Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "DASK Arkadaş Kulesi"

günümüzde boş zaman aktivitesi olarak görülen kitap, okuma eyleminin biraz üzerine gidildiğinde görülecektir ki günümüz teknolojisinin elverdiğinden daha etkileyici ve daha gerçekçi anlatımlar içeren birçok eserin bulunduğu görülecektir. çünkü kitap, size hazır görüntüyü değil, sizin hayal gücünüzün sınırları kadar geniş olan görüntüleri sunar. sizi aktif kılar, yeri gelir görgü tanığı yapar.

aşağıda eşsiz bir kurguyla hazırlanan kitapların bulunduğu liste, kitapların karanlık yüzüyle sizin tanışmanıza yardım edecek ve aslında bir kitabın ne kadar etkileyici olabileceğini size bir kez daha kanıtlayacaktır. kurgunun o kusursuz işleyişini ve anlatılanların etkileyiciliğini damarlarınızda hissedebilmeniz için en azından bir tanesini okumanızı tavsiye edip yazıma geçiyorum.

unutmayın, çoğu zaman tek görgü tanığı siz olacaksınız!!


5 - Parfüme (koku)
yazarı: Patrick suskind

\

18. yüzyıl Fransa’sında, Jean-Baptiste Grenouille, bir kokuya sahip olmadan, kokusuz olarak dünyaya gelir. Fakat kitabın kahramanı, doğaüstü bir koku alma duyusuna da sahiptir. Ve bu duyu, onun mükemmel (kimsenin karşı koyamayacağı) parfümü yapması için ona yardım edecek olan tek şeydir.

Kitap, şiirsel denebilecek bir anlatım ve bir solukta okumanızı sağlayacak sürükleyici yapısıyla adeta terörü anlatan bir peri masalı gibidir. Başarılı bir şekilde filme uyarlanmış halini izleseniz de kitabını da okumanızda fayda var. Hayal kırıklığına uğramayacaksınız.

4 - The Painted Bird (boyalı kuş)
yazarı: Jerzy Kosiński

\

Boyalı kuş, bazen toplama kamplarından bahseden, nadiren naziler ve onların korkunç işlerinin ayrıntılarına değinen, tam anlamıyla bir soykırımın ortasında tek başına kalan bir çocuğun yaşadıklarını anlatır. Dünyadaki cehennemin şok edici bir tanımlaması, işkencelerin sürekli göz önünde olduğu bir karnavaldır.

3 - Haunted (tekinsiz)
yazarı: Chuck Palahniuk

\

kitabın arka kapağından:

Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. yer çok sınırlıdır.
her şey yukarıdaki ilanla başladı.

Yazarın son kitabı olan tekinsiz, eğlendiren kısımlarından çok rahatsız edici bölümlerin bulunduğu ve kısa hikayelerden oluşan bir kitap. 23 hikayeden oluşan kitabın ilk hikayesi, organlarının bir kısmını kaybeden bir adamla ilgilidir ve edebiyatın “rahatsız edici” yüzünün mükemmel bir örneğidir.

2 - American Psycho (Amerikan Sapığı)
yazarı: Brett Easton Ellis

\

"kötülük olunan bir şey midir; yoksa yapılan bir şey mi?” sorusunu soran eser, yazarın zekası ve sahip olduğu akıcı dili ile okuyucuyu daha ilk sayfalarından itibaren merak içinde bırakan, 100 yılın en önemli 100 romanından biri. İnsanoğlunun açgözlülüğünü, kokuşmuşluğunu ve tüketim kültürünü başarılı bir biçimde anlatabilen kitap, işkence bölümlerinden (zeka dolu bir yaratıcılık ile harmanlanmış) dolayı hassas okuyucuları derinden etkileyebilir. Hatta yarıda bıraktırabilir, yarıda bırakmayanların ise bakış açılarını tamamen değiştirebilir.

1 - The 120 Days of Sodom (sodom'un 120 günü)
yazarı: Marquis de Sade

\

1785 yılında yazılmış olan kitap, zenginlik içinde yüzen ve son bir seks partisi (tam anlamı ile orgy) düzenlemeyi isteyen 4 varlıklı adamı konu alır. 4 adam, bunu başarmak için büyük bir özenle seçtiği kadın ve erkekten oluşan bir grubu bir şatoya (salo) hapsederler. Kurallar ve kurallara uyulmadığı takdirde verilecek cezalar okunur. Ve sapkınlılar, en iğrenç en rahatsız edici durumlarla okuyucu baş başa bırakılır.

Bir ayrıntı: kitap 1975 yılında pier paolo pasolini tarafından sinemaya tüm ayrıntıları ile uyarlanmış sonrasında sansürlenmiş, yasaklanmıştır. ve filmden kısa bir süre sonra yönetmen, sokakta dövülerek öldürülmüştür.

Yukarıda adı geçen kitapların sadece iki tanesine - sodom'un 120 günü ve Amerikan sapığı- devam edememiş yarıda bırakmışımdır. bu liste, benim okuduğum kitaplar arasında en rahatsız edici bulduğum beş kitaptır. liste, tabii ki kişiden kişiye göre çeşitlilik göstermektedir.

"rahatsız edici" sıfatını kolaylıkla alabilir dediğiniz kitapları buradan, yorum aparatı ile paylaşırsanız, daha fazla örneği barındıracak olan bir sonraki yazıda sizin de katkınız olmuş olacaktır.

bunlara ek olarak kitaplar ile ilgili şu yazılar da ilginizi çekebilir:


|diğer yazılarım|

Spacer
Spacer
 | 24 yorum var 
 | 13 Ekim 2009 14:49 

Yorumlar

"çarpışma" da süper, tavsiye ederim =)

Ege  |  (0 puan) 13 Ekim 2009 15:01

"rahatsızlık" mı asla :))

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (0 puan) 13 Ekim 2009 15:35

f. kafka - ceza sömürgesi. bu uzun öyküde bir mahkumun sırtına özel iğnelerden yapılmış bir araçla cezası yazılıyor. cezanın yazımı bittiğinde mahkum da o cezayı çekmiş oluyor. yani ölüyor. makinenin çalışma prensipleri öyle ayrıntılı yazılmıştır ki neredeyse kendi sırtınızda hissedebilirsiniz.

f. kafka - dava. bir karabasan şehirde suçunu bilmeyen joseph k.'nın öyküsü. birileri joseph'i alırlar ve şehir içinde bir labirent dolaşılıyormuşçasına dolaşılır. her geçen anda artan korku ve gerilim.

elias cannetti - körleşme. bitmesi neredeyse imkansız. bir kitap tutkunu profesör, profesörün karısı,bir cüce ve viyana batakhanleri. alışılmadık bir anlatı. iyiyi ve umutlu olmayı yıkan çarpıcı bir gerçeklik durumu.

edgar allan poe - morg sokağı cinayetleri. girişi muhteşem bir kitap. satranç ve damanın karşılaştırıldığı ve zekanın kusursuzca uygulanmasında en etkili oyunun dama olduğu sonucuna varılan bir giriş. ardından sarkaç, amantillado fıçısı, girdap gibi ürpertici sonuçlarla biten öyküler.

maria fagyas - şeytanın teğmeni. avusturya macaristan imparatorluğunun son dönemi. bir teğmen hamile karısı ve sıradan budapeşte günleri. garip ölümler. arsenik dozlarının artışıyla ölüm dehşetini yaşayan kurbanlar...

siegfried lenz - işgal altında. norveçli direnişçilerin alman birliğine karşı direnişi. rahatsız ediciliği bir direnişçinin ağzından kurşuna dizilme sahnesi. okudukça insa sanki o kurşunları kendisi yiyormuş hiisine kapılıyor. kesinlikle rahatsız edici.

bu konu devam ederse katkı sunmayı sürdürebilirim.

ilginç güzel bir bildiri.

basitlik doğrunun işaretidir.
margaras  |  (4 puan) 13 Ekim 2009 18:06

en "rahatsız edici" roman derseniz, ister istemez oblomov'a gider aklım... adamın uyuşukluğundan ve bu uyuşukluğunu rasyonalize ederken kullandığı argümanların sağlamlığından rahatsız olmamak elde değil. her ne yaparsak yapalım boşuna yaşıyormuşuz gibi hissetmemizi sağlıyor oblomov karakteri. oysa yazarın niyeti tam tersini, oblomov olmanın insanın hayatını çöle çevirdiğini göstermek. ama oblomov o kadar güçlü ki, ikna oluyorsunuz sonunda :))

polar bear  |  (1 puan) 13 Ekim 2009 18:33

rahatsız edici derken kast edilen çok abartılıp içinin fos çıkmasıysa oğuz atay - tutunamayanlar hayatımda bukadar kötü bir roman olarak bir tek sergüzeşti bilirim...

mastersound  |  (-2 puan) 13 Ekim 2009 19:33

1785 yılında yazılmış kitapta kameralarla dolu bir şatodan mı bahsediyorlarmış? Bu sodom bilim kurgu kitabı sanırım.

emrextreme  |  (1 puan) 13 Ekim 2009 21:06

@emrextreme
dikkatin için teşekkürler,
okumamın üzerinden uzun bir zaman dilimi geçtiğinden ve yarıda bıraktığımdan dolayı kitaptaki birçok şeye hakim olamayarak ekledim. evet "kameralı şato" diye yazmam biraz hata olmuş, başka bir noktaya aklım gidivermiş. affola.

hf | bl | zm | 3a | so | sp
xerre  |  (0 puan) 13 Ekim 2009 21:38

'disturbing' olan 'rahatsız edicilik' ten bahsediliyor sanıyorum.
bunun ötesinde palahniuk' un kitabını çok merak ettim.
en kısa zamanda deneyeceğim.
teşekkürler.

kavanozda balık
alimbenlimahmutefndi  |  (0 puan) 13 Ekim 2009 22:47

rahatsız edici derken insanın aklına ilk politik romanlar geliyor. ama aklıma hiç seksle alakalı kitaplar gelmemişti.
yazıyı okuyunca ben de aynı şekilde düşündüm ve elif şafak'ın "baba ve piç" romanı aklıma geldi. benzer şekilde filme de çevrilen afgan bir yazarın "bin muhteşem güneş" kitapları. bunlar belki yukarıdakiler gibi baştan sona rahatsız edici romanlar değilse de içinde barındırdıkları bir veya birkaç konu sebebiyle beni tiksindiren kitaplardır.

xmarx  |  (-1 puan) 13 Ekim 2009 22:50

@mastersound "tutunamayanlar"a nasıl kötü dersin! kitabı anlaman için başka bir kitap öneririm. yıldız ecevit - ben buradayım

idelab  |  (1 puan) 14 Ekim 2009 01:14

ilk iki kitap gerçekten unutulmayacak kadar etkileyicidir ama okumadığım halde rahatsız edici tanımlamasını ancak son 3 kitaba yakıştırabildim :)

bildirgeç'i seviyorum...
ONALTIKIRKALTI  |  (0 puan) 14 Ekim 2009 01:30

sevgili idelab , ben beğenmedim tutunamayanları... dolayısıyla benim için kötü.

mastersound  |  (-2 puan) 14 Ekim 2009 09:15

palahniuk - tıkanma'yı atlamamalı!!

bu bildiriye bayıldım sahiden:)!!

kahramancayirli  |  (0 puan) 14 Ekim 2009 10:15

17 odullu "percy jackson ve olumposlular" serisini tavsiye ederim :) cok surukleyici..
konusu fazla ucuk ama guzel..
ve ayrica filmi ile alakasi olmayan altin pusula serisi..

ponyo  |  (0 puan) 14 Ekim 2009 10:34

de sade' in sayko bir yazar olduğunu okuyup, merak ettim yazılarını ve kitabı aldım. yarısına bile gelmeden kitabı attım. aynı şekilde aşkın suçlarını da okudum. son derece sapkın eserler. hele justine'i hiç tavsiye etmem..(bkz. Quils- düşlerin efendisi)
ama dönemlerde yalın olarak yazılması büyük bir cesaret. kimi eleştirmenlere göre başucu kitabı olarak belirtilmiş. bana çok ilginç geldi (bkz. aşkın suçları- kitabın arka yüzündeki yorum yazıları.)

feylizof  |  (0 puan) 14 Ekim 2009 10:36

@mastersound kötü roman demişsin fos çıktı demişsin, birisi bi şey söyleyince "bence dedim" diyorsun. niye kötü argümanlarını da yazsaydın keşke

Burada kendi yazılarıma linkler yok. Ama yine de tavsiye ediyorum.
farkob  |  (0 puan) 14 Ekim 2009 14:41

Bu siteyi çok uzun zamandır takip ediyorum , böylesine güzel bir konu ve konukları daha önce görmedim. Hepiniz varolun.

ethemka  |  (1 puan) 14 Ekim 2009 21:10

evet ya... ethemka... katılıyorum sana... nedir bu bildirgeç böyle photoshop fırça seti tanıtımı, asp kaynak kodu sayfaları tanımıtımı yapılan bir yere mi dönüşecekti paso geek tarzı... bunlar da besler insanları okumak, görmek, bakmak burada paylaşılan her şeyi daha anlamlı kılar bence... farklı olan tüm bildirileri seviyorum... bu bildiri için de teşekkür ederim. adobe ve web ürünleri tanıtımı da olsun ara sıra ama son zamanlarda webmaster paylaşım portalı gibi olmaya başlamıştı... eski bildirgeçimi istiyorum ve böylesine güzel bildirilerle biraz biraz nefes alıyoruz diye düşünüyorum...

bildirgeç'i seviyorum...
ONALTIKIRKALTI  |  (1 puan) 15 Ekim 2009 09:06

İlk sıradaki kitap kesinlikle sırasını hak ediyor.

"katilken de, kurbanken veya tanıkken de her birimiz başrolde olduğumuzu düşünürüz."
exorientelux  |  (0 puan) 15 Ekim 2009 21:11

bildirgeçti, hafifti, vs. derken pilli büyüdükçe büyüdü. dizileri tartıştığımız bu platformda malesef kitapları tartışabileceğimiz bir sitemiz yok. birileri duysun sesimizi artık :(

"Cogito, ergo scribo!"
kapuska  |  (0 puan) 15 Ekim 2009 21:32

bildirgeçti, hafifti, vs. derken pilli büyüdükçe büyüdü. dizileri tartıştığımız bu platformda malesef kitapları tartışabileceğimiz bir sitemiz yok. birileri duysun sesimizi artık :(

"Cogito, ergo scribo!"
kapuska  |  (0 puan) 15 Ekim 2009 21:33

bildirgeçti, hafifti, vs. derken pilli büyüdükçe büyüdü. dizileri tartıştığımız bu platformda malesef kitapları tartışabileceğimiz bir sitemiz yok. birileri duysun sesimizi artık :(

"Cogito, ergo scribo!"
kapuska  |  (0 puan) 15 Ekim 2009 21:35

bildirgeçti, hafifti, vs. derken pilli büyüdükçe büyüdü. dizileri tartıştığımız bu platformda malesef kitapları tartışabileceğimiz bir sitemiz yok. birileri duysun sesimizi artık :(

"Cogito, ergo scribo!"
kapuska  |  (0 puan) 15 Ekim 2009 21:35

valla ben okuduğum bütün kitapları hem ben de bıraktığı etki hem de edebi değeri ve sanat açısından inceleyebildiğim kadar (ve tabii ki anlayabildiğim kadarıyla) kendi bloğumda yazıyorum. herkes kendi bloğunda dinlediği albümü, seyrettiği filmi, okuduğu kitabı yazsa arama yaptığımız zaman binlerce şey çıkar ama pilli kitap da fena olmazdı hani :)

bildirgeç'i seviyorum...
ONALTIKIRKALTI  |  (0 puan) 16 Ekim 2009 09:36

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu