar, şerefsiz insanlar şerefsizce ölür, namus bez parçasında değildir namus Irak savaşına girmeye kalktığınız zaman kaybettiğiniz hatta sizde hiç olmayan bir duygudur. yalanlarınızı kendi çocuklarınıza anlatın, ve onların tavuklarına, mısırlarına, düğünlerinde takılan altınlarına.