Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Vodafone Ceplere Özgürlük için Siteleri Hack'ledi!"

\

Günümüzde her şey gibi dilimiz de muhakkak ki yozlaşmakta. İşte bazı gönüllülerin bu gidişata bir son vermek için kurduğu Türkçesi Varken... Sitede Türkçe ile ilgili yazılar ve kaynaklar ile birlikte, günlük hayatta kullandığımız yüzlerce kelimenin "Öz Türkçe"leri bulunmakta. Bu konuda hassas vatandaşlar için yararlı bir site...

Ayrıca sitede Portalın yanı sıra, Forum (yazışmalık), ve de vikipedi tarzında bir kaynak kısmı var...

Burdan Siteye girebilir...
Burdan yazışmalığa girebilir...
Ve burdan da kaynaklara bakabilirsiniz...

 | 58 yorum var 
 | 27 Kasım 2007 15:16 

Yorumlar

yaptıkları işi desteklerim. fakat lansma çok kötü. web siteleri etkileyici değil, tasarımı gerçekten göze hoş gelmiyor. kırmızı ve beyaz gibi mükemmel uyumlu iki renk ancak bu kadar kötü kullanılabilir...

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:17

"Türkçe'yi böyle koruyamazsınız" kısmı gayet yaratıcılıktan yoksun olmuş...

kapanı kurma, kafanı kur,
kapan kapmaz, sen kaparsın,
kapan yutmaz, sen yutarsın,
kapan kapana, yutan yutana.

komedi..

hf | bl | zm | 3a | so | sp
xerre  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:30

@ngagerz her sitenin ihtişamlı arayüzler yapma şansı yok ne yazık ki. bazen asıl işleri farklı meslekler olabiliyor. iyi tasarım bilgi birikimi, zaman ve emek isteyen ciddi bir süreç. her siteye bunu yapmadılar diye tu kaka demek çok yanlış. Bazen içeriğe odaklanmak daha iyi olabilir. Ayrıca daha iyisi için onlara yardımcı da olabilirsin.

ths  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:33

Yazarın türkçeyi koruyalım derken "burdan siteye girebilir..." demesi de gayet hoş tabi...

fuathan  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:40
Yazarın türkçeyi koruyalım derken "burdan siteye girebilir..." demesi de gayet hoş tabi...

+ site Türkçeyi korumaktan bahsediyor ancak dosya isimleri ingilizce... (index, download, gallery, reviews, topsites kelimelerini Türkçelerini bulamamışlar besbelli) Bu da başka şeyleri eleştirirken önce kendimize bakmamız gerektiğine güzel bir örnek olsa görek...

aynshtein  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:48

benim söz ettiğim ihtişam ve başka bir şey değil. logoda ve menüde kullanılan yazı tipi rezalet. Site amacıyla doğru orantıda bir görünüm sergileyememekte. tamam doğru önemli olanın içerik olduğuna bende inanıyorum. bakalım bildirgec'in tasarımına sade mi yoksa ihtişamlı mı?

bahsettiğim duruma dilimdilim.com gayet iyi bir örnek.

gelin değiştirin şu tasarımı. olması gerekene, kullandığınız renklere yakışır, yaraşır birşey olsun. bizden bu kadar derseniz de böyle bir proje için yapacak adam her zaman bulunur.

ayrıca üzülerek söylemeliyim ki; forum yerine yazışmalık gibi abuk bir kelime üreterek olmuyor bu işler.

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 15:58

ayrıca tdk sözlükte aradığınızda forum kelimesinin anlamlarını çatır çatır sıralarken yazışmalık kelimesine kayıtsız kalıyor.

;)

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 16:09

Arkadaşım öyle diyorsunda, unutma:

Bilgisayar kelimesini ürettiklerinde de herkes gülmüştü. Abuk sabuk görülmüştü. Ama şimdi "Computer" değil de "Bilgisayar" diyoruz. Adamların maksadı Türkçe konuşmamız... Dilimizde neredeyse yabancı kelimelerin sayısından az Türkçe kelime var.
"Bu da bana konuştuğumuz Türkçe mi?" sorusuna yöneltiyor. Ufak ufak yabancı kelimeler yerine Türkçe karşılıklarını dile sokmak bencede mantıklı. Bence destek olunmalı...

hyro  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 16:18

Ben siteyi sevdim sitede şöyle bir ibare görmedim "şikayet ve eleştirilere kapalıyız"

Üye olunup buraya yazılanları eleştirebiliriz, düzeltmeleri sağlanabilir.

site dosyalarının ingilizce olması anormal değil, arkadaş demiş site yapımını kuranlar üstlenmeyebilir, kuran adam dosyaları bu şekilde yapar, bu değişim için bilgi gerekir bunları zamanla yaparlar.

Ama dediğim gibi eleştiriler yapılırsa o sitede o zaman düzeltme yoluna giderler.

Unutmayalım ki bu tür olaylar damla damla birikimle yapılır, sizler bu eleştirilerle burada komik bir durum yaratma çabasıyla değil de orada düzeltilmesi için bir damla akıtma şeklinde yaparsanız tahminimce bir şeyler kazanan bu ülke insanı olacaktır.

BacKDooR  |  (-1 puan) 27 Kasım 2007 16:36

türkçe konuşmaya korkmayın değil türkçe konuşmaktan korkmayın olacak o beyler.

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 16:48

yahu bu sitede konuşulanlar TÜRKÇE DEĞİL! garip bir fantezi bu. sinirleniyorum artık ama. dalga mı geçiyorsunuz kuzum siz?

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 16:50

tamam takılmayalım ama neden anasayfa değil de "anayaprak" ?

iTaLiaNo20  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 17:21

yahu bir tane betiğe türkçe dil desteği çıkarmışlar ekran görüntülerine yazışmalık bölümünde sinirlenmemek elde değil :D şaka gibiler resmen

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 17:24

allah aşkına şuraya bakın.. bu ciddi bir iş midir?

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 17:26

yazışmalık :) komedi gibi. arkadaşlar, tdk neyimize yetmiyor ki?

hedecan  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 17:31

midem bulandı..

caisenma  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 18:00

ağ kümesi adı

ağ kümesi bulunağı

kalıp bulunağı

yaprak başına oyun

arama motoru iyileştirmesi (AMİ diye kısaltmışlar)

azeri bu adamlar kesin olarak eminim.

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 18:01

ngagerz'in verdiği linkteki yazışmalık yaprağında (!) yazan açıklamada bir kelime daha öğrenmiş oldum. Yerlik. Site yerine kullanıyorlar sanırım. Apartmana da yurtluk desinler olsun bitsin.

Şimdi bu konudaki fikrim şu: Dil düşmanlığı. Bir dili korumaya çalışmak başka şey, bütün yabancı kelimelere karşı bir alternatif üretmeye çalışıp saçmalamak ayrı şey. Bilmem ne forumu diye Türkiye'de onlarca seminerler, konferanslar düzenleniyor. Onlara da konuşmalık mı diyeceğiz? Nedir yani her kelimeye bir karşılık bulma hevesi?

positive  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 18:19

positive'e katılıyorum. ben buna kısaca dil faşizmi diyorum.

hedecan  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 18:22

yahu o kadar çok türkçe hakkında yazıldı çizildi desteklenmesi istendi ama bu kadar bilmiş vatandaş bir tane türkçe imla denetleme eklentisi çıkartamadı. laf sırası geldiğinde eğitim şart diyoruz ama aba altından sopa göstermeden duramıyoruz. evet dikkat etmeye çalışıyorum ama yanlış da yazıyorum bu yanlışları düzeltmeme yardımcı olacak bir eklenti neden yok. herkez birbirinin kopyası siteleri projeleri geliştirmekten zevk mi alıyor yoksa ?

Such  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 19:40

o dediğiniz eklentinin varolması biraz zor ve uzak fakat varolanı desteklemek varken tamamen aynı amaca hizmet eden kampanyaların başlatılması biraz garip hakikaten.

fakat bunlar biraz abartmışlar. :) komik olmuş ya cidden.

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 20:00

Anasayfa yerine Anayaprak olmasının nedeni,

-Sayfa, Arapça bir kelime imiş,
-Yaprak, Türkçe...

hyro  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 20:53

Hiçbir şey yapmamaktansa, iyi/kötü birşeyler yapmak için emek sarfeden arkadaşları taktir ediyorum.

hyro  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 21:00

web siteniz=ağ kümeniz...

komik olmuş. üzgünüm.

cok yasa kamil  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 21:19

Tamamen saçmalık bu arkadaşların yaptığı. Bu konuda bilgi sahibi olmadan bir işe kalkışmışlar. TDK'nın çıkarmış olduğu Yabancı Kelimelere Türkçe Karşılıklar Sözlüğü varken yani Türkçesi varken yok yazışmalık, anayaprak vs. diye saçmalamışlar, galiba kendilerince bir oyun oynuyorlar. Bu görev TDK'ya verilmiştir ve TDK bunu layıkıyla yapıyor

ulsakdnz  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 21:44

böyle gelmiş, böyle gider gayrı
çalışanı bozmaktır, esas sayrı

Ege  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 22:42

Bu saçma davranışlar ne antropolojiden, ne linguistikten, ne sosyolojiden ve ne de tarihin kazandırdıklarından nasibini alamamaklıktır. Dünyada diğer dillerin varlığını kendi bünyesinde en az barındıran diller, en iptidai diller ve en geri toplumlar olmuştur. Onun için de felsefesi ve dimağı daralmamış bir birey, "iptidai"nin de, "ilkel" kelimesinin de, "primitif" kelimesinin de nüanslarını bilir ve dilinin içinde bu incelikle daha doğru anlatım için bu kelimelerin hepsini de kullanır. "Hakikat" ve "gerçek"in birbirine rakip değil tamamlayan farklı kelimeler olduğunun idrakindedir. Ama amacı fikir üretmek değil sadece şekil üretmek olanlarda yaklaşık bir yüzyıldır bu boş işleri tekrar eder durur. Demezler mi adama, bilgisayar kelimesinin türkçesini buldun da dünyaya bilgisayar mı pazarlama dehasını gösterebildin. Ama komiktir, aksine, Televizyonu fransızcadan mot-a-mot aldık ama en azından dünyanın en büyük TV üreticisiyiz. (almanlar ise yanlış hatırlamıyosam fernsehen dediler bu alete ama yine de bizden almaya mahkumlar o fernsehenlerini. tabi bizde das auto'yu) Mesele kelimelerle dünya dillerinin saldırısından kurtulmak değil üreticilik ve yaratıcılıkta bu dillere üstünlük sağlamaktır. Zaten yoğurt dışında başka şeyleri de üretmeyi becerebilirsek yakın bir zamanda (inanıyorumki az kaldı o günlere) dünya'yı türkçe konuşturmaya da başlayacağız o zaman.

Yoksa yabancı dillerin en çok işgali altındaki dil ingilizcedir bugün, adamların umrunda mı hiç. Dışardan gelen kelimeleri bile diğer yabancı dilllere, bu kez ingilizceymiş gibi pazarlıyorlar yeni kavram yada ürün şekline sokarak.

Anthro  |  (1 puan) 28 Kasım 2007 02:20

@anthro
linguistik'in arkasından tarihin kazandırdıklarını değil de "tarihsel diyalektik" deseydin tam olcaktı walla.

Ampouble  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 02:29
o dediğiniz eklentinin varolması biraz zor ve uzak

karşımızda bir dağ var ama o dağ bize çok uzak, o dağa doğru bir adım bile atmadıkça da uzak olarak kalmaya devam edecek.

bu arada buradaki reklamdan daha açıklayıcı olduğu kesin. takdir ettim o konuda :)

Such  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 03:20

tebrikler anthro. büyüleyici bir yorumdu.

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 03:21

Reca ederim ngagerz ve ampouble.

Anthro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 03:34

Türkçe için en az yapılan ya da yapıldığında tepki alan şey bir kelimeye türkçe karşılık bulma. Her ne türetilirse türetilsin bunu ilk defa gören insanlar hemen "komik olmuş", " saçma olmuş" gibi hiçbir anlamı olmayan yorumlarla bunu yıkmaya çalışıyorlar. Amaç bağcıyı dövmekse tebrikler. Madem size komik geliyor öyleyse komik olmayan bir karşılığı siz çıkartın biz de bunun kullanılması için uğraşalım. Yoksa birbirinize "ne kadar komik ve saçma olmuş" demekten ileri gidemezsiniz. Kullanmadığınız, alışkanlık yapmayan herşey komik gelebilir. Kaçınız yabancı kelimelerin fonetiğine, yazılışına bakıyor? Hiçbiri mi saçma değil, hiçbiri mi komik değil? Hepsinin telaffuzu mükemmel mi? ...

ths  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 08:16

Ben bazı kelimelerin Türkçe karşılığı olmasını değil, o sitede olduğu gibi toptan bir öztürkçeleştirmeci(gibi) davranışları saçma buluyorum. Tutan tutar, tutmayan da dışardan gelen kelimeye mahkum olur. Ama dediğim gibi siz bu gelişmelerin lokomotifi olmadığınız sürece Türk de olsanız, Macar da olsanız, Çek de, japon da, alman da farketmez, ingilizcenin tahakkümüne mahkumsunuz. Yoksa elbetteki bilgisayar kelimesinin kullanımından rahatsız değilim ben de. Ama dikkatini çekerim, o kelime henüz bilgisayar toplum tarafından az kullanıldığı bir dönemde ortaya çıkmış bir kelimedir. Yoksa insanların ağzına sakız olan CD'yi naparsan yap tekerçalar yapamazsın. teknolojiyi halkın dahi gerisinden takip eden bu bürokrat takımının başarabileceği konu değil bu.

Dediğim gibi tek yapabileceğiniz şey bu toplumu uygarlığın lokomotifi konuma sokabilmek ve dolayısıyla bu dil akışını da tersine çevirebilmektir. Aksi mümkün değildir.

Hele ki eleştirdiğim konu, insanların anne babalarının kucağından itibaren duydukları kelimeleri katletmeye çalışmak meselesidir. Dil gelenektir. Bu fransızca, arapça, ingilizce yada farsça kökenli kelimelerde bu dil geleneğimize girmiş kelimelerdir. Ya girmeden engellersin yada daha sonra hiçbir şey yapamazsın. Yapan da zaten sadece rüzgara karşı tükürme görevi yapar.

Anthro  |  (1 puan) 28 Kasım 2007 08:59

kendilerini fazla kasmışlar herhalde :).

Timanidis  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:19

@ths

Olayın komik gelmemesi ne mümkün? Yorumuna baktığımızda, bundan sonra anayaprak, yerlik gibi bu sitede kullanılan kelimeleri benimsediğin sonucuna mı ulaşıyoruz?

Ayrıca, "siz daha iyisini yapın" demek çok basit bir karşı çıkıştır bu konuda. Bizim işimiz değil bu ama o sitedeki ucubik kelimeleri türetenlerinde işi değil. Bu işi sadece TDK yapmaya yetkilidir ve onunda yaptıkları bir yere kadar kabul edilir. Halkın ağzından zorla söküp alamazsınız bazı yerleşmiş kelimeleri.

Kelimelerin yerleşimine bir tedbir konulması veya önlem alınması gibi yaklaşımlarda bana pek mantıklı gelmiyor. Her sene yurtdışından buraya gelen gurbetçiler bile yeterlidir dilimizin değişime uğraması için. Onu geçtik internet var zaten dili etkileyen başlıca faktörler arasında.

Sonuç olarak, bir kuzey kore değilseniz her türlü değişime açık olmak zorundasınızdır. Bu sadece dil değil ahlaki, ananevi, hayati pek çok şeyin değişimini içerir. Elbette elimizden geldiğince dili korumaya devam edeceğiz. Cümle içine, göze batacak sayıda ingilizce kelimeler serpiştirilmesinden bende rahatsız olanlardanım ama gidişat ne yazık ki o yönde. Global dünya gerçeği...

positive  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:30

sitedeki öztürkçeleştirmeci tavrın saçmalığı bir yana dursun, inanılmaz bir türkçülük/türk ırkçılığı havası seziyorum. ulu türk diye karşılanıyoruz zaten. türkün üstün ırk olduğunu düşünen insandan da zaten öztürkçeleştirmecilikten daha akıllıca bir tavır beklemeyin. onun beyni daha anlamını bilmediği, yorumlayamadığı türk sözcüğünün içinde sıkışmıştır. arı ırk yoktur oysa, arı dil de olamaz zaten. dil etkileşim demektir. öztürkçeleştirmecilik düşünce tarzı olarak türk ırkçılığından farksızdır.

ers  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:37

saçma sapan yorumların yanında güzel şeyler yazanlarda var görmek güzel birşey kısa bir şey anlatayım.

Yakın zamanda Japonya'ya fındık ihracatı yapıldı büyük miktarlarda. Bangır bangır anlatıldı söylendi ama ilk başta fındık gümrükte uzun bir süre bekledi, japonya'da neden dersiniz ?
Çünkü fındık yada hazelnut kelimesini kullanmak istemediler. Sonra üzerine bir isim yarışması açıldı, kelimeyi hatırlamıyorum şu an araştırmama rağmen bulamadım ancak enerji-güç veren manasına gelen bir kelime bulunarak kondu ve bu şekilde tanıtımı yapıldı.

dil dediğinizin kemiği yok esnek birşeydir. yamalı bohça gibi tabir etmeye gerek yok, gelişir genişler, arkadaşların yaptıkları güzel bir şey, sonuçta eski neslin konuşmalarıda bize garip geliyor, anlamıyoruz. yeni nesil için iyi bir yatırım aslında.
ancak sürekli alternatif aramaktansa bence yeni kavramlar üzerine yoğunlaşmak daha akıllıca.

Hengame | Oyundan biraz fazlası Koray KIRCAOĞLU | SinirAdam the box said 'requires windows 95 or better'. so I installed linux.
mnc  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 10:41

@mmc; merakımdan soruyorum;
japonya'da fındıklı çikolata yok muymuş yani bu zamana kadar?

fındık kelimesini kullanmak istememeleri de ilginç olmuş. halbuki "fındık" deselerdi seslendirme bile yapardık. :)

11  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 13:23

sitenin gidişatının iyi olması dileğiyle ama kılı kırk yararcasına kelimelerin öztürkçesini bulmak zor ve zahmetli iştir. Zaten her gün dünyada yeni insan türüyor. Onların hayattaki gelişiminde nasıl dilini izlemeye alcaksın ki. İnsan bu değişime açık oluyor. Ne gördüyse,duyduysa onun üzerinden dünyası dönüyor.

umarım sitedekiler bu yazımın asıl metnini bana atarlar fakat anlamam o da ayrı :)

SCAR TISSUE  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 14:37

@Anthro
Hehe o kadar uzun yazmışsın ki bir şeyler yazıyordur diye okudum ama nafile.

Yazdığını okuyunca zaten bu konuda bilgisi olmayan ama ne kadar çok yazan insan olduğunu bir kez daha gördüm söze bak; "diğer dillerin varlığını kendi bünyesinde en az barındıran diller, en iptidai diller ve en geri toplumlar olmuştur"

Bir insan bu kadar bilmeden atar, atarken de sınır tanımaz, afrikadakiler tamamen dillerini kaybetmişler onların yerini fransızca, ingilizce almıştır.

Şimdi bu adamların hepsi sömürge sana göre ise çok gelişmiş toplum olmalı.

Japonlar ise sana göre çok geri kalmalı.

dediklerin tamamen mantık dışı hiç kimse şunu unutmasın.

Bir ülkeyi köleleştirmek için ilk yapılacak şey dillerini ellerinden almaktır.

Saygılar.

BacKDooR  |  (-1 puan) 28 Kasım 2007 15:14

Anthro,
çok temiz ve anlaşılır yorumlar yaptın.
tebrik ediyorum :)

backdoor, sen devam et, millet bişeyler yazıyor işte... işi gücü yok :d

cok yasa kamil  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 17:41

Zamanında (Orta Asya'dayken) Türk hanları güzelim isimleri bırakıp Çince Yu-Şin, İt-Su (isimler sallamadır... asıl isimleri hatırlayamadım...) gibi isimler kullanmışlar...

...Sonra Türkçe İslamiyetin kabulüyle mecburen Arapça ve Farsça etkisine girdi...

...70'li yıllarda Fransızca hayranlığı da cabası...

...Ve günümüzde aynı şey İngilizce için geçerli...

Gerçi bunları biliyoruz ama öylesine ek bilgi olsun diye yazdım.

Türkçe'mizin kıymetini bilelim...
Saygılar...

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 17:58

Türkçemizin kıymetini bilmeliyiz kesinlikle bilmeliyiz fakat bu olay bambaşka...

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 18:01

Aslında yabancıları çıkarmak yerine, ÖzTürkçeleride arşivlerden çıkarıp dile kazandırırsak, ve de Japonya misalî yeni bir şey çıktığı anda Türkçe karşılığını bulurlarsa, hem dil zenginleşir, hemde yabancı kelime girişi en aza iner...

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 18:07

@anthro 'ya bazı noktalarda katılıyorum. *******************************
açılan web sitesi hakkında yorum yapmak yerine bizim insanımızın "CD","internet" vb. kelimelerin yerine başka bir şey türetmelerini boş bir çaba olarak gördüğümü açıklayayım. konu tercüme olunca hemen bak işte "bilgisayar"ı ne güzel türetmişiz şeklinde basmakalıp bir laf kullananlara da "bi git çay demle gel" diyorum.

düşünün ki karşınızda bir boksör var ve sürekli size yumruk atıyor siz de onlarca yumrukta sonra arada sırada bir yumruk atıyorsunuz ve sürekli ellerinizle yüzünüzü korumaya çalışıyorsunuz. eninde sonunda yığılır kalırsınız.

üretim yapmalıyız... bilgi, fikir, teknoloji üretmeliyiz yoksa biz bugün cd'ye isim de bulsak bir şey değişmez.

Türkçe'si olduğu halde kalkıp da yabancısını kullananlar ahmaklık yapmaktadır ("sorry"i günlük yaşamda kullanan denyolar var. "sorry"nin Türkçe karşılığı yok sanırım...SABIRRRR)

"Türkçe kelime", "Türkçeleşmiş kelime", "Yabancı kelime"

bu 3 kavram neyi anlatıyor oturup düşünün...

solusPectus  |  (1 puan) 28 Kasım 2007 19:10

@BacKDooR
Bir defa @anthro'nun kullandığı tabir, sosyolojik olarak yapılan bir araştırmanın menşeinden gelir. Yani damıtılma noktası olan bir tezdir. Lütfen bunu başka birinin "bilgisizlik" düzeyi üzerinden işlemiyelim. İşlenen başlık tez veya anti-tezdir, kişiler değil (). Burda kastedilen, angaje etmektir. Bunun doğrudan teslimet yada menfii olanı yek bırakmak söylevi aslında monolitik bir yöntemdir.
Senin burda önerdiğin yoks bu mu?

Burda bizi japonlar üzerinden yöntem önerilmesi ise pek de tutacak bir üslup değildir. Çünkü yaşadığımız bir coğrafya vardır. Doğrudankomşu olduğumuz hatta beraber yaşadığımız insanlar ve dilleri vardır. Burda japonlar örneği ile üst mekanizmadan indirilen hiçbir "üretme" faaliyeti tutmaz. Çünkü yeknesak bir toplum yoktur. Ne "emperyal" yada irrendalist tutumlarından ötürü 1905'te rusya'ya, çin'e, hatta ve hatta pearl harbor'a çıkarma yapmış bir toplum vardır. Gözü kapalı çinlileri ingilizler ile kıyıma uğratmış, kore'li kadınları askerlerine "resmi fahişe yada geyşa" atamış bir toplum vardır. Bölgede tek ve en güçlü olmak için komşularına her türlü kıyımı mazur görmüş bir toplum vardır. Bu toplumun dil konusunda da bu kadar katı -bence faşizan- bir tutumu benimsemiştir. Sonuçta hiçbir şekilde bunu kıramamışlardır. Avrupadan aldıkları lüks tüketim ürünlerinde ötürü moda'nın doğrultusunda "trend"lere karşı koyamamış resmi olmasa da sosyal hayata duhul etmiş bir "yabancı" kelimeler furyası vardır. Toplum yapımız çok farklıdır. Sonuçta avrupa'dan sadece teknoloji haricinde bir şey almadığı belirtilse de İlber Ortaylı'nın belirttiği gibi "Hiçbir toplum japonlar kadar avrupa'nın dinine ilgi duymamıştır". Bunun sonucu olarak latince kelimelerin iptidai hayatı girmediğini hangi akl-ı selim iddia edebilir ?????

Biz daha çok "ingiliz tarzı" denilen "ampirik" uygulamaları benimsemişizdir. Yani aslolan deneyimle şekillenen uslüplar. 600 hatta sene resmi dil olmadı ama yunus emre'den, nasreddin hoca'ya, derin bektaşi geleneğine kadar hepsinde sokak dili "hayatın dili" olmuştur. Bu yaygarayı tasvip etmediğim gibi yakıştıramıyorumda. İmparatorluklar kuranların torunları böyle davranacak. Asalet hayatımızın bir parçası olması gerekirken "psikolojik" rahatsızlıklarımızdan ötürü muktesebatı 250 sene olan bir toplumun bizi öğüteceğinden bahsediliyor. Yapmayın Allah aşkına, biraz tarihsel diyalektik öneririm bu mesnetsiz iddialara. Toplumların dil ve kültür hayatına "yaptırımcı" her uygulama ters teper.

Osmanlı devlet yapısını asurlular ve abbasiler geleneğinden gelen selçuklulardan almıştı. Devlet yönetim organları ona göre şekillendirildi. Doğal olarak fars kültürü yerleşti. Müslümanlığı araplardan değil fars menşeiili abbasilerden öğrendik. Acemler bize askeri organlarında çalışırken müslümanlıkla tanıştırdı. Al Makbeli geleneğinden geliriz biz kısacası. Biz aslolan din değil, devletim yönetim aygıtların işlemesidir. Devlet bizde dil hayatına karışmaz (hem iyi yönde, hem kötü yönde). Bu sebeple toplum kendini şekillendirir.

Papa türkiye'ye geldiğinde kıyametleri kopartıldı da noldu? Türkiye'de hıristiyanlık artıyor diye kıyamet kopuyordu da noldu. Kaç kişi güney amerika'da ki ortodoksluğun yükselişte olduğundan haberi vardır. Ondan sonraki sene ilk defa bir papa güney amerika'ya gitmedi mi ? (İlgilenenler için 1 2 3 4)

Asıl sorun teknolojiden salyaları akan nesillerin yetişmesidir. Gençlerimiz avrupa'ya gider, eski tahta bavullar gibi gezer gezer gelirler. Sosyal hayatlarını yaşatmazlar. Amerika'ya gitmek için parendeler atarlar, istinye'deki büyük elçilikte ama çantalarından başka bir şey götürmezler. İngilizlerin Shakespeare duymayan yoktur (bende kendileri pek severim) amma nasreddin hoca'nın büyük bir mutasavvıf olduğu kaç kişi bilir? Onun hikayelerin telmihi yada texkritiğini yapan kaç kişi gördünüz. Filmlerde bile Shakespeare hikayelerinin kahramanlarının çözümlemesini yapan gençler gösterilirde nasreddin hoca göle yoğurt enstantanesinden neşreylenir. "Parayı veren, düdüğü çalar" hikayesindeki "düdük"ün düdük değil, duduk olduğunu kaç kişi bilir.

Yapmayın Allah Aşkına yaw....

Ampouble  |  (1 puan) 28 Kasım 2007 20:02

"uğrola", "merhaba" mı demek?

ben de türkçe'nin düzgün kullanılması gerektiğini savunan bir gencim ancak bu site bizi bize yabancılaştırıyor maalesef. kendi dilimizi anlamaya çalışırken, nasıl yeni yazınsal yapıtlar üretebiliriz? dilimizi düzeltirken aşama aşama ilerlemeliyiz.

ben de çevirmenim, joomla eklentilerini çeviriyorum. olabildiğince türkçe olmasına (td bilişim sözlüğüne göre) özen gösteriyorum. arada türettiklerim de oluyor ama yerleşmiş bazı kelimeleri de söküp atmak ve yerine bambaşka kelimeler kullanmak bu kadar kolay değil.

son çevirilerimde "avatar" yerine "miniresim" kullanıyorum (bu da ne kadar türkçe orası da tartışılır) ama "avatar" kullanılan yerlerde tipografik hatalar vermeden kısa ve anlamı karşılayacak olması önemli idi. sonuç olarak bu çıktı.

"forum"un değiştirilmesi o kadar da mantıklı değil çünkü zaten "board" yerine kullanılıyor. "yazışmalık" deyince benim aklıma "forum" değil de "ziyaretçi defteri" geliyor. ne "yazışmalık" ne de "sorum", "forum"un yerini tutuyor. daha kullanışlısı bulunana dek, "forum"u kullanmak daha mantıklı tabii bence.

türkçe'yi koruyalım derken, türkçe'den soğutuluyoruz (maalesef)...

okckilinc  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 20:39

@soluspectus : türkçeleşmiş ve sindirmiş olduğumuz kelimelere evet, yabancı kelimelere hayır diyorum. yabancılaştığımız türkçe kelimelerden (ki "kelime" de yabancı derseniz "sözcük" diyelim) şuan ki dil yapımıza uygun olanları kullanalım. yoksa bundan yüzyıllarca yıl önce kullandığımız ve "öztürkçe (hadi bunu kullanalım)" dediğimiz sözcüklere dönmek çok da mantıklı değil.

okckilinc  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 20:56

Öyle deme yüzyıllar evvelki Türkçede güzel... Aslında en iyisi zengin bir dil...

Dünya(arapça kökenli), Cihan(farsça kökenli), Acun(saf Türkçe)...

Hangisi işine gelirse onu kullan...

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 22:18

@such

bir tane türkçe imla denetleme eklentisi çıkartamadı.

Eğer yanlış anlamadıysam Zemberek sizin ihtiyacınızı karşılayabilir. Şu anda Pardusta msn,ofis,firefox gibi bir çok uygulamayı imla denetimiyle kullanabiliyorsunuz.

dsilahcilar  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 22:50

okckilinc
fireboardın türkçe dil dosyasını görüp sinir krizi geçirip, dosyayı kendimin çevirdiğini hatırlıyorum :) yani kusura bakma ama bence sen çeviri yapma :)

yusucuk  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 23:36

Herşeyden önce, arkakapı -yada backdoor-, altından kalkılamayacak iddialı ithamlarda bulunmalayalım. Japonlar üzerine bir internet haberi üzerine genelleme yapmanın faydası yok. Japonya örneğini bizim için vermenin hiç gereği yoktur, zira Türklerle mukayese edilecek bir toplum değillerdir. Kendilerini severiz, sevimli, ufak tefek, insanlığa teknik kazanımlar sağlamış dostlarımızdır bunlar ama Türklerin Japonları örnek almasını salık vermek anca ulusalcı! kompleksle açıklanabilir. Kendi sahip olduğu potansiyale güveni olmayanlar böyle güvensiz koruma mekanizmalarına ihtiyaç duyar.

Japonlar küresel bir etki bırakabilecek güce sahip toplum değildir. Bizle mukayese edilecek bir uygarlık potansiyeline de sahip değillerdir. Japonlar, ya kültürlerini kaybetmek yada buna faşistçe karşı koymak durumunda kalmış toplumdur. Yoksa biz o japonların GSMH'larının yarısına sahip olabilecek olsaydık şu an, dünyanın durumu bambaşka olurdu. Türkçe konuşan sayısı da, öğrenmek isteyen sayısı da bambaşka olurdu. Türkler anca anglo-sakson geleneği ile mukayese edilebilir. Ki onların dil maceraları da tarihi maceraları da kendimize ne kadar uzakta görsek en çok türklere yakındır.

Diğer taraftan afrika'yı örnek vermeden önce sadece iki dakika düşünecek olsaydınız örneğin yersiz olacağını anlardınız. Afrikalılar sömürgecilik öncesi hem kültürel olarak hem ticari olarak hem de dil olarak yalıtılmış toplumlardı, Yine Okyanusya yerlileri de. Dilleri başka dillerin saldırısına maruz kalmıyordu ama uygarlık ve teknik düzeyleri de hiçbir değişim ve gelişim yaşamıyordu. Yalıtılmış toplumun sonucu budur. Daha sonrasında ise bir başka uç yaşandı, bu kez dillerine başka dillerden kelimeler girmedi ama geri kalmışlıkları neticesinde yaşadıkları sömürgecilik sonrası dillerini tamamen katledip yerine o korumacılıkta örnek verilen fransızca gibi dilleri yerleştirmeye, kendi dillerini tamamen ortadan kaldırmaya kalktılar. Yani demek ki yalıtılmış bir toplum yaratmak esasında o toplumu korumak değil, sömürge olmasına imkan sağlamak anlamına geliyormuş. Bizi üstün yapan da Asya kültüründen İslam kültürüne, Avrupa kültürüne pekçok kültüre açık bir medeniyet oluşumuzdur. Büyük laflar ederek örnek vermeden önce elmalarla armutları karıştırmamalıydınız.

Neyse aklıma nedense bir söz geldi: "Dinime küfreden bari müslüman olsa." ben önkapıdan çıkıyım bari. Arkakapılar tercihim değildir de.

Anthro  |  (1 puan) 29 Kasım 2007 01:56

dsilahcilar

Eğer yanlış anlamadıysam Zemberek sizin ihtiyacınızı karşılayabilir. Şu anda Pardusta msn,ofis,firefox gibi bir çok uygulamayı imla denetimiyle kullanabiliyorsunuz.

evet zemberek adlı yazılımı biliyorum pardus ve open office dışındada kullanılmadığınıda biliyorum. ve sırf bu yüzden program yazmayı öğrenmeyi bile düşünüyorum. bu arada bu bildiri birşey daha öğretti bana ama zaten foruma dönmüş durumda olan yorum sayfasına yazılacak şeyler değil.

Such  |  (0 puan) 29 Kasım 2007 02:52

@yusucuk özel olacak ama çevirilerimle ilgili eleştrilerinizi okckilinc.at.gmail.com adresi üzerinden iletirseniz sevinirim. gelen öneriler doğrultusunda güncel sürümlerde gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

okckilinc  |  (0 puan) 29 Kasım 2007 10:11

Değerli yorumcular,

Öncelikle birçok kişinin, eleştirmek istediği türden kişilerin yerine düşmekten kurtulamadığını belirtmek istiyorum. Bu yazıya yorum yapanların çoğu, belki de ilgili yerliğe girmeden ahkâm kesmişler. Sahibi ve tek koruyucusu Türkler olan kutlu bir dili yüceltmek adına canla başla çalışan genç kardeşlerimizin, ağır sözlerle eleştirilmeye çalışılması, gerçekten beni üzdü.

Bu konuda düşüncelerimizi belirtmeden önce şunu kesinlikle göz önünde bulundurmalıyız: İlgili ağ kümesi, 10.000 ~ yıldır işlenerek günümüze kadar gelen güçlü ve köklü bir dili korumak amacıyla açılmıştır. Yani oradaki kişiler, Türk ulusunun temel taşlarından olan Türk Dili'ni yüceltmek adına çaba gösteriyorlar. Yalnızca bu duruşa sahip olmaları bile, onlara saygı göstermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bu arkadaşların yaptığı bütün çalışmaları destekleyecek, önerdikleri sözcükleri kullanacaksınız diye bir şey yok. Hem birçok "saçmalık" diye nitelendirdiği sözcüklerin çoğu, atalarımız tarafından kullanılmış ve bugüne gelene kadar Anadolu Türkleri'nce unutulmuştur. Yani oradaki sözcüklerin büyük bölümü, uydurma falan değildir.

"Ah, nerede o günler?" diye iç çekip toplumumuzdaki bazı değerlerin ve ilişkilerin artık çok zayıfladığını söyleyen bizler, neden dilde özleştirme yapan kişilere karşı "yıkıcı" eleştiriler yapıyoruz? "Yazışmalıkmış, peh..." gibi ifadelerle, niçin bir yabancının bile yapamayacağı biçimde dilimizi küçümsüyoruz?

Sömürgeci devletlerin baskısıyla dilimize giren binlerce yabancı sözcük karşısında duruşumuz kesin olmalıdır. Madem ki bu dil bizim ve artık apaçık yürütülen bir emperyalist dalga var, bizim yapmamız gereken şey bütün değerlerimize olduğu gibi dilimize de hakkıyla sahip çıkmaktır. Dilimize sahip çıkarken de ölçülerimizi tutarlı hâle getirmek, yapacağımız işi anlamlı kılar.

Ziya Gökalp'in Türkçeleştirme üzerine güzel bir dörtlüğü var:

Uydurma söz yapmayız,
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş Türkçedir,
Eski köke tapmayız.

Bu dörtlük, yapmaya çalıştığımız her şeyi özetliyor. Yalnız, "Türkçeleşmiş" sözcüğünü iyi kavramak gerekiyor. Eğer siz, kendini "aydın" göstermek adına, anlamını doğru düzgün bilmediği yabancı sözcükleri sıralayan aciz insanların kullandıkları "irrite olmak, trip yapmak" gibi ne olduğu belirsiz söz öbeklerini Türkçeleşmiş sayıyorsanız, biraz daha düşünmeniz gerekiyor. Türkçeleşmiş derken, dilimize "deyimlere girecek kadar" yerleşmiş sözcükleri kastediyoruz. Böyle sık kullanılan ve Türkçede karşılığı bulunmayan sözcükler, artık Türkçeleşmiştir ve bunları dilden atmaya çalışmak doğru değildir. Doğru olan, Türkçe kökenli olmayan bütün sözcükler karşısında her zaman Türkçeden yana olmak; fakat bunda abartıya kaçmadan dili kısırlaştırmamaktır.

Özetle, Türkçenin bizden başka koruyucusunun olmadığını bilerek, Türkçenin özleştirilmesi gibi hassas bir konuda sırf birilerinin ilgisini çekmek için düşünmeden yorum yapmak, çok yanlıştır. Burada ilgili yerliğin çalışmalarını "saçma" bulanlara diyeceğim şudur: Türkçeyi korumak adına ahkam kesmeden önce, gidip kendilerine 'Türk'çe bir takma ad alsınlar.

Esen kalın...

Bilgicik  |  (-1 puan) 06 Eylül 2008 00:19

Yalnız sağlam hortlatmışlar konuyu ha :)

sku  |  (0 puan) 06 Eylül 2008 04:43

bence en iyisi osmanlıca.

mesela günlerce blog yani internet günlüğüne türkçe bir isim bulmaya kalkıştılar ama bişey çıkmadı ama gecenlerde bir kitap okudum içinde ruzname diye bir kelime geçiyordu anlamı günlük kişisel günlük manasına geliyor blog yerine ruzname desek daha güzel olmazmı hem bizim kültürümüz hem bizim kelimemiz.son bişe osmalıcada aradığın her şeye nerdeyse birden çok karşılık var buda gösteriyorki ne kadar zengin bir dil olduğu yani illaki bir öz kültür istiyorsak karşımız da koskocaman osmanlıca var yok salt türkçeye bağlı kalırsak sonu uygurca kadar .

martraks  |  (1 puan) 06 Eylül 2008 08:46

başka milletler dillerine başka milletlerin kelimelerinden katmayı hoşlanıyorlar, biz ise tam tersi bir durumdayız.

şahsi fikrim, kelimeler türkçeleştirken pragmatik davranmaktır. yani gerçekten güzel bir kelime bulunduysa kullanılabilir.

Mesela Bilgisayar kelimesi süper bir kelime. esnek ve kullanımı kolay. artık computer demeye gerek yok. Ama otobüs kelimesini "oturgaçlı götürgeç" e bin kere tercih ederim.

türkçe kelimeler uyduracağız diye gülünç duruma düşmemek gerek. forum=yazışmalık denmiş mesela. sizce anlamını karşılıyor mu? kesinlikle hayır. ama sekretarya için yazışmalık güzel bir kelime...

edit: matraks, yorumunu yeni gördüm tevafuğa bak :) benim ruzname adıyla bir blogum var zaten.

mustasim billah  |  (1 puan) 06 Eylül 2008 09:22

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu