Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard,
Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon,
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
türkçe'nin yabancılaşmasını anlatan bir şiir, işte devamı.
- beyrek
- 11 yorum var
- 22 Mart 2007 06:39
« önceki yazı ANNE VE BABALARA(BİR ÇOCUĞUĞUN HAYATI NASIL BİTER |
sonraki yazı » polystation! |
Yorumlar
Bu konuda söylenecek fazla söz kalmadı, yapılması gereken şeyler var, artık faliyete geçme vakti.
1975 te bir önceki onyıl a göre arapça dan kurtardığımız dilimizi sonraki on yıllarda bu defa başka başka yabancı dillerin de işin içine girmesiyle iyice kaybetmişiz...
Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun.
Ne mutlu TÜRKÜM diyene !
Türkçeye Nasıl Fransız Kaldık?
Little Big, Big Star, Marko Delli, Conan Jeans, Lee, Weber Jeans ve Galila Restaurant, LC Waikiki, Rodi, Big Free, Tifanny, Cotton Shop, Benson Jeans, McDonald’s, Burger King, Pizza Hut, Domino’s Pizza, Carousel, Galleria, Capitol, Atrium, Carrefour, Groseri Market, Coiffeur Angle gibi telaffuzda bile zorlandığımız belki binlerce isim…
Rainbow Kasabı, Kadir Has Center, Dürüm Land, Cafe Beyzade, Galaxy Alışveriş Merkezi, Ev Shop, Yeşil Plaza, Vatan Computer gibi yarı Türkçe isimler…
CoonDra (Kundura), Mardini (Mardin), Velini (Veli), Efendy (Efendi), Eskidji (Eskici), Laila (Leyla), Kiosk (Köşk), Zift (Zift), Ramsey (Remzi) gibi Türkçeden bozma yabancı isimler…
Sakashi (Salih Kaya isminin ilk heceleri ile Japon malı havasını veren ‘shi’ eki), Yu-Ma-Tu (Yunus, Mahmut ve Tuncer isimli üç kardeşin isimlerinin ilk heceleri), BEMS (Baba, Emine, Mustafa ve Sabri isimlerinin ilk harfleri) gibi yabancı havası verilen isimler…
yazı burda
öz türkçesini adam aklıllı konuşanı adam yerine koymayan bir ülkede yaşıyoruz. İş ilanlarını bile herifler artık iyi ingilizce bilen yerine, ingilizce aradığı özellikleri belirterek yazıyorlar.
Nerde gözleme ve bazlama yapan teyzelerimiz, yufka ekmeklerimiz, herşeyin saf ve öz olduğu güzel yerlerimiz. Belkide ben bunların içinde olduğum için özlüyorum.
"Ramsey" zaten yabancı bir firma.
Bu konuda konuşmaktan öylesine yoruldum ki.
buna bayılıyorum işte..
tüme varma kabiliyetinden yoksun gençlik tümden de mi gelemiyorsun?
eğer modayı yaratamazsan takip edersin kural budur. yahut kapatırsın kendini hödük olursun seçenek de budur. ucuz vatanperverlik fazla olunca pek can sıkar. bu çorbayı da ıstmayın artık bozuldu.
teknolojiyi yaratırsan satarsın. ismini de sen koyarsın. sattığın teknolojiden para kazanırsın, zenginleşirsin. zenginliğinden halkın da nasibini alır, refaha kavuşur. refaha kavuşan halk kendini daha kolay gerçekleştirir. kendini daha kolay gerçekleştiren halktan, elbette sanatçılar da daha kolay yetişir. bu sanatçılar, kendi toplumlarının kültürlerini satarlar. satmak için de yüksek refah düzeyi sayesinde daha kolay imkan bulurlar.
teknolojiyi yaratamazsan alırsın, ismini de bilgisayar (!) koyarsın. teknolojin olmadığı için doğal kaynaklarını kullanamazsın ve onları da yok fiyata satarsın. gittikçe fakirleşirsin, dünya liginden koparsın. bu arada halkın da fakirleşir. yaşamak için çalışmak zorunda kalır. ressamlar, müzisyenler hammallık yaparak yaşamaya başlarlar. refah düzeyin saçma sapan olur. zenginle fakir arasında uçurum açılır. zengin kesim modayı yaratanı takip eder. fakir kesim de aynını yapabilmek ister. zengin kesim avrupai yaşamı özler, fakir kesim zengin hayatı arar durur. bu döngü böyle sürer gider. yapabilecek tek şeyi kültürümüzü niye kaybediyoruz diye sormak olan bu halk daha çok yemek yer dürümland'da.
bu duruma küfretmek yerine alışmaya bakmakta pek fayda var.
mahlasın niye create madem böyle seviyorsun türkçeyi? yaratmak pek mi anti-karizmatik yoksa?
boşuna refüze etmemek lazım bazı şeyleri, dominasyon güçlünün etkisidir. reaksiyon da sadece laftan ibaretse zayıflık belirtisidir. kültüründen inatla uzaklaşan bir topluma kültür empoze edilir.
global bir dünyadayız. Zayıf olan daha çabuk yok olmaya mahküm artık.
acaba adamlar hiç düşünmüş müdür yoğurda kendi dillerinde bir isim bulmayı?
zayıflık takıntısı bunlar. yapamıyorsanız saygı duyun.
mahlasın niye create madem böyle seviyorsun türkçeyi? yaratmak pek mi anti-karizmatik yoksa?
üstüne gitme, belli ki bir sıkıntısı var:))
mahlasın niye create madem böyle seviyorsun türkçeyi? yaratmak pek mi anti-karizmatik yoksa?
evet salt ve içi boş bir milliyetçi dil anlayışla giderseniz üzerine bazı şeylerin, böyle sonuçlar doğuyor. benim "nick"im için ne diyeceksiniz? "European Remote-Sensing satellite"ın kısaltması olabilir mi? yanlış yapıyorum değil mi ingilizce bir şeyin kısaltmasını kullanarak? ingilizceden ya da diğer dillerden tamamen kaçmalıyız. çünkü dil kültür demek değildir, çünkü kültür etkileşim demek değildir. hangi dil tamamen kendi sözcükleriyle dolu sorarım size? nedir bu abartılı-anlamsız özleştirme çabası? özünde sanki salt-türkçe öz-türkçe sözcükler bulabileceksiniz gibi. sanki bütün "türkçe" sözcükleri oturup tek tek türkler uydurmuş gibi.
lütfen! bırakın da insanlar nicklerini, mahlaslarını, lakaplarını, rumuzlarını, adlarını istedikleri dilde alsınlar. istedikleri dilde konuşsunlar istedikleri zaman. bırakın da türkçe başka dillerle etkileşsin. (tabi ki insanların abartılı bir biçimde türkçe karşılıkları varken ingilizce'den sözcük araklamasını kastetmiyorum.) ama dil anlaşmak içindir, dil etkileşim demektir ve -siz böyle olmadığını düşünüyorsanız bile- bırakın isteyen istediği dilde yazsın "nick"ini, bunun "öz türkçe"ye zararı yok. bu arada ers, ersagun'un kısaltılmışı.
hakikaten yazdıklarımı okuyup yorum yapmışsınız...
her biriniz ayrı ayrı güzide insanlarsınız..
ama ben olsam sadece mahlasıma bakıp
seninki çok mu öztürkçe gerizekalı derdim.
daha akıllıca olurdu... en azından daha akıllı dururdu..
PROFANUM da PROfesör Fanusta Mı? nın kısaltılmışı.
öyle latince filan değil.
neyse..
ona bakarsanız kaç kişi doğrudürüst türkçe konuşuyor birkaç gün önce bu konu benim aklımada gelmişti ama kendi takma ismime baktım konuştuğum dile baktım yok ben önce türkçe konuşacağı doğru dürüst ondan sonra insanları düzelteceğim biraz aynayı kendimize tutmamız gerekiyor.Ondan sonra başkalarını eleştirme hakkımız doğar.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

