Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Elif Şafak"

Etiketler: , ,

Çok saçma olabilir ama kafama takılıyor.
İslam'ın ve diğer semavi dinlerin uzaylilar tarafından insanlar iyi yaşasın diye gönderilmiş bir din olduğunu, Allah kavramının da bunlar tarafindan uydurma olduğunu, böylece Kurandaki mucizelerin de açıklandığını iddia eden bir arkadaşım var, kafası karışmış benim de karışıyor, nasıl açıklayabilirim? Nasıl çürütebilirim? Yardımınız için şimdiden teşekkürler.

Spacer
Spacer
 | 50 yorum var 
 | 27 Haziran 2005 00:54 

Yorumlar

bir ekleme daha yapim
bu matrixle hemen hemen aynı kapıya çıkıyor. kurgulanmış bir dünya yani. matrix'in gerçek olup olamayacağını düşünen ya da gerçek olabileceği paranoyasına kapılanlar için neler tavsiye edersiniz ayrıca :)
sanırım matrixe hristiyan dini liderleri tepki göstermişti

xaen  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 02:04

bi daha görüşme o arkadaşınla :p

imza yok.
masal  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 05:28

o arkadaşına benden selam sööle akıllı olsun. ateşe tek başına atlasın :)

mastersound  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 08:45

"matrix'in gerçek olup olamayacağını düşünen ya da gerçek olabileceği paranoyasına kapılanlar için neler tavsiye edersiniz."

Kid's Story'i hatırlıyor musun? Orda arkadaş deniyor bir yöntem, onun öteki dünyası matrix'e çıkıyor ama ya çıkmasaydı?

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 09:59

sen uyma ona kaka o...:)

arkadaşa zaman nedir diye sor eğer mantıklı ve net bir cevap verebilirse (şimdiye kadar net bir cevap veren çıkmadı) ya da bulunamayacağını farkederse dediği teoremin doğru olmadığını farkedecektir...

qb  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 12:02

en azından kendine kendine oldu, tabiat yaptı gibi şeyler söylememiş :) uzaylılar derken acaba kainat dışında bir yerlerden mi bahsediyor arkadaş, çünkü ay, güneş ve tüm yıldızlar içinde şu ana kadar uzaylı bulunamadı en azından resmen ispatlanamadı.

ve nedendir ki insanlar kendileri ile aynı defesi soluyan, her an onları hisseden, beyinlerinin en küçük hücresinden, tırnak uclarına kadar onlara nufüs etmiş bir yaratıcıdan korkuyor, onu uzaklara atmak, ondan uzak olmak yolu seçiyor anlamış değilim.

sen kadar aklı olsa senin yanında kalır ki senden çok akıllı. insan yarattığını başı boş bırakır mı ? insan yavrusu hakkında her an haber almak, onu görmek, onu hissetmek istemez mi ?

eğer yaratan biri varsa o her an bizimle olmalı ki, gecenin bir anında yaptığım duayı duysun, aklımdan geçen kötülükleri anlasın, bilsin...

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 12:28

insan mı tanrıyı yarattı tanrı mı insanı yarattı? yumarta tavuk hesabı.

biraz düşünülürse; insanın ona olduğundan daha çok tanrının insana ihtiyacı olduğu rahatlıkla görülebilir.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 13:02

bence "yaratılan-yaratan" ilişkisi "yumurta- tavuk" ilişkisinden farklı.. şimdi zekası insan gibi gelişmiş(veya gelişmeye müsait) bir robot icad edilse aynı ikilemi öne sürebilir miyiz? robot mu adamı üretti adam mı robotu? matrix'in mantığında bile olayın en başında insan var, robotları icad eden...

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 13:52

aptal ın dediğine şöyle bir şey diyeyim, bir ressam için resimleri ne kadar güzelde olsa bir metiyeciye ihtiyacı vardır ki ona ne güzel yaptın, şok güzel olmuş desin ki, resmin değer olsun, zevk alsın. ancak ortada mükemmel bir resim varsa ve siz ne kadar kötü desenizde o değer kaybetmez, belki siz onun değerini bilmezsiniz, sizin için hiç olur, ressama bir zarar vermez, siz renklerin güzelliği fark etmediğiniz için belki siz zarar görürsünüz, zevk almazsınız. boşuna gezersiniz o muazzem resimlerin içinden, kör olmuşsunuzdur görmezsiniz, lal olmuşsunuzdur söylemezsiniz.

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 14:17

arkadaşlara risale-nur külliyatından en azından bir kaç bölüm okumasını tavsiye ediyorum, belki sorunlarınızın cevabı oradadır...

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 14:21

resimlerin değerini insanlar belirler. insanların belirlediği değerin dışında bir değer var olamaz. kimsenin bilmediği şey, aslında yoktur. tanrıda böyledir. varlığını sürdürmek için insanın ona belirlediği değere muhtaçtır. tanrı olsada olmasada bu tek gerçektir malesef.

tavuk-yumurta örneğimi algılamak için objektif bakmanız lazım. insanı tanrının yarattığını temel alarak bakarsanız tabiki tek seçeğeniniz olur.

bu gün hepimizin emin olduğu tek şey varki dinler bile insanlar aracılığıyla gelmiş. hiç bir zaman gök yarılıp yere birşey düşmemiş. yani dinlerin yaratılmasında baş aktör yine insan (tanrı varsa, senarist oluyor heralde). aslında insan dinlerle birlikte tanrı olgusununda yaratımında rol oynuyor. yani eğer tanrı varsa; tanrı insanı yaratıyor, insan tanrıyı yaratıyor. tam bir döngü. tanrı yoksa; insan tanrıyı yaratıyor, tanrı insanı yaratıyor. bunu bir kaç binkez tekrarlayın sonu başı muamma olsun..

morigo senin robot örneğinde buna uymuyor. çünkü döngünün başlangıcı biliyoruz. bizim üzerinde konuştuğumuz konuda hangisinin başlangıç olduğunu bilmek imkansız, sadece birini seçip ona inanabilirsin. zaten senin örneğin temelde çürük çünkü bu konsepte uyabilmesi için insanın robot, robot'unda insan üretebilmesi lazım (yinede ben böyle farzederek yazdım)

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 16:53

arkadaşlar, inançla ilgili bir konudan bahsediyoruz. ne ye inanırsak o nu doğru kabul ediyoruz. şimdi bahsedeceklerim benim insndıklarım.

bir yaratan var. o nun da adı : Allah. bu kadar muhteşem dizayn ı var eden bir güç olmalı. bu insan olamaz... çünk daha kendi vücudundaki mide kaslarına hüküm edemeyen biri nasıl olur da evrene hükmedebilir?

Allah bize ihtiyaç duyuyor mu? komik olmayın... bunu ancak oynadığı bilgisayar oyunundaki yazılım karakterlerine ihtiyaç duyacak kadar aptal biri söyler herhalde...

şöyle bir şey olabilir mi ya? -bu oyundaki karakter olmazsa ben ne yaparım? benim her şeyim onlar...

acaba oyun karakterleri biz bilgisayarı açmazsak , oynamazsak var olabilir mi?

oyunu açtığımızda acaba bizim mi oyun karakterlerine ihtiyacı var , yoksa onların mı bize ?

mastersound  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 17:44

Bu tartışmaların ucu bucağı yoktur.

Ama uzaylıların insanlara daha iyi yaşamaları için dinleri göndermeleri fikri, herşey tesadüf eseri oluştu fikrinden biraz daha elle tutulur durumda.

Madem böyle bir amaçları var uzaylıların, neden şu anda yoksul ülkelere yardım etmezler, neden insanlık için birkaç akıllı teknolojiyi üretmezler (soğuk fizyon yada füzyon muydu ?) ? bu soruların cevapları önemli. ne yani zamanında biz daha iyi yaşayalım diye sen kas, kitap yaz (uzaylılardan bahsediyorum) sonra işine gelmeyince olmadı bu de ve geri çekil.

Kimse bana şu anda insanlık iyi durumda demesin. halen insanlığın çoğunluğu karanlıkta yaşıyor. Karanlıkta yaşamanın, okumanın, iyi insan olmanın, dinle bir alakası yoktur. Bakın etrafınıza her dinin her milletin bağnazlarını görebilirsiniz. Eğer ki uzaylılar bunu istiyorlar ise, birkaç şey daha yapmaları gerekiyormu sizce ?

Kısaca, bu konu üzerinde herkez konuşabilir ama kimse oturup elle tutulan bir gerçek sunamaz. İşin komik ve bence tartışılması gereken tarafı gerçekler ortaya çıksa bile, insan doğası nedeni ile, bunlara inanmayan insanlar olacaktır.

-- Düzenleme --

Bu arada konuyu fazla uzatmayalım "sorular", "aktif" bölümünde konu duruyor. @scottjr uçarak gelir, sonra bizi yerer, merer mazallah, allah korusun. @scottjr'den destur almadıysanız ben bir daha yazmam ona göre. onun hoşuna gitmezmiş mişş böyle konular. aman dikkat.

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net
Uordek  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 17:48

@aptal: eğer insanı(baş aktör) herşeyin merkezine koyarsan, şu sonucu çıkarman normal "koskoca kainat ve içindekiler insan için yaratılmıştır". O görsün beğensin övgüde bulunsun diye. Dinler de bunun aksini söylemiyor zaten. Yani kainat önceden vardı da, çok güzeldi de bu güzelliği birisi görsün diye insan yaratılmış demek yanlış olur, tam tersi kainatta yaratıcının en güzel eseri bizzat insandır. Hatta yaratıcının bir çok sıfatını belli ölçüde yansıtıyor. O yüzden bakış açını bu şekilde update edersen daha sağlıklı yorumlayabilirsin.

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 17:57

@uordek çok teşekkür ederim düşünemediğim şeyleri söylemişsin, o iddiayı hiç olmazsa ben kafamda çürttüm. tersi yönünde de düşünebilirdim uzaylılar insanlara kötülük olsun diye din yollamışlar diye :) ama dinin ne kadar güzel bir şey olduğunun farkına varabildiğim için bunu da es geçtim. şu anda kafama takılan tek nokta, kafama takılma da demiyeyim de sanırım içimdeki kibire "kul" olduğum bilincini aşılamakta zorluk çekiyorum. insanlara karşı alçak gönüllü olmaya çalışıyorum ama sanırım çoğu insan gibi içimde kibir denen saçma duygudan var ne yazık ki..

@seydichelik verdiğin güzel örnekler için teşekkürler, allah razı olsun. yalnız bu risale-i nurların osmanlıca olması dolayısıyla problem yaşıyorum ve basitleştirilmiş versiyonu da sanırım yok. ______________ www.noisim.com geyik enfeksiyon

xaen  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 20:36

siktir

nicksiz  |  (0 puan) 27 Haziran 2005 22:16

uordek "direk yalakalık" için scottjr'a direk mesaj veya mail atabilirsin. şu bildirgeçte bir "gözüm görmesin" yok ki; senin gibi yalakaları ışınlayalım, yazı kirliliğinden kurtulalım.

morigo: "koskoca kainat ve içindekiler insan için yaratılmıştır" gibi bir sonuç çıkarmıyorum. herhangi bir yerde, bunun yanına bile yaklaşan birşey yazmadım. bunu sen çıkarmışsın ve kendi kendine cevap vermişsin (tebrik ediyorum ahaha). insanın kendi kendine muhabbet etmek için buraya yazmasına gerek yok demi haha. hele o cami hocalarının kült-soru cevap modelini yakalamışsın ya, o öldürdü beni ahaha. haftaya bize vaaza bekliyorum.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 02:10

bir yapılmış varsa, bir yapan vardır. hayır değil diyen var mı ?

aklı ve yapma kudreti olmayan maddeler, tesadüfler bu kainatı yapamayacağına göre bir yaratıcının varlığı gerekir ki bu ancak bizi çok iyi tanıyan, asırlar önce değil, hala içimizde ve yanımızda, her nefesimizde bizde olan biri olması gerektir.

öyle bir kudret sahibi olmalı ki, dünya gibi bir cismi hep aynı hızda ve yörüngede döndürsün ve tutsun, dünyanın her yerinde milyarlarca insanın yüzündeki her noktayı hep aynı yapsın, aynı yerde ve aynı özelliklerde yerleştirsin ve her birine birer imza diye birer parmak izi versin, siz düşünün ve ibret alın diye bazende bu yaptıklarının bazılarında küçük değişiklikler yapsın...

ve yaratılan hiç bir şey boşa yaratılmamış ve boşta, muallakta kalmamış, birer görev yüklenmiş sırtına, insanında onu tanımak, ona verdiği şeyler için teşekkür etmek çok mudur ?

sizi hiç yorulmayan bir anneye 9 ay karnında taşıtan, 12 ay sütüyle besleten, 18 yaşına kadar yine her kahrınızı çektiren bir yaratıcıya, her gün elizin parmakları kadar dua etmek, teşekkür etmek, yarattığı şeyleri adıyla yemek, kullanmak, ona karşı yüz kızartıp kul olmak çok mu zor ?

yaratılan bir şeyi yaratıcısıyla kıyaslamak, bir koltuğu marangoz ile bir tutmak, marangozun işçiliği, maharetini, bilgisini koltukta görmemek, yaptığı iş için onu tebrik etmemek, size verse teşekkür etmemek ne aptallık, ne minnetsizlik, ne ukalalıktır siz düşünün...

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 10:26

@aptal: olur canım hazırla mekanı şevki yılmaz hocamla geliyoruz...

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 10:33

Konu ile ilgili yazı; --------------------- Daha önceki yazımda bahsettiğim gibi, herkez bu konu üzerinde düşünebilir, yazabilir ama bir çözüm yolu hiçbir zaman bulunamaz. İnsanın doğası nedeni ile imkansız denecek kadar zordur. hatta imkansızdır. Fakat insanlar düşüncelere saygılı olmayı öğrenebilir, umarım yanılmıyorumdur.

Bu yazının konu ile ilgisi yoktur. ------------------------------------ sevgili @aptal, nickini bir tezat oluştursun diye yazdığı düşünüyordum ama yazdığım yazının hicivsel ve tezat yüklü bir yazı olduğunu anlamaman nedeni ile, nick'inin gerçekleri ifade ettiğini düşünüyorum. senin gibi yazıdan anlam çıkarma konusunda tam bir cahil olanları kesinlikle asmak gerekiyor :). bu ülkenin başına ne geldi ise senin gibi okuduğunu anlamayan @aptal'lardan geldi.

Sevgili aptal, yazımda edebiyatın güzelliklerini kullanmadım, anlayabil diye. Ama senin için bir zeka oyunu hazırladım; '@' lerin kullanımına dikkat et :)

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net
Uordek  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 11:12

tabiat mükemmel bir denge içinde dönmeye yaşamaya devam ediyor. Ki bu tabiat insanlar için yaratılmış ve dengeninde kurulabilmesi için pek çok halkalar ilave olarak eklenmiştir.hı mutlaka dengenin bozulduğu bir gerçektir bu dengeyi bozan yine insanoğludur. insanın gözünün görmediği bir yaratıcıya inanması zordur.Fakat din kavramı bir düzendir ve yine insanların mutlu huzurlu ve de sağlıklı yaşabilmeleri için koyulan kurallardır ki hiçbir zorlama yoktur.mutlaka tartışmalar olacak sorular sorulacaktır. Bu mükemmel kainatın bir kurucusu mutlaka vardır ki insan yapamadığı pek çok şeyi bir düşünsün robot falan değil bir çiçeği üretsin ve bu büyüsün gelişsin yapabilirmiyiz bunu? muhateşem bir mekanizma sahibi olan insanı üretsin sıfırdan elinde hiçbir şey olmadan mümkünmü bu...

tanrının varlığını tartışırken ben de size soruyorum hani uzaylılar nerde.... uzaylı dediğiniz ne biz dünyalıyız ve biz de uzay içerisinde olan bi gezegende yaşıyoruz....

bu bi zincirdir uzay ve içindekiler dünyanın içindeki en ufak zerreye kadar bir dengedir.ve bizim ucunu bucağını bilmediğimiz bu evrenin yaratısı vardır. bu tartışma eski insanların kitaptaki gerçekleri o devri de bilemeyecek ve yazamayacaklarına inandık ve olay uzaya taştı :)

grafi77
grafi77-bildirgec  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 11:36

eğer tanrı uzaylı olsaydı, kutsal kitaplar ayet ayet değil, cilt halinde ışınlanarak inerdi :)

jawussjan  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 12:57

herşeyin bir anlamı vardır.Bu kainatın da onun bir parçası olan insanın da bir anlamı var tabii ki.Şöyle bir düşünün insan dünyaya geliyor,yaşıyor,havayı soluyor,eğleniyor,gülüyor,üzülüyor ve sonunda ölüyor.Bunlar boşuna olamaz.Kainat kendi kendine de var olamaz.nasıl bir resim ressamı,bir kitabın yazarı var ise bu kainatın da bir yaratıcısı vardır.O da Allah (c.c) dır.Tam tersini düşünmek bile istemiyorum çünkü düşünemiyorum bile :) bu bir tam facia olurdu sanırım.yokluk içinde yokluk,tam bir facia.

oemre  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 14:04

seydichelik en zararlı düşünce tarzı seninkisi bence. hatta vakti zamanında bilimi ile dünyayı yönlendiren islam dininin ortaçağ modeli bir bilimsel gerileme ve yobazlık dönemine girmesinin nedenide senin bu düşüncen.

öncelikle şu konuda anlaşalım; tanrıya inanmak için bir nedene ihtiyacınız yok. bu içinizde vardır ve inanırsınız. bir sebepte aramanıza gerek yoktur. yani ben inanıyorum demek yeterli. yukarıda tanrının mucizesi diye bahsettiğiniz herşeyin bilimsel bir açıklaması var. araştırın öğrenin, öğretin, insanlığa fayda sağlayın. burda bulunma sebebiniz daha bir anlam kazansın. cehaletinizle ışıl ışıl parlamayın. tanrı varsa eğer, size bir zeka vermiş bunu ona yalakalık yapmak için değil, insanlığa, doğaya fayda sağlamak için kullanın. birileri vakti zamanında etrafa bakıp " tanrım ne harikasın" diye mastırbasyon yapmadığı ve olayların nedenini arştırdığı için şimdi marsta, jupiterde halay çekiyor. siz hala burda dünyayı boşlukta tutan bir güç diye saçmalıyorsunuz. kitap okuyun biraz dünya güzelleri.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 15:21

ay'a ve mars gittiler ne buldular ?

pek garip oldu ama, Allah a hz.ibrahim gibi aramanın nesi kötü.

"önce ateşe bakar, çok kutretli ve tüm hayvanlar ateş elindeyken kendinden kaçıyor, demek ki beni bu ateş yarattı der, sonra yağmur yağar ateş söner. sonra güneşe bakar, ucsuz bucaksız gökyüzünün en büyük yıldızı, en sıcak ve en kudretlisine, beni güneş yarattı der, sonra akşam olur, güneş kaybolur. beni yaratan gecede, gündüz yanımda olduğu kadar yanımda olmalı der.. sonra çıkar bir dağın tepesine bağırır, ey kudretli ve merhametli yaratacı nerdesin ?

hz.ibrahim in yaratıcısını bulması ile benim size yazdıklarım arasında ne fark var ? ve ne kötülük var ki " yaradanı aramakda "

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 16:42
seydichelik  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 16:58

arkadaşlar neden bir yaratıcıdan bahsedildiği zaman ilk akla gelen önünde saygıyla eğilmeyi gerektiren, bizim anladığımız türden bir canlıdır ki?

seydichelikin görüşlerine saygı duyuyorum ama söyledikleri bundan yüzlerce yıl öncesinin insanlarına birtakım şeyleri anlatabilmek için yapılmış benzetmelerden öteye gidemiyor bence. aynı, insanların cehennemde yanacakları, cennette hurilerle zevk-ü sefa sürecekleri benzetmeleri gibi. bunlar bir insanın inancı için sağlam temeller oluşturabiliyorsa ne mutlu ama bana yetmiyor.

ortaokul, lise yıllarında verilen fizik derslerinden aklımızda kalanlar sayesinde az çok bilgisi var hepimizin, maddenin nasıl oluştuğu hakkında. molekülleri oluşturan atomlar, atomları oluşturan proton, nötron ve elektronlar, onları oluşturan kuarklar... daha derinini çok da detaylı bilmiyorum ama bildiğim birşey daha var o da bunun bir yerde durdurulmuş olduğu. fizikçilerin belirsizlik ilkesi adını verdiği ilkeye göre bir yerden sonrasını göremiyoruz arkadaşlar. eğer hayalgücü devreye girecekse en azından bilimin bugüne kadar geldiği yerden sonrası için devreye girsin diyorum. çok da uç hayaller değil sanıyorum: ileride bir şekilde belirsizlik ilkesinin izin verdiği yerden daha derine ineriz belki kimbilir. belki aslında bütün maddeleri oluşturan en küçük parçaya ulaştığımızda onun her maddede aynı temel taş olduğunu görürüz belki. canlı cansız herşeyi oluşturan tek bir parça. bu olabilir belki de o kafamızda bir türlü oluşturamadığımız yaratıcı. o herkesle her yerde birlikte olan öz, o herşeyi yaratan yegane güç, o "bir".

olay bu hale geldikten sonra üzerinde daha birçok fikir yürütülebilir elbet. evrendeki her türlü madde bu derece aynıysa özünde, belki bizim algı sınırlarımızın çok ötesinde bir birlikte düşünebilme ya da hareket edebilme yetisine sahiptir. yani bütün evren, insanlar da dahil birbirlerinden tamamen bağımsız ve habersiz bir biçimde bu öz sayesinde ortak bir davranış sergiliyorlardır. bu da ancak bütün evrenin bütününe dışarıdan bir gözle bakıldığında görülebiliyordur. yani aslında herşey bize ait bir ilüzyondur.

Kızgın kumlardan -->

.
reoxy  |  (0 puan) 28 Haziran 2005 21:05

@reoxy: ilk önce bilim nedir anlamak lazım. Bilim neden? sorusuna cevap aramaz. nasıl? sorusuna cevap arar.Yani kainat nasıl oluşmuştur bilimin alanı, ama neden oluşmuştur sorusu değil. Bu daha çok felsefenin alanına giriyor. O yüzden verdiğin örnekteki gibi bilim son noktaya ulaşsa bile(*) insanın cevabını aradığı temel üç soru hala cevapsız kalacak, çünkü nasıl olduğunu bilmekle neden olduğunu bilmek farklı şeyler nedir bu üç soru: 1. Nerden geldik? 2. Ne için geldik? 3. Nereye gidiyoruz? (*): Bilim önceleri kesinlik ve mutlaktıktan bahsederken yapılan deneyler, izafiyet teorisi, quantum fiziği, yeni kuramlar ve teoremler derken artık belirsizlik ve süreksizlik hakim olmaya başladı. Bir fotonun aynı anda yeri ve momentumu ölçülemiyor. Ayrıca ışığın hem dalga hem parçacık özelliği göstermesi bilimin kafasını kurcalamaya devam ediyor. Elbetteki her geçen gün bilim dünyasında ilerleme var sicim teorisi, boyutlar vs. ayrıca 2007 yılında kullanımına başlanacak olan devasa elektron hızlandırıcı yüzyılın mihenk taşı olmaya aday görünüyor. Dediğin gibi belki bu gelişmelerle herşeyin kaynağına inilir ya da tam tersi belki bazı kapıları yeni açmaya başlıyoruzdur. not: linkteki sayfada da denildiği gibi tüm bu gelişmeler (bilimin amacı) kainatı daha iyi tanımak ve anlamak için, onu bir nedene bağlamak için değil.

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 29 Haziran 2005 00:27

bilmemkacbinyil onceki lahitlerde helikopter gibi, ucan daire gibi cisimler var. o teknolojiden ve nimetlerinden daha o zamanlar yararlanabilen, evrenin herhangi bir kosesindeki irk suandaki teknolojik pozisyonunda neler yapabilir? tahmin etmesi cok guc.

bu noktadan bakildiginda, konunun basligi cok guzel oturmus, pekte mantikli olmus.

6-7bin yil once helikopter gibi nesnelerin varligi soz konusu ise, cok geriden takip ettigimiz uzayli amcalar ile yolumuzun kesismesi birgun biryerlerde olacaktir mutlaka.

belki kuvezdeki canlilariz. biz, standart formdayiz ve adina insan denmisiz. baska kuvezlerde baska formlar var ve onlarin 8 bacagi, 4 bosaltim tipi falan var ve baskalari. en iyiyi ariyorlar belkide hala.

inananlar veya inanmayanlar icinde farkli tipte tanri profilleri var, bilim ile aciklanan yada aciklanmayan, aciklanamayan, aciklanmaya calisilan. bilim adamlari oturmuslar mevcut durumu daha iyiye goturebilecek denklemleri cozmek icin cabaliyorlar. ne varki, icat edilen hersey baska birseyin modellenmis ve modernize edilmis hali. radarlarin baykus baz alinarak, uzay mekiklerinin spermler orneklenerek calismasi gibi.

cozmeye calistigimiz bulmacadaki, son yukaridan-asagiya sorusu bittikten sonra, anahtar kelimeler birseyleri gosterecek ama, neyi.

o gune kadarda inananlar ile inanmayanlar ve bu 2 kategori icerisindeki tum alt basliklar birbirleri ile ister istemez catismaya devam edecek.

enemy  |  (0 puan) 29 Haziran 2005 01:00

beyler bu verdiğim linkteki soruların cevaplarını okumadan önce önyargılarınızı bir tarafa atın ve öyle bakın.verdiğim linkte allah ile ilgili sorulmuş sorular var.bu umarım kafanızdaki soru işaretlerini giderecektir.

oemre  |  (0 puan) 29 Haziran 2005 01:01

yukarıda yazdıklarım tamamen benim kurgularımdan ibaret idi. fazla bilimsel bir dayanağı yok görüleceği üzere sevgili morigo. benim anlatmak istediğim hayal gücümüzü çalıştıracaksak bunu biraz daha geldiğimiz noktaya uygun şekilde yapmamızın, algılamamızı kolaylaştıracağıdır. bize çocukluktan beri anlatılan ve beynimiz için bir masaldan farkı kalmayan söylemler bende ilgi yaratmaktan çok iticiliğe sebep oluyor. bu tip örnekler daha anlaşılır olabiliyor kanımca. belki eski zamanlarda cennet ve cehennem gibi benzetmeler kolay anlaşılabilir olduğu için kabul görüyordu ama günümüz insanı bedensiz bir yaşam ile cayır cayır yanma arasındaki bağı kuramayınca bunu hemen reddedebiliyor ne mutlu. benim yaptığım da bir çeşit kendini kandırma kabul ediyorum ama bana bir şekilde daha mantıklı geliyor.

parçacık hızlandırıcı linki için sağol. epey devasa olacak gibi. ancak stephen hawking' in zamanın kısa tarihi isimli kitabında istenen sonucu alabilmek için gerekli olan parçacık hızlandırıcının boyutunun güneş sistemi büyüklüğünde olması gerektiğinden bahsediyordu yanlış hatırlamıyorsam. istenen sonuç neydi onu hatırlamıyorum yalnız. okumak gerek tekrar.

Kızgın kumlardan -->

.
reoxy  |  (0 puan) 29 Haziran 2005 01:14

ben inanan bir insan olarak bu soruları garip bulmuyorum hatta çokta iyi oluduğuna inanıyorum. Genelinde körü körüne bir inanç olacağına her yaratılan varlığın mantıklı cevaplarını bulmak elbetteki çok daha faydalı.. fakat şu da bi gerçek insan beyninin tamamını kullanamamakta. Çoğu şeyi görmek ve işitmenin de mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Ve bazı yorumlar yapılırken din, anlamda araştırmalar yapılmalı insan aklının almadığı şeyler de ezbere ya da hayali olan şeylere kesinmiş gibi konuşmanın da yanlış olacağı kanaatindeyim.Yaradanı araştırmak onun varlığına inanabilmek için gayret göstermek ne güzel... eskiden buzamana gelen şu günah bu cıs batıl ve uydurmalara son verip mantıklı cevapları bulabilmek insanın kendine ve Yaradana olan borcudur.. Körü körüne inananlara bi dur demek lazım. İnkar eden yada inandığımız Yaradana o da nasıl diyenlere mantıklı cevaplar verebilmeli inandığımızı batılla kulaktan dolma laflarla savunmaları kaldırmak için... çünkü benim inancım Yaradan her yarattığının mantıklı bir cevabını içine yerleştirtiğidir...

Herkeze teşekkür ediyorum...

grafi77
grafi77-bildirgec  |  (0 puan) 29 Haziran 2005 11:00

uzaylıların o kadar zeki olduklarını sanmam. yani dur şurdaki yaratıklara bir kitap gönderem de oyalansınlar şeklinde. öyle olsa idi diğer gezegenlerdeki canlılara da birer kitap gönderirlerdi hem öle olsa neden arapçayı tercih etsinler.

zydeco  |  (0 puan) 01 Temmuz 2005 15:08

Cevap veriyorum! tavuk mu yumurtadan çıkar? Yumurta mı tavuktan çıkar?

gogobas  |  (0 puan) 02 Temmuz 2005 09:41

cok kisir kalmis bence bu tartisma, bir de soyle dusunun bakalim yaradana inananlar, tanrinin nasil bir varlik oldugunu biliyor musunuz, belki de size yansitilan budur, goremezsiniz, duyamazsiniz, hissedersiniz diye...ve belkide boyle bilinmesini isteyen bir varlik degil bir uzaylilar toplulugudur, ha bir de kayitsiz sartsiz inanacaksiniz ya, sorun kalmadi iste,

insan o kadar ozel yaratilmis ki, mutlaka bir sebebi olmali, oyle mi? belkide hayvanlar ya da bitkiler bizden daha cok sey biliyorlardir bunu nerden biliyorsunuz, onlar sadece insan duyularina sahip degil, belkide baska bir boyutta, insandan daha ustun yaratiklardir, ve aslinda onlar o boyutta yasiyorlardir, burdakiler suretleridir...boyle olasiliklari daha yuzlerce cogaltabilirim, cunku insanin hayalgucu sinirsiz...ha eger ben bunlari dusunmek istemiyorum, cennette yerim hazir duygusuyla guvende yasamak istiyorum diyosaniz o baska. o zaman lutfen yazdiklarima cevap vermeyin.

sonuc olarak butun bu konusmalar bana cok basit ve kisir geliyor maalesef, butun bu dusunduklerimiz sadece bildiklerimizle sinirli, o yuzden bir konuda fikir bildirirken eger bu boyleyse boyle olmali diye kesin yargiymis gibi ifade etmek pek dogru degil bence. bu isin kolayina kacmak, bilim iste bu yuzden onemli. cunku bilimsel bir sonuca varabilmek icin kesin dogrular uzerinden ilerleyip dogru sorular sormak lazim.

nereye dogru...
yagmurbaz  |  (0 puan) 03 Temmuz 2005 02:57

yagmurbaz, bana allah in olmadigini ispatlayabilir misin ?

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 03 Temmuz 2005 15:58

@seydichelik olay bu iste, sen oldugunu kanitlayabilir misin?

nereye dogru...
yagmurbaz  |  (0 puan) 03 Temmuz 2005 16:10

ben derim ki bocek varsa onu yaradan olmali, bu yaradan bu bocegin gozunun gordugunu görebilmeli, beynindeki her seyi bilmeli, yapabilmeli...

boyle bir yaratici taniyor musun ?

gelen üzüldü anlamadı ilmi, gelmeyen bilmedi gelenin halini

seydichelik  |  (0 puan) 03 Temmuz 2005 16:47

@yagmurbaz: evet bizi yaratanın uzaylılar olup olmadığını soran ve gelişen kısır konuyu sen hayvanların başka bir boyutta yaşayabileceği gibi muhteşem bir teori ile bir anda canlandırdın tebrik ederim. İnsanın hayal gücü sınırsızmış. Peki insandan üstün bir tasarım yapılsın o zaman... hemen üretilmesine gerek yok kağıt üzerinde yapılsın çizilsin anlatılsın da duyalım. Ama neden olacak bilemiyorum bundan binlerce yüzyıl önce yaşamış yunanlılar da mitolojilerinde tanrıları ancak insan suretinde görselleştirebileceklerini düşünmüşler. (hakeza piramitleri yapan mısırlılar da) Hadi bırakalım onları bakalım sinemadaki çizgi romanlardaki uzaylılara kime benziyo uzaylılar? nedense iki kolu iki bacağı iki gözü var tanıdık geliyor mu? hani hayal gücü sınırsızdı.. yoksa biz hep kısır insanların hayal gücünü mü görüyoruz sinemalarda çizgi romanlarda?

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 04 Temmuz 2005 00:46

@@aptaaalll;... bildiğin ve aylaarrr önce yazdığın da üzre ironiden anlayan insana pek aşina olunmamıştır bizim olduumuz hiç bir yerde. basit lağaş tavırlar ironi sanılmış da herkes ironi yapar olmuş! sonra bir bakmışsın kelimeleri balon yapıp kurduğun dünya birden beton kesilivermiş gayrı ciddi ve bir o kadar seviyesiz ciddiliklerin derin soğukluğunda da içinde kalmışsın hiç çıkamamacasına. olmasın bunlar. gereği yok! rahat olmak lazım keşke bir vestel ironi maker olsa da hepimiz rahat etsek... (hatta reklamlarında ata demirer aaah napıyosun be! hocam ironi yapıyo bu! dese sonra da bilmem ne seni çook özledim biiliyonmuğsun dese filan(mesela yani)) ha bu hayal gücü meselesinde sanırım yanılmışsın birazcık morigo! benim parmağımda da bir göz olsa, cildim 50 kat daha dayanıklı olsa, saçlarım beyazlamasa, bakkallarda iq satılsa, kafamın arkasında da bir ağzım olsa ve o ağzım için bir parça daha beynim ve kontrol merkezim olsa, kemiklerim kırılmasa, omuzlarımdan da birer ayak çıksa, rüzgar yoluyla döllensem, bu sefer zeus da böyle olacaktı... hayal gücü gelişmemiş dallamaların ürettikleri kahramanlar, unutma ki sadece sahiplerinin ve sahiplenenlerin kahramanları... yazık, azıcık düşünmek lazımdı halbuki, renkli küplerin yerlerini bulur gibi düşünmek! ve mızıka çalar gibi de düşünmek! eminim işe yarardı... ha bu uzaylı meselesi ne ya? biz zaten uzaylıyız! nerden çıkar böyle manyak manyak kahramanlar öcüler böcüler anlamıyorum aslında uzaylı deli saçmasıdır, hatta gerizekalı saçmasıdır! ne uzaylısı ne alieni ne diyosunuz? kendinize geli taş serttir su da ıslak, burası dünya! bağlanmamak lazım gerizekalı uydurmalara! kim görmüş uzaylıyı delilerden başka ya bazen dal"aşak soynup sokakta koşasım geliyor sayenizde! uzaylı! peh!

buradan yaksak?
profanum  |  (0 puan) 04 Temmuz 2005 07:07

ha bir de bence böyle garip bir fukaralık içerisinde düşünen ve sorguladığını zanneden arkadaşımızın önce yaratıcılığı sorgulaması daha hoş kaçar ki nacizane fikrim olur bu! yahut yaradılışı ve nedeni!! dünyevi mantık daha çok matematikseldir, manevi düşünce daha esnektir ve yuvarlaktır. yani kare üçgenler yaratabilirsinz kafanızın diğer tarafında ve üstelik bu size bir yükümlülük ve ya yaptırım da getirmez tanrı sadece tanrı gibi bir şey olabilir eğer varsa.. zuhaaaa uzaylı! komik!! ah be uzaylı ancak bir yaratı olabilir diyemedin mi ölüm varsa koynunda!!!!

buradan yaksak?
profanum  |  (0 puan) 04 Temmuz 2005 07:19

@profanum demişsin ki "benim parmağımda da bir göz olsa" şimdi birincisi göz dedin kaybettin gözün alternatifi bişey düşün bakalım o hiper süper hayalgücünle (puzzle yapmak kolay onu al buraya koy - hazırcılık)... devam edelim... "cildim 50 kat daha dayanıklı olsa" amanın ne kadar yaratıcı! 50 kat daha dayanıklı 50 kat daha ağır demek -eğer yine o hiper süper hayal gücünle 50 kat dayanıklılığı aynı hacim ve ağırlığa sığdırabilecek bişey üretebiliyosan ne ala- "saçlarım beyazlamasa" havuç ya da havuç suyu tavsiye ederim... senden önce hayal etmiş tıp dünyası ama yine de erken beyazlayan saçın karizmatik etkisi ayrı bir bakış açısı bu bir üstünlük sayılır mı bilemem... "bakkallarda iq satılsa" bunu sevdim, Lem'in gökbilimciler kongresindeki hap içerek kitap okuma fikrine benziyor... ne bu zekanı bakkaldan mı aldın ifadeleri dilimize yerleşir sayende... "kafamın arkasında da bir ağzım olsa ve o ağzım için bir parça daha beynim ve kontrol merkezim olsa" göz örneğinde olduğu gibi hazırcılık ama birşey daha ekliyim bu yapbozu denediğinde işlerin hayal ettiğin gibi gitmeme olasılığı yüksek mesela göz örneğinde eğer 2 gözünün yanında bir de 3. gözün parmağında olsa hangisine fokus olacaksın eğer birine fokus olduğunda diğerleri işlevsiz hale gelecekse bu nasıl bir üstünlüktür? "kemiklerim kırılmasa" "unbreakable"'ı izledin mi?... "omuzlarımdan da birer ayak çıksa" buna söyleyecek hiçbişey yok elbette amuda kalkman kolaylaşır... "rüzgar yoluyla döllensem" daha mı zevkli olurdu gerçekten bunu ister miydin çiçekleri taklit ederek mi hayal gücü sınırsız oluyo bak burda çiçekle sınırlamışsın kendini... varsa daha bu şekilde uçuk hayal gücün paylaş bizlerle merakla bekliyoruz... hani şu beğenmediğin (ben öyle anladım) yunan mitolojisi senden birkaç bin fersah ileri gitmiş ama pes etme iyi yoldasın devam et... (yanlış anlaşılmasın hayal gücüne diyecek yok beynin pırıl pırıl çalışıyo ama sınırsız kelimesinin ne kadar doğru kullanıyoruz düşünelim)

morigo[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 04 Temmuz 2005 15:09

ne güzel yazmışsın hayran kaldım...

timsahaysun  |  (0 puan) 02 Ağustos 2005 23:50

daha uzaylıların varlığının kanıtlanamadığı günümüzde bu düşünceniz garip doğrusu yorumunu okuduğum bir arkadaş risale-i nur külliyatı demiş ama bu kitabı herkes bilmez bunu düşünmemiş ben söyliyeyim geçmişte yaşamış ünlü bir alimimiz olan said nursi'nin eseridir. aslında bu eseri yazma amacı KURAN-I KERİM'i açıklamaktır kitaplarını edinirsen eminim soruna cevap bnulabileceksin ama bulamam diyorsan googlede islam veya soruna cevap olabilecek kelimeler yazıp bilgi edinebilirsin...

meyra65-bildirgec  |  (0 puan) 10 Şubat 2006 01:10

Evrim vardır, kuantum kuramıda öyle, ki artık kuram olmaktan çıkmıştır ve insanın kendini tanrı yerine koyup her şeyi açıklayabileceği her soruya yanıt verebileceği gibi saçma bir kompleks tavrıda var.Her seyi acıklayacak kapasiteye sahip olamadığımızı hatırlamalıyız, üstelik bilimsel veriler hemen ortaya çıkmaz zaman ve emek ister ve başarısızlıklada sonuçlanabilir bu da var, bunun dışında işin kolayına kaçıp metafizik açıklamalarda var. İllkel komünal toplumda doğadaki anlaşılamayan olaylar tanrıydı ya da adı her neise, feodal toplumda putlar sonra ruhani, imgesel, ulasılamaz mitolojik tanrılar sonra peygamberler ve onların anlattığı tek tanrı biçimi dini inanış, pratik zeka evriminden beri insanın içini rahatlatmak için ortaya çıkardığı bir refleks, bir dışavurum ve rahatlama biçimi bunlar.Ve tanrı doğaanın kendisi o da kendine tanrı demiyor döngüsüne devam ediyor biz onu böyle adlandırıyoruz.Ve bence uzayda yaşamda var bu onlara uzaylı dmeye yatiyor sanırım marsta ortaya cıkan buzul kütleler içindeki mikroplar da bunun kanıtıdır illaki uzaylılar bizden gelişkin canlılar olmak zorunda değildir.Bunun dışında risalei nur külliyatının hepsini okudum, şimdi hani eserinde olduğunu hatırlamıyorum ama bir eserinde gökcisimlerini tanımlarken bunların cin olduğunu dile getirmiştir isteyen araştırabilir ama bence yanlış bir tanımlamadır bu.

criminal_idiot  |  (0 puan) 10 Şubat 2006 01:27

Yazılanların hepsini okumadım fakat bilgim dahilinde (sınırlıdır) konuda konuşmak gereği duydum.

Birincisi uzaylı diye adlandırılan varlıklar bizim beş duyumuzla algılayabileceğimiz türden yaratıklar değildir.Dünyanın ve hatta evrenin koca bir hologram olduğunu varsayarsak,ki bu varsayımdan öte ispatlanmış bir "gerçek"tir.(Konu öyle uzun ki nasıl anlatacagımı bilemiyorum ki anlatacagım da benim anlayabildiğimle sınırlıdır)Öncelikle uzaylı denilen varlıklar biz insanların ömrümüzü sürdürdüğümüz bu boyuta ait varlıklar değillerdir.Ve onların hepsi Allah kuludur.Tanrı dediğiniz şey,yukarıda eli maşalı "hımmm gel bakıyım sen günahkarsın haydi cehenneme,hımmm sen gel benim güzel ahlaklı kulum hurra cennete" diyen aksakallı bi dede değildir.Bir kere tanrı ve tanrıça kavramları üzerinde durmak gerekli mi bilmiyorum ama söylemeden geçemeyeceğim.Tanrı dediğiniz şey erkektir ki Allah'ın cinsiyeti yoktur.İlah,ilahe,tanrı,tanrıça ve Allah,Lafın tamamı aptala söylenir.....

Sonrasında islam dini ve daha önce gelen diğerleri toplumların ahlaklı yaşamasından ziyade,salt enerjilerini (ki bu ahiret dediğimiz diğer boyutta işimize yarayacak en önemli şeydir)bir şekilde stoklamaları adına vardır.Şöyle ki (offf öyle zor ki anlatması) ,ruh dediğimiz kozmik beden,beyinden çıkan enerjiyle meydana gelmiş bi hologramik yapıdır.Ve öldüğümüzde yani bu bedeni terkettiğimizde ruhumuzla bir başka boyutta hayatımıza devam ederken dinin gerekleri olarak bilinen namaz,oruç,dua ve zikir vs.. gibi farzlar sayesinde orada cennet ve cehennem diye adlandırılan yaşam tarzıyla ya ödüllendirilip yada cezalandıracagız.

Konu saptı farkettim;hemen toparlayayım.Herşeyden önce yaşadığımız dünyayı,çözülebildiği kadarıyla evreni,ama hepsinden önce insan olmanın ne demek olduğunu araştırıp öğrenmeli diyorum kişi.Sonrasında çok merak ediyorsa ki dünyayı,evreni ve insanı anlayabildikten sonra merakını cezbedecektir,allah'ı araştırmalı.Ne yazık ki bazen Et-kemik bedenler de bilincin mezarı haline gelmektedir.

Tekrar tekrar söylemek istiyorum ki gereksiz bir tartışmaya meyil vermesin yazdıklarım,bunlar islam dini hakkında benim anladıklarımdan kısa alıntılardır.Merak edenle özelde tartışırım.

Sevgiler...

pluginbaby :P
natalie anne makker  |  (0 puan) 17 Şubat 2006 23:08

dün rüyama uzaylılar girdi. açıkladıklarına göre tanrı onların patronuymuş. doğruysa hepimize kapak olur.

azurenus  |  (0 puan) 29 Nisan 2006 18:37

verin veriştirin süpersiniz, okurken çok eğlendim.

abacus  |  (0 puan) 29 Nisan 2006 19:37

millet nasıl da gaza gelmiş, şaşırdım doğrusu. (klasik "şaşırdım doğrusu" kalıbını da kullandım bu vesileyle)

Bu tartışma nasıl sürer; size bir göstereyim:
a-abi bence tanrı var. bak, kuş nasıl da uçuyor; o kanadı veren kim?
b-bence evrimin sonuçlarını tanrı ile ilişkilendirmen çok saçma.
a-bence tanrı yarattı
b-her şey evrim'in sonucu
a-başlangıcı nasıl oldu peki?
b-uzaylı yarattı! (burası çok değişken olmakla beraber genellikle uzaylı, şans ve atomların etkileşimi yanıtları tercih edilir)
a-çok saçma
b-bence değil
a-saçma
b-değil (...)

bilmem anlatabildim mi?

Ege  |  (0 puan) 30 Nisan 2006 22:45

ne eğlenceli konuymuş:) temmuzda falan buralarda olamadığıma çok üzüldüm şimdi:)

http://aylak-deborahhh.blogspot.com/
deborahhh  |  (0 puan) 01 Mayıs 2006 02:30

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu