bu dil korumacı ve :"türkçemizi düzgün bir şekilde kullanalım" diyen arkadaşların önemli bir bölümünün gerçekçiliğine inanmıyorum. yukarıda da örneğini gördüğümüz :"türkçe sözlükteki her sözcük türkçedir" anlayışı iki yüzlülüğün kanıtıdır.
"tamam" sözcüğü arapçadır. "okey" sözü de bir kısaltmadır.
"o" ve "k" harflerinin ingilizce telaffuzu olarak kulağımıza "okey" olarak gelmektedir.
tıpkı arapça olan "tamam" sözcüğü gibi "yabancı" bir sözcüktür.
yabancı sözcüklere karşı olan kişilerin her ikisini de "yabancı sözcük" olarak değerlendirmesi gerekmektedir.
nasıl "okey" sözcüğünü kullanmamalıysak , "tamam" sözcüğünü de kullanmamalıyız. bu çifte standart neden?
ya dilimizde hiç yabancı sözcük kalmasın hepsini çıkaralım ve kullanmayalım ya da "bizim dilimiz içinde yabancı sözcüklere yer veren bir dildir" diyelim ve dilin evrim sürecini birlikte izleyelim.
türk dil kurumu dilimize giren yabancı sözcüklerin yerlerine yeni sözcükler "üretip" önerilerde bulunuyor.bu sözcüklerin bir kısmı toplum tarafından kullanılıyorken bir kısmı da kullanılmıyor. kişiler kimi sözcükleri tercih ediyor kimileri ise kullanılmıyor , tercih edilmiyor.
dil yaşayan bir olgudur. gelişir , zayıflar , güçlenir. bu doğal bir süreçtir.
zaman zaman diller arasında alış verişler yaşanır. hayata yeni kavramlar ve nesneler katıldıkça bu kavramları ve nesneleri hayatımıza sunan toplumların dillerinden sözcükler alırız , kullanırız.yoğurt sözcüğü türkçe bir sözcüktür. tüm dünya bu sözcüğü türkçe dilindeki asıl şekli ile kullanır.kendi dillerindeki okunuşları ile yazılır.türk toplumunun insanlığa armağan ettiği yoğurt bizim dilimizdeki gibi adlandırılır. ancak hiç bir toplum dillerine türkçeden giren "yoğurt" sözcüğüne bir kin , öfke duymaz , yoğurda "yoğurt" diyen hiç bir kişisinide suçlayıp aşağılamaz.
zaman zaman da dilde tam karşılığı olduğu halde yine de yabancı sözcükler kullanılır. özellikle türk toplumunda bu durum yaygındır.bu durumun nedeni olarak iki başlık karşımıza çıkmaktadır.
1)yabancı toplumlarla ilişkilerden kaynaklanan sözcük kullanma alışkanlığı
2)yabancı toplumların yaşayışlarına ve dillerine özenme
her iki durumun da zararlı olmadığını düşünüyorum.
günlük konuşma içinde zaman zaman kullandığımız yabancı sözcükler ve yabancı sözcüklerden türetilmiş argo sözcükler dilin renkli ve eğlenceli olmazsı bakımından güzelliktir.
tüm olarak "böyle konuşmalar olmasın , böyle sözcükler kullanılmazsın" sert tutumu da dil faşizmi olarak görüyorum.
ve son olarak sözlemek istediğim söz:" dil toplum içindeki bireylerin karşılıklı anlaşmak için kullandığı bir yöntemdir. taraflarım mesajları biri birine eksiksiz iletilip anlaşılabiliyorsa 'dil' işlevini yerine getirmiştir. önemli olan da bu dur. aracı amaç haline getirmek kavram buyutunda yanlış yapmaktır"
saygılarımı sunarım