bir yapılmış varsa, bir yapan vardır. hayır değil diyen var mı ?
aklı ve yapma kudreti olmayan maddeler, tesadüfler bu kainatı yapamayacağına göre bir yaratıcının varlığı gerekir ki bu ancak bizi çok iyi tanıyan, asırlar önce değil, hala içimizde ve yanımızda, her nefesimizde bizde olan biri olması gerektir.
öyle bir kudret sahibi olmalı ki, dünya gibi bir cismi hep aynı hızda ve yörüngede döndürsün ve tutsun, dünyanın her yerinde milyarlarca insanın yüzündeki her noktayı hep aynı yapsın, aynı yerde ve aynı özelliklerde yerleştirsin ve her birine birer imza diye birer parmak izi versin, siz düşünün ve ibret alın diye bazende bu yaptıklarının bazılarında küçük değişiklikler yapsın...
ve yaratılan hiç bir şey boşa yaratılmamış ve boşta, muallakta kalmamış, birer görev yüklenmiş sırtına, insanında onu tanımak, ona verdiği şeyler için teşekkür etmek çok mudur ?
sizi hiç yorulmayan bir anneye 9 ay karnında taşıtan, 12 ay sütüyle besleten, 18 yaşına kadar yine her kahrınızı çektiren bir yaratıcıya, her gün elizin parmakları kadar dua etmek, teşekkür etmek, yarattığı şeyleri adıyla yemek, kullanmak, ona karşı yüz kızartıp kul olmak çok mu zor ?
yaratılan bir şeyi yaratıcısıyla kıyaslamak, bir koltuğu marangoz ile bir tutmak, marangozun işçiliği, maharetini, bilgisini koltukta görmemek, yaptığı iş için onu tebrik etmemek, size verse teşekkür etmemek ne aptallık, ne minnetsizlik, ne ukalalıktır siz düşünün...
gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini