Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "olympus m.zuiko digital ed 14–150mm f4.0–5.6"

\

Bu yazının çıkış fikri, Hürriyet gazetesinin geçen pazar günküinsan kaynakları ekinde ersan özer ile yapılan röportaj oldu. böyle röportajları çok severim hele ki işin içinde başarılı bir türk (girişimci) varsa. Ersan özer’i belki hatırlamayanlar olabilir hemen hatırlatayım; kendisi aralarında itiraf.com(haber), siberalem.com, ideefixe.com (haberi), İstanbul.net ve şu sıralarda da uzmantv.com projesi ile yer alan çok başarılı biri. son günlerde işler iyi gitmese de. Bakmayın siz bazı dünya insanlığının bazen bizi Arap gibi görmesine, zannetmesine; halbuki dünya çapında bir çok sporcumuz, iş adam/kadın larımız, markalarımız, bankalarımız, kulüplerimiz (Fenerbahçe, g.saray ve Beşiktaş, efes pilsen) var ve herkes onları, yaptıkları işleri, markalarını tanıyor. Örnek mi istiyorsunuz? Alın size dayanıklı tüketim alanında ülkemizin en büyük 2 firması arçelik ve vestel. Kendi alanlarında En büyük 500 firma arasındalar. Ha keza bankacılıkta öyle. Akbank, iş bankası, finansbank(yunanlılara gitti), oyak bank(Hollandalı ing bank satın aldı), dışbank (sonradan fortis oldu) ve Garanti bankası. üst düzey bankalar ve hepside bu konuda çok başarılılar. bazılarının yabancılara satılması iyi mi, kötü mü oldu konusu ayrı ama benim şahsi fikrim soruyorsanız pek iyi olmadı derim.. Gelelim sporcularımıza nbade oynayan hidayet(hedo) Türkoğlu ve Mehmet okur (memo resmi web sitesi). Artık onları bilmeyen yok sanırım. İşadamlarımız rahmetli olanVehbi koç ve Sakıp sabancı arkalarında dev markaları yeni kuşaklara bıraktılar.mustafa koç, Ferit şahenk ve sayamadığım diğerleri hepsi çok başarılı.
\
Her şey iyi güzel de her yerde üst düzey konumdayız ama bilgi teknolojisi olma yolunda uçar hızla(!) giden ülkemizde internette durum ne peki? Yani işin özü ülkemizden çıkan bir web uygulaması, web sitesi interneti sallayabilir mi? İşte yukarıda yazdığım güzel örnekleri burada maalesef göremiyoruz ve maalesef cevap (şimdilik) hayır bunun belli başlı kısa sebepleri var onları yazalım:
1. elinde projesi olan kişilerin ekonomik yetersizlikleri
2. uygulamaya dönük sıkıntılar
3. özgün, yaratıcı fikirler bulamamak
4. yabancı dil sıkıntısı (halbuki dünya türk olsa hepsi çözülecek(!) )

Elbette ülkemizden bir google, yahoo, microsoft gibi devlerin çıkmasını zaten beklemiyoruz ama alanında da özgün siteler bulmakta çok zor, çıkan olunca da işi yüzüne gözüne bulaştırıyor. Örneklerle başlayalım isterseniz. Herkesin tanıdığı blograzzi mesela.ilk açıldığında herkesin çok büyük ümit bağladığı yeni nesil (web 2.0) bir toplist olmaktan öteye gidemeyen, adam kayıran ve başlangıcından bugüne kadar sürüsüne bereket yanlış adımlar atan blograzzi. Hadi işi bilen biri (arda kutsal) yapmasa bunu acemiliğe vereceğim ama işi bilen(!) birisi yapınca vahim bir durum alıyor. Şu sıralar herkes blograzziden şikayetçi. Webrazzi ne kadar güzelse blograzzi de o kadar kötü durumda. Acı ama gerçek. Yanılıyorsam lütfen düzeltin.

\
Geçelim oyyla.com sitesine buraya yerli malı digg diyebiliriz. burada da durum aynı ilk başlarda durum fena değildi ama sonradan havası kaçan gazoz sendromu burada da kendini gösteriyor. digg etkisi hiçbir zaman olmayacak, olamaz. her zaman ilk yapılan, ilk bulan malı götürdüğü için oyyla.com da maalesef başarısız kalıyor. Tusul.com ve webiket.com da bulunuyor ama şu sıralarda tusul.com lider gibi. Webiket ise düşüşlerde. Gelelim sosyalleşmeye çalışan web sitelerimize. İlk başlarda ortalığı yonja.com (haber) ve zurna.com silip süpürüyordu sonra şehre facebook adında biri geldi pir geldi hiçbiri artık eskisi gibi iş yapamaz oldu. Evimizin bakkalı Sosyomat dahil. Halbuki etiketleme (tag) mantığı üzerinden sosyomat daha da farklı olabilir. Orkut.com da durum biraz farklı alman gurbetçi stili gibi ne desem yalan olur ama oldukça popüler olduğu su götürmez bir gerçek. netlog ise profile bakıp kız bulmak isteyenlerin adresi istiyor.us ve webdeki.net ise var mı yok mu belli değil? Gittigidiyor’a bakalım hah evet belki de elle tutulur birkaç siteden birisi ebay sağolsun o da olmasa ne kullanacaklardı değil mi? Her ne olursa olsun başlı başına bir başarı örneğidir. Sonra bir mynet var ki kendisini çok severim nette hiç aklıma bile gelmez bırakın hiç gelmesin. youtube popüler olunca hemen tam türk işi pikniktube çıktı sonra izlesene.com, vidivodo.com vs vs. cember.net vardı o da satıldı nokta.com var ki epey şirket satın aldılar ama onlarda Türkiye sınırlarında büyük olmaya oynuyorlar gibi, çözemedim. İnşallah devamını getirirler. Fotokritik.com var epey güzel, tutuluyor ama onda da bir şeyler eksik gibi yerelleşelim güzelleşelim muhabbeti. belki de tek güzel olan site yemeksepeti.com.konuyla ilgili haberi.

\

Bu arada hemen bir dip not düşeyim yazıyı yazarken çoğu kişiye sordum: Ülkemizden çıkıp interneti şöyle derinden sallayabilecek bir site ya da uygulama çıkar mı? Herkes aynı cevabı verdi: “ hayır, çıkmaz”. Türkçe dünya dili olursa belki o zaman bir şeyler yapabiliriz diyen de yok değil. Bizim neyimiz eksik, üniversitelerden binlerce yeni mühendis çıkıyor ama daha bize bi’ faydasını göremedik. vizyon, misyon, ileri görüşlülük, anı yaşamak mıdır sorunumuz nedir? Bizden niye bir digg gibi delicious benzeri ya da ne biliyim işte sarsıcı web uygulaması, web sitesi çıkmıyor? Bunun da sebepleri fazlaca ama kısaca özetlemek gerekirse diyelim siz çok güzel konular hakkında iyi şeyler yazıyorsunuz örneğin çalıntı içerikle mücadele için yazmayaı bırakan
Süleyman SÖNMEZ ve güneşin tam içinde sitesi. bu yazdıklarınızın, o kadar emeğinizin başkaları tarafından c/p (kopyala/yapıştır) yapıldığını görünce enayi yerine konuyorsunuz resmen ve yazma şevkiniz kalmıyor zaman zaman bildirgeç için yazdığım bildirileri başka yerlerde görünce ben de aynı şeyi düşünmedim değil. sırf tüketen, tüketmeye alıştırılan, düşünmeyen ya da düşünmeyi bile başkalarından araklayan bir zihniyetin bırakın interneti, sanal yaşamı, normal hayatta bile başarılı olması çok zor, umarım ben yanılırım. sanırım olmayacak duaya amin demeye çalışıyoruz. herkese iyi günler, görüşmek üzere.

konuyla alakalı olarak;
Yeni Dünyanın New York Times’ı Digg.com mu?

web 2.0 stratejileri

Büyük medyanın web girişimlerine ilgisi

 | 48 yorum var 
 | 28 Şubat 2008 08:05 

Yorumlar

wanadooo güzel bir yazı.deyinilemsi gereken bir konu.ama şu bence bir yanılgı.Türkiyeden dünyaya mal edilebilen orjinal bir fikir çıkar mı? bence çıkar neden çıkmasın.Sadece strateji farklılığı.blograzzi veyahut diğer siteler ana dili türkçe bu tarz bir sitenin dünya üzerinde tutulması beklenemez zaten.1. şart site dilinin ingilizce olması gerekir.

2. bahsedeciğim olay site sahiplerinin yeni teknolojileri takip edip etmemesi.bakıyoruz türkiyeden en fazla takip edilen siteler genelde haber siteleri.Türkiyede bunun çeken milliyet, internethaber,haber7 vs. çekiyor.dünyada başı çeken ise bbc,cnn,nytimes,time.com, vs. şimdi bir ziyaretçi olarak nasıl ikisini karşılaştırabilirim ki.mümkün.bizimkilerdeki mantık:gördüğün her pixele reklam yapıştır.renkleri veya biçimi önemli değil sadece parasından haber et.ve karşınızda girilemez okunamaz bir haber sitesi çıkıyor.

3.değineceğim konu ha türkiyede güzel orjinal bir site yokmu yazıdada belirttikleri gibi gittigidiyor hernekadar örnekleri olsada işini doğru düzgün yapan bir site.birde ekşisözlük var.gerçekten orjinal.zaten internet kullanıcılarıda bunun hakkını veriyor.en prestijli sitelerden birisi.neden dünya çapında değil çünkü ing. değil.bence bunun dünyaya açılımı olsa eğer gerçekten hoş bir bilgi kaynağı meydana gelir.ve gerçekten o zaman diyebiliriz ki işte türkiyeden bir site dünya çapında da tutulabiliyormuş.

abdomin25  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 09:18

Ülkenin ekonomik durumunun bu olaya çok farklı boyutlarda etkisi bulunuyor.
1- ABD, Dünya çapında, kafası çalışan, iyi eğitimli insanları yüksek kazançlar ve iyi yaşam koşulları ile çekiyor. Yahoo'nun, Google'ın ya da Paypal'ın sahiplerinden en az birinin Rus, Çinli vs. olduğunu görebilirsiniz. Keza bahsi geçen Orkut Büyükökten de böyle. Site sahiplerinin haricinde yüzbinlerce Hintli, Çinli ve Rus yazılımcı ABD'de de kendini kanıtlamaya çalışıyor.
2- Aynı şekilde üniversiteler de iyi hocalara aynı sebepten sahip oluyor. Daha iyi hocalar, daha iyi maaş ve iyi yaşam koşulları nedeniyle ABD üniversitelerinde ders vermeyi tercih ediyor. Sonuçta daha iyi üniversite ve daha iyi eğitim çıkıyor ki bu da hocalar için yeni tercih sebebi ve Stanford gibi sürekli yeni internet zengini üreten üniversitelerin var olmasına neden oluyor. Kafamızda hep, 'bize imkan verilse çok daha iyisini yaparız' gibi bir düşünce olsa da eğitimsiz Google'ın, Facebook'un olmayacağı artık su götürmüyor..
3- Boş vakit. Evet, çok çok önemli bu boş vakit denen şey. Ha, ABD'linin var da Türk'ün yok mu diyeceksiniz. Evet, yok.. Ortalama bir Türk, üniversite mezunu, eğitimini tamamlamış, artık bir web girişimine imzasını atmak isteyen birisi bir-iki yılını bu işe ayırması gerekiyor ki, proje tamamlanıp hayata ve belki de kâra geçsin.. Ancak üniversite mezunu birinin 2 yıl işsiz kalması, geçim kaynağının olmaması hem Türk sosyal yapısında kabul edilebilir değil, hem de açlıktan ölür bu adam bu sürede. Ancak ABD gibi daha sağlam ekonomik yapıdaki ülkelerde basit işlerle haftada 20 saat gibi bir süre çalışmak hayatı bilgisayar başında geçen bir insanın yemek, kira gibi ihtiyaçlarına yeterli bir maaş çıkarır. Bakınız amazon.com, Jeff Bezos bir çok Fortune 500 web şirketi gibi 'garaj'da doğmuştur.. Var mı böyle bir imkanı olan :)
3- Bahsettiğiniz dil sorununa, kültür farklılığını da eklemek istiyorum. Ersan Özer, bildiğim kadarıyla itiraf.com'un Türkiye'de fırtınalar estirdiği günlerde sitenin İngilizce versiyonunu yapmak için bir çaba sarfetti. Hristiyan kültüründeki günah çıkartma anlamına gelen confessions.com gibi birşey açmışlardı ancak artık onun da esamesi okunmuyor. Dolayısıyla, Dünya pazarlarında tutunmanın çok kolay olmadığını, sadece iyi bir fikirle ya da salt pazarlama çalışmasıyla olmayacağı da çok net bana göre.

Global kullanıcıyı bir araya getirecek, benzerlerinden farklı, word of mouth marketing gibi yeni nesil bir tutundurma çabasını benimsemiş, kâr modeli olan bir çalışma olması lazım.. ve bunun artık rastgele olmadığını, sadece kafası gerçekten zehir gibi çalışan insanların başarılı olduklarını görüyoruz yavaş yavaş.. ilk başlardaki, herkesin kendi medyasını yaratabildiği, zengin olabilmek için tek dayanak noktası olma durumundan çıktı artık internet.

Bence Türk girişimcinin öncelikle Türkiye pazarında başarılı olacak ürünler geliştirmesi gerekiyor. Belki ABD'de yaşayan, bu kültürün tam ortasında, Silikon vadisinde bir network'e sahip Türk arkadaşlar global proje çabasında bulunabilirler. Diğerlerinin, bizlerin, şansı hiç yok denemese de oldukça düşük bana göre..

Sevgiler.

Loove  |  (3 puan) 28 Şubat 2008 10:09

bi hakia vardı ama o da betamı ne bi türlü çıkış yapamadı.
crysis var bide :)

yunusss  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 10:32

güzel ve doğru bir yazı.biz öyle siteleri ancak sponsorumuz ve hızlı internetimiz olduğu zaman yapabiliriz

£<®¥©£
lkrycl  |  (1 puan) 28 Şubat 2008 10:45

sponsor ve internet hızı konusunda çok haklısın @lkrycl benim aklımda ne projeler var her seferinde takıldığım nokta hep para para para oluyor bu imkanlar sağlansın yapılabilcek çok şey var. türkiyede datacenter sayısı çok bu sayının artması gerek aynı zamanda buna oranla telekom ve onun benzeri firmaların kendi altyapıları ile türeyip interneti ucuzlaştırmaları gerek hepsi birbirine bağlı ve zincirleme gelişir.

5 dolara 10 gb alan veriyor ABD host firmaları ve daha bunun gibi nice rekabet mevcut fakat ülkemizde ne kalite mevcut çoğu zaman, nede kalite olduğunda ekonomik olması mevcut. altyapı eksiklerimiz çok fazlaa bunları gözardı etmemeliyiz.

yok2504  |  (1 puan) 28 Şubat 2008 10:56

önümüzdeki on yıllarda dünya çapında her alanda oldukça önemli firmalar çıkarcağımıza eminim...türkiye ancak 80'lerden sonra ve hatasıyla sevabıyla özal'dan sonra global düşünmeye başladı...

wanadooo , ülker ve enka çok önemli firmalar, birde yurtdışında havaalanları kuran tav firmasını unutmuşsun....bu arada yunanistan'ın turizmden çok büyük paralar kazandığını bu alanda halen istenilen yere gelemediğimizi unutmayalım...

gaykedi  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 11:11

myschoolog var. 17 dilde çalışan, ödül almış, dünya çapında bir uygulama. Ama çok spesifik bir alana hizmet verdiği için sanırım listenize girememiş...

kara  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 11:28

Düşünce ve Fikir çok aslında hepimizin aklında ya da geçmişinde şu anda var olan şeyleri düşündüğümüzü inkar etmeyelim. Neden olduramadık? En önemli sebep ülkemizdeki insanların birer parazit gibi sürekli başkalarının sırtından geçinerek hayatlarını devam ettirmeleri. Kime ve neye güvenerek projeni birilerine anlatabilirsin :) ondan sonra ki sorun ise ekonomik özgürlük. Bizler hayat mücadelesi içinde sadece ve sadece hayatımızı idame ettirmeye çalışabilirken bulduğumuz fikirleri nasıl hayata geçirebiliriz ki?
Ve diğer kategorisine soktuğumuz sorunlar; internet hızı, teknolojik yetersizlik, destek görememe v.b durumlar.

Yazı çok güzel sonuna kadar satır atlamadan okudum. Araştırma ve bilgiler için teşekkür ederim. Yalnız ben de yukarıda cevap yazan bir arkadaşıma katılıyorum, Türkiye' de çok iyi iş çıkarak kişiler ve projeler var ileride bu daha da artacaktır. Ama şunu da ekleyeyim artık her projenin bir orjinali kesinlikle var. Siz aynısı olmasa bile farklı şekilde o projeyi hayata geçirseniz bile diğerleri tarafından "çakma" olarak adlandırılacaktır. İşte bence bu düşünceyi yıkmamız gerekli.

kadirgunay  |  (1 puan) 28 Şubat 2008 12:06

destek, destek, destek... ülkemizde her manada destek eksik. gerek teknik, gerek maddi. Hani deniyor ya(ya zar da belirtmiş yazıda) bu şirketler hep garajda ortaya çıktı diye... Bu pek de doğru değil. O garajda ortaya çıkan markaların ardında üniversite fonları, kişisel sermayeler, yerel sermayeler var hep. Bir google'ı hop diye garajda yapmak hiçbir yiğidin harcı değil.

E bizde eksik ne? kimse başkasının fikirine gereken önemi vermiyor. Şöyle örnek vereyim. Bir arkadaşım bir buçuk yıldır web 2.0 alanında ciddi bir proje üzerinde çalışıyor. Çok da sağlam girişti bu işe. bu proje kapsamında siteden ödül vermesi gerekiyor kullanıcılara. Fakat Milli piyango idaresi dilekçeyi ya da her neyse ilgili yazıyı faksla yollamadığı ve en üstüne dilekçe klişesi olarak tabir ettiğimiz "bilmem ne bilmem ne müdürlüğüne" yazmadığı, ve en altta kendi ismini değil de kuracağı sitenin ingilizce olarak ismini yazdığı için toplam da tam 4(dört) defa reddedildi. her reddedilmede bu zırvalıklardan biri gerçekleşti. Fazla söze hacet yok bence.

ChatterBoxTr: Bi' göz at.
afs  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 12:21

kısaca söyliyeyim, nah çıkar:) bizdeki altyapılarla çok zor, ancak yurtdışında yaşayan Türklerin böyle bir şansı var, Altyapı hizmetlerini yurtdışından alsanız bile, bence o kadar büyük oynayabilmek için sizinde sistemlerin başında olmanız lazım. inşallah beni yanıltan birileri çıkar:)

nowhere76  |  (1 puan) 28 Şubat 2008 12:31

bizim de kapı gibi internet mahir'imiz var unutmayalım arkadaşlar :p

gaykedi  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 12:39

ben şimdi anlamadım, burada bahsettiğiniz şeyler gayet kendi internet alışkanlıklarınızla ilgili ve eleştirileriniz bu iyi bir proje, bu kötü olmuştan öteye gitmiyor. bu kadar emek verdiğiniz bir yazıda birbirinde farklı kulvarlarda kalan bu web girişimlerinin, kendi kullanıcı portföyü dahilinde farklı sorunları ve kullanıcıların devamlı gelişen istekleri ekseninde tartışsaydınız (ki sanırım böyle bir yazı tez çalışması veya kitap olabilir ancak) daha verimli bir yazı ortaya çıkmış olurdu. 3 aşağı 5 yukarı bildirgec.org müdavimleri (ben de aralarında olmak üzere) bu yazdıklarınızla paralel internet alışkanlıkları gösteren ve tesbitlerinizin dahilinde olan insanlarız.

ancak mynet ve blogcu gibi siteleri biz kullanmıyoruz diye başarısınıda göz ardı etmek çok haksız bir davranış. şirketlerin müşteri profilleri ve hedefleri, facebook'dan farklı olabilir ama hedeflerine ulaşığı sürece bu girişimlerde en az facebook kadar başarılıdır.

ayrıca bir eleştiride başarılı türk kurum, kuruluş ve şirketleriyle ilgili olan yazınızın giriş bölümüne olacak, çünkü burada bahsettiğiniz bu başarılı aktörler küreselleşmiş dünya düzenin yerel aktörleridir ve son kertede bizim hayatımıza ve dünya tarihine onuda geçtim bizim coğrafyamızın tarihine zerre bir katkısı olmamış ve yok olduklarında sadece yok olacak kurumlar ve kişilerdir. neyse uzatmamyayım, saygıyla.

venq  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 12:58

Türk Sineması ile Türk İnternet dünyasının kaderi birbirine benziyor. Güzel senaryo yazacak, iyi fikir ortaya çıkaracak kişilerin sayısı az. Bu arada yazı güzel olmuş. Analizlerin devamını bekleriz...

selcukhoca  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 13:51

wanadooo öncelikle yazın için teşekkür ederim. Bu son haftalarda bende böyle bir haykırışta bulunma içerisindeydim. Sen benim yerime yapmışsın. Teşekkür ediyorum. Başlıgı gördüğüm gibi daldım içimden bi sürü şey yazmak geliyordu fakat benimle aynı düşünen bi sürü insan olduğu ve aynı şeyleri yazacağım için tekrarlamak istemedim. Loove ve venq adlı arkadaşıma katılıyorum sonuna kadar. Ayrıca burda 3 sebep daha var.

1- Türkiyede orjinal fikirleri koruyan bir kurum yok. ben düşüncemi koruyamıyacaksam. peşinden gitmenin de pek bi anlamı oldugunu düşünmüyorum. Sanırım insanların koşmamasının da bir sebebi bu.

2- Sponsor diye bişeyi unutmamız lazım. Sponsor diye bişey yoktur türkiyede. hepsi hikaye. kuluçka sürelerini bizzat yaşayan bir kişi olarak konuşuyorum. Bu ülkede kendi paran varsa bişeyler yapabilirsin yoksa yapamazsın. Çünkü Doğru veya yanlış, her kişinin veya her firmanın kendine göre büyüme fikirleri var kendi fikirleri dururken size sponsor niye olsunlar ki ? biz fikri olup parası olmayan insanlar böyle oturuyoruz işte. Parası olanlar bebek sahilinde restoranlarda fink atıyor. Bu akşam hangi karıyı eve atsam derdinde ...

3- Global kazanç. ABD çok büyük para kazanan projeleri kendisi yapabilecekken kendisi kazanabilecekken sizin büyümenize asla izin vermez. Kusura bakmayın ama sosyal imleme sitelerini herzmaan saçma bulmuşumdur hiç kullanmadım şuana kadar kullanmayı da düşünmüyorum. digg in fiyatı şuan 800 milyon $ ediyor :) türk yapsa onu fiyatı 100 $ gülmeyin çok ciddiyim. 3. eksimiğimizde abd vatandaşı olmamamız.

umarım türkiyeden büyük bir proje çıkar. Umudum olmasa da ...

pyromus  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 14:26

reklam ajanslarinin eline dusmus, ici bos binlerce kampanyaya milyonlar akıtan firmalarin turkiyede eli kolu baglanmis durumda,
cok konusup hic isten anlamayan pazarlamacilarla gece partilerde lansman adi altinda yemek icmek disinda bu ulkede elle tutulur proje yapmak kimseye nasip olmayacak,
patronlara ici bos piyasa arastirmalari sunan, 2-3 powerpoint dosyayasi ve jaguar gosterip murat 131 yapan ajanslar oldukca hepimize gecmis olsun,
allahın sopası yok, zilyon para verip satamayacak urunleri gozbebegi sanip zarar ettiklerinden icimden kıs kıs guluyorum..

totallyalien  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 14:49

yurt dışında çok önemli web projelerinin para kazanmak ilk amacından öte hep amatör ruhla başladığı dikkatinizi çekti mi arkadaşlar, biz de ise sanki herkezin öncelikli amacı para para para gibime geliyor....

gaykedi  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 15:07

büyük ihtimalle amerikan vatandaşı olsanız, amerika'da yaşıyor olsanız, hayatınız daha yavaş tempolu, daha kolay geçecekti.. ama bunu da gerçekten istiyor musunuz?
maymun iştahlılık yapmadan düşünün.. ben şahsen ortalama bir işte çalışıp göt büyütme eylemini burada da yapabilirim.. okyanus aşmama gerek yok onun için..
google'ı yapan adamları örnek gösteriyorsunuz mesela.. biri amerikan asıllı rus.. 18 yaşından itibaren olan biyografisini okuduysanız, hayatının hiç bir evresinde şurdan burdan ödül ya da takdir almadan ilerlememiş.. stanford'da master+doktora programını yarıda kesip (ki bitirmezseniz stanford'lıyım diyemiyorsunuz) etraftan $1 milyon toplayıp google işine girişiyor..
bu zenginlik, başarı, önüne koyulmadı yani..
siz de onun konumunda olsaydınız, "yaparım abi, sponsor olsunlar bana, acaip fikirlerim var, gerçekleştirene kadar deli gibi çalışırım" diyebilecek miydiniz?
hadi adam size sponsor oldu, hisselerinize para yatırdı ve değerlenmelerini bekliyor, beceremezseniz hayatınızın büyük bir kısmını, belki de tamamını, o adama para ödeyerek geçirirsiniz..
"o yok şu yok" demeden önce gerçekten olmasını istiyor musunuz onu düşünün.. ideali olan adam türkiye'de bir üniversiteden mezun olup MIT'ye, caltech'e gidebilir sonuçta.. olmamış bir şey değil..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..
normandy  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 15:21

daha piyasada delicious ve digg yokken türkiye'de limk.com vardı, fakat türk zihniyetinde pek girişimcilik ruhu, cesaret fazla yok, hani ünlü bir slogan vardır ya 'Think global act local' bizde think local oluyor sadece. mesela limk.com (ismi de dünyaya açılmaya gayet müsayit) global düşünseydi belki de milyon dolarları götürecekti.
tabi asıl ana neden bütçe, hepimizin bildiği gibi internetin tek gelir kaynağı reklam verenler fakat türkiyede reklam verenler interneti henüz pek tercih etmiyor böyle olunca da türkiyedeki normal bir vatandaş tek başına sunucu giderlerini dahi karşılayamıyor.
Bir diğer neden; bizde (haklı) bir önyargı var, türk malıysa, türk yaptıysa kalitesizdir.
sizlerin belirttiği yabancı dil sıkıntısına kesinlikle inanmıyorum, benim sağlam bir projem olsun onu arapçaya da japoncaya da bir şekilde çevirtebilirim. hatta bu işi internette cüzi rakamlara yapan tercümanlar var.

yenidem  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 15:50

iki saattir konuşuyoruz bi kere myschoolog demedik dicektim ki baktım yukarda biri demiş. ahmetalpbalkan nerede ya kaçırmazdı bu tip şeyleri :)

[utanmadan bide gelip "işte bu yüzden çıkmıyor projeler" demeyin kendinize yazık edersiniz :)]

yusucuk  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 16:19

myschoolog'a babannem bile üye. o kadar sarsıcı, o kadar derinden etkileyici bir servis anlatamam.

işe saygılıyım fakat myschoolog kişisel bir ortam sunduğundan kullanıcılarına burada anlatılmak istenen şeylerle pek bağlantılı değil. bu yüzden de ismi pek sık telaffuz edilmiyor olabilir değil mi ama?

google ncr'da myschoolog

artmazsa yetmez. altmışsa yetmiş.
ngagerz  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 16:40

ya ngagerz ben sitenin sahibinin her yerde çıkıp "17 yaşındaki türk gencinin müthiş başarısı" tadındaki sözlerine, hareketlerine taşlama yapmak gibi bi amaç güdmüştüm fakat beceremedim heralde. Çok beğendiğimden değil aksine neden bu tip projeler çıkmadığına dair bi örnekti sadece...

yusucuk  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 16:50

yusucuk, utanmaya sıkılmaya gerek yok. olan biteni söylüyoruz. @ngagerz'in dediği gibi ağ projesi kişinin ikinci işi olmamalı. ama mecburiyetten genelde 2. iş oluyor, çünkü projen istediği kadar sağlam olsun onu ilk aşamada ayakta tutabilmek ve karnını doyurabilmek için ek (asıl) işini devam ettirmen gerekiyor.
mesela sen myschoolog demişsin, bildiğim kadarıyla o projeyi gerçekleştiren ilköğretim veya lise öğrencisi bir kardeşimizdi, onun doğal olarak o yaşta geçimini sağlaması için kazanması gereken para yok, bu yüzden tüm zamanını o proje üzerinde geçiriyor belki de.
benim verdiğim limk örneğine bakalım;
şimdi bildiğim kadarıyla proje sadece 1 kişi üzerinden geliştiriliyor ve bu kişi sanmıyorum ki sadece o site üzerinden ettiği gelirle yaşamını sürdürsün bu yüzden ayrı bir işte çalışmak zorunda. bu kişinin para kazanma derdi olmasa yanına bir tasarımcı ve de sağlam bir programcı daha bulsa sence sitenin konumu şuanda ne olurdu?
Mesela benim bir site vardı, (son 2 haftadır kapalı) adana şehir portalı, benim bu site üzerinden gelir elde etmem için reklam veren bulmam gerekiyor, yani pazarlamacıya ihtiyacım var. gelin görün ki hadi pazarlamacı da bulduğumu varsayıyorum internet kültürü heryerde istanbul'daki gibi değil, reklam verene internet dediğin zaman o ney falan diyor nerdeyse.
sonuç olarak kazanç elde edemediğimiz gibi extra sunucu masrafları + zaman.

yenidem  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 16:53

dersten yeni çıktım, çok kısa yazayım sonra uzun uzun konuşuruz. işin aslı ilk olarak yazıyı yazdıktan sonra yanlışlıkla 2. olarak yazdığımla karışma yaşadım.
myschoolog ilk yazımda elbette vardı ama eklemeyi unutmuşum çok pardon. mümkün oldukça unuttuğum düzeltmeleri yapmaya çalışacağım...
herkese iyi günler dilerim
saygılar, sevgiler.

wanadooo  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 17:18

befunky diye bir proje var ne kadar özgün bilmiyorum. Grafik programı kullanmayı bilmeyen ama sosyal sitelerde afilli görünmek isteyen insanlara güzel çözümler sunuyor muş. Ben denemedim.

Bloga bakılırsa bu adamlar yerele hiç bulaşmadan dışarıya açılmışlar ( ya da açılma yolları arıyorlar tam anlamadım)

no future
lynx lynx  |  (0 puan) 28 Şubat 2008 19:26

@lynx lynx
bahsettigin sitenin uyelik sistemi calismiyor. bu gidişle nereye açılırlar bilmiyorum ama benden okkalı bir küfür yediler.

abacus  |  (0 puan) 29 Şubat 2008 02:56

befunky beta... bi yerden invitation bulmuştum da öyle girmiştim.. resminizi yolluosunuz, ayarları falan yapıosunuz resmi pastelle çizilmiş, sulu boyayla çizilmiş gibi hallere getirio.. photoshop filtrelerinin online uygulanması yani..
gereksiz bir uygulama bence.. herkesin 1-2 kere girip unutacağı cinsten bir site..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..
normandy  |  (0 puan) 29 Şubat 2008 08:23

az önce öğrendim ne derece doğru bilmiyorum oyyla.com da yazıyı yayınlamamışlar tusul.com da yayınlanıyor şu an için.

wanadooo  |  (0 puan) 29 Şubat 2008 17:43

myschoolog, kısa bir sürede zor şartlar altında yazıldı. yatılı okulda okuyorum, bu sene de öss ye çalışıyorum. bu sene daha çok geliştiremedim myschoolog'u. buna rağmen 17 dilde yayın yapıyor, uluslar arası bir altın madalya sahibi ve bu sene altın örümcek finalisti, belki de ödül alacak. eleştirilecek onlarca tarafı var. fakat benim gözümde myschoolog, uluslar arası platformda ufak çapta istenilirse nelerin yapılabileceğini gösterecek bir proje oldu. bir çok gencin de bu projeden feyz alıp bir şeyler yaptığına tanık oldum. neredeyse tüm bilişim dergileri, 200 den fazla site myschoolog'u tanıttı ve başarısını tebrik etti. gönüllü bir takım çeviri yaptı, proje %50 oranda yabancılar tarafından kullanıldı, bu ay italya pc magazine'de tanıtıldı.. bunlar fen lisesi gibi ağır bir okulda yatılı okuyan biri için kolay geliyorsa size, o tip eleştirilerde kendinizce haklısınız. yapmak zordur eleştirmek kolaydır elbet :) yanlış anlaşılma olmasın diye bir yorum getireyim dedim.

ahmetalpbalkan  |  (0 puan) 01 Mart 2008 00:31

@ngagerz dediğin kesinlikle bir anlatım bozukluğu içermiyor. cümlenin kısaltıldığı, ünlem içeren ve manşet olarak kullanılan cümlelerde ortaçlar kullanılmayabilir. ama diyorsan ben Türkçe'yi yeni öğrenen biri gibi konuşmak istiyorum, elbet hakkındır. yazının türkçe'de gösterilmesinin sebebi ise altın örümcek'e aday olmamız. sonuçta jüri yüzlerce site oyluyor ve her birinin hakkında bölümüne girecek değil. biz de öyle bir özet geçme ihtiyacı duyduk, çünkü bizim vurgulamak istediğimiz nokta burası. ödülü jüri, kendi takdirine göre, isterse girişime verir isterse içeriğe...

ahmetalpbalkan  |  (0 puan) 01 Mart 2008 14:41

neredeyse herşey söylenmiş olsa da "neden türkiyeden dünya çapında uygulamaların çıkması zor" konusunda bir kaç şey de ben söylemek istiyorum.
özetle;
1 - bilgiye erişim hala ÇOK pahalı
2 - global dil ingilizce hala eğitim sistemi içinde öğrenilemeyen bir dil. (utanması gerekenler öğrenciler değil bence)
3 - global rakiplerle rekabet etmek için sermaye, sermaye için, genel ekonomik paydayı baz alırsak, bilişim vizyonuna sahip yatırımcı lazım.
4 - risk sermayesi kavramı "bizde de var" cümlesinden öte "bizde de global örneklerinde olduğu gibi var" boyutuna çıkmadı, çıktı ise de kimsenin haberi yok (sadece işin "business" boyutuna odaklanması gereken risk sermayesi şirketlerinin, teknik ekip kurması, fikirleri "Kuluçka!!" evresinde alıp, sonra fikrin sahibini, zaten genellikle o kişiye büyük! para olarak görünecek bir parayla ekarte edişi örnek olarak verilebilir)
5 - teknik kişilerin, bir fikrin tutması için sadece teknik yeterliliğin yetmediğini anlayamaması
6 - bir projenin iş adımlarını (satış, pazarlama, halkla ilişkiler, reklam vb. vb.) kotarabilecek kişinin ise, teknik kişilerle bütünleşmesi gerektiğini görememesi (asıl önemli adımlar bunlar, tutarım 2 programcı gerisi kolay zihniyeti)
7 - Cehennemde Türk'ün kazanı başında zebaniye ihtiyaç olmaması (bakınız daha 17 yaşında bir öğrenci iken global bir proje hayata geçirebilmiş "bizden" birinin, bu sitede bile aldığı eleştiriler (neden 17 yaşında dedin, neden duygu sömürüsü yapıyorsun gibi gibi gibi odaktan uzak, "büyük iş yap ama başını önüne eğ mağrur ol bakim konseptli türk tipi gereksiz ahlaki basmakalıp düşünceler"
8 - Bu zebani sorunu dolayısı ile ekip çalışması diye birşeyin olmaması. tek tabanca "süperman" web developerlar, tasarımcılar, girişimciden çok rüyacılar

bu liste daha gider böyle.

Global fikirler ancak global beyinlerle olur. Bu da çok gezmekle, çok okumakla, çok bilmekle olacak birşey değildir. Bir kere yıllardır her yönden yapılan "ulusu ezikleştirme" saldırılarından etkilenmemiş olmak şart. Bahane değil eylem adamı olmak şart. Sermayeye takılmamak, denize atlamak, risk almak şart. Gemileri yakmak (bu terim vikinglerden gelir. vikingler bir yeri fethetmeye gittiklerinde, herhangi bir sebeple geri çekilme fikri bile akıllarına gelemesin diye gemilerini yakarlarmış ki tek hayatta kalma ihtimalleri "KAZANMAK" olsun), bol bol motive edici ortamlarda bulunmak, motive edici insanlarla temasta olmak, başaramazsın diyenlere kulak tıkamak, tüm odağı ile saldırmak şart. (GATTACA izlemek şart :) )
Think global, act local demeyip "think global, act global" diye düşünmek şart.

Biz bence başarısızlıklarımızın ağırlığı altında ezilmemek için başarısızlığa odaklanıp, ve bu başarısızlığa, bizim müdahale edemeyeceğimiz dış odaklar olduğunu kendimizce kanıtlayıp, rahatlıyoruz. Çünkü global bir şey yaratmak binlerce fincan çay, kahve tüketmeyi, günlerce uykusuzluğu, para bulmak için çırpınmaları, kız arkadaşımızı ekmeyi, eşimizi dostumuzu ihmal etmeyi, yeni riskler almayı, çok araştırmayı, çok çok çok şeyleri istiyor. halbuki yan gelip yatmak daha kolay.
Evet Türkiyede birşeyler başarmak zor. Madde madde de sebeplerini yazdım ama zor diye "tamam şartlar elverince başlarım" demek te bir o kadar aptalca. Şöyle düşünmek lazım. İyi şartlarda herkes yapar. Ki o zaman daha çok rakip olacak demektir. Girişimci harekete geçmişse ve yapabileceğine de kanaat getirmişse, şartların genel anlamda uygun olmaması onun için büyük bir fırsattır ve buna da sevinmelidir bence.

Belki biraz karışık oldu ama aklımdakileri biraz olsun aktarabildiğimi umarım.

myschoollog.com'u yapan arkadaşı da tebrik ediyorum. Fen lisesinin ne demek olduğunu bilen biri olarak, o ortamda böyle bir iş çıkarabildiği için kendisini gönülden tebrik ediyorum.
Yanlış anlamayacağına emin olduğum için de şunu söylemek istiyorum global proje bizden çıkmaz diye kendine sınırlar koymuşlara "daha 17sinde bir genç, böyle bir iş ortaya koyabiliyorsa, sizlerin (x senedir bu işlerin içinde olanlar olarak) daha büyük işler çıkarabilmeniz gerekirdi.

Punisher999  |  (1 puan) 01 Mart 2008 18:59

bir yarışmada duygu sömürüsü oluyorsa jüri bunu anlar her halde ve ona göre eksi değerlendirme yapar. burada da böyle bir durum söz konusu değil. sonuçta rakiplerime bakarsanız yılların siteleri ve günlük onbinlerce ziyaretçileri var. ama bana sorarsanız benim fikrim daha orijinal. burda kriter ne peki? tanınmak mı, proje mi? işte bunu bir nebze olsun ortadan kaldırmak ve projemin öne çıkan yanını belirtmek için bunu yazmaya gerek duydum. @punisher999'a da halden anladığı için teşekkür ediyorum.

ahmetalpbalkan  |  (0 puan) 01 Mart 2008 23:52

şu duygu sömürüsü konusunu ben bir türlü anlayamadım. ben bu işi yaptım ve de şu şu parametrelerle yaptım (17 yaşındayım lise öğrencisiyim) demenin nesi yanlış? Bir proje değerlendirilirken mümkün olan tüm kriterlerin değerlendirilmesi gerekmez mi? Bu yarışmalar belki de sadece pişmiş yemeğin güzelliğine bakıp "OLMUŞ" demeye benziyor. Halbuki ben mutfağı görmek isterim, meyvesi sebzesi nereden alınıyor, kim seçiyor, sağlık koşullarına dikkat ediliyor mu vb. vb. vb.
Yabancı örneklerde (hatta bazı yerel örneklerde de) projenin giriş, gelişme ve sonuç aşamalarını içeren history blogları var. Şu kadar sigara içtim, bu kadar kahve içtim, şöyle sabahladım böyle çalıştımları okumak ta faydalı bence. Böylece sonucu değerlendirirken elinizde ekstra bilgiler de oluyor ki fazla bilginin zararı olduğunu düşünmüyorum.
Bir de hala şu Altın Örümcek gereğinden fazla ciddiye alınıyor belirtmeden edemeyeceğim. En güzel şarkıyı söyle tipli magazin bir yarışmadan öteye çıkamadı. Körler sağırlar birbirini ağırlıyor hala. Her sene aynı siteleri görmekten tiksinti geldi.

Punisher999  |  (0 puan) 02 Mart 2008 13:57

işte bu yüzden bizden dünya çapında proje çıkmaz. facebook anlatılırken 23 yaşında öğrenci yapmış denilince duygu sömürüsü olmuyor ama bizden birisi bi proje yaptığında ne yazarsa yazsın duygu sömürüsü oluyor.

hanzele  |  (0 puan) 02 Mart 2008 15:06

@ngagerz
sende haklısın. ingilizcesi ile türkçesi arasında biraz farklılık var.
ama benim midemi bulandıran şeyi soylemem gerekirse;

birisi bildirgeçte bir yazı yazdı diyelim ve yazı tuttu, sonrasında tartışmalar arasında bi bakıyosunuz birisi çıkmış ve şöyle bir yorum yazmış

bu yazıyı yazan iyi para kırmıştır.

Hoppala buda nerden çıktı ya, yazının para ile hiç alakası yok, tamam bazı siteler taranır ve bildiri yayınlanılır sırf para kazanmak için. ama her tutan yazı için o ifadeler kullanılmaz.

gelelim bu olaya burda bi arkadaşımız birşey üretmiş buna daha farklı yaklaşmamız gerekmezmi. duygu sömürüsü veya değil. burda tartışmamız gereken projenin tutup tutmayacağı olmalıydı ama bi bakmışsınız olay duygu sömürüsü hakkında dolaşıp duruyor. bence bu söylemler hiç centilmence değil.

hanzele  |  (0 puan) 02 Mart 2008 16:55

çok güzel bir çalışma. tebrik ederim.

modela  |  (0 puan) 02 Mart 2008 20:08

capitalizmin yönettiği türkiyede idealist çalışmalar yapmak ... Güzel bir çizgi roman olur :) aslında güzel fikir. türkiyeden dünya capında cıkabilecek bir uygulama hahahaha

pyromus  |  (0 puan) 02 Mart 2008 22:25
- Cehennemde Türk'ün kazanı başında zebaniye ihtiyaç olmaması (bakınız daha 17 yaşında bir öğrenci iken global bir proje hayata geçirebilmiş "bizden" birinin, bu sitede bile aldığı eleştiriler (neden 17 yaşında dedin, neden duygu sömürüsü yapıyorsun gibi gibi gibi odaktan uzak, "büyük iş yap ama başını önüne eğ mağrur ol bakim konseptli türk tipi gereksiz ahlaki basmakalıp düşünceler"

şu zebani örneğide maşallah ağızlara sakız oldu. Nasreddin Hocanın dediği gibi hırsızın hiç mi suçu yok yahu.
Şimdi bu adam zamanında üç beş bildirinin altına sitesini yazıp durdu. ordan antipati oluştu kendisine. En azından bende oluştu. Kendisiyle mesajlaştık hatta niye bize gıcıksın vs vs diye...

O kazandan çıkmasına izin vereceğimiz adamlar var, izin vermeyeceğimiz adamlar var. Jüriyi etkilemek için bunu anasayfadan yazdık diyor adam. Burası sözün bittiği noktadır arkadaşım. bunu sen kabullenebiliyorsan aferin ama ben kabullenemiyorum işte.

Ayrıca facebooku kuran arkadaş 23 yaşında diye mi bu kadar tuttu bu site? Bu yüzden mi millet akın akın gitti üye oldu? En nefret ettiğim konular bunlar yok şu kadar yaşta bunu yaptı vs vs olanlar. Eğer fikir/proje başarılıysa zaten o tarz pohpohlanmaya gerek duymaz.

Neyse.. Size bol dünya çapında uygulamalı günler/geceler...

Böyle giderse nah bulursunuz ya...

yusucuk  |  (0 puan) 02 Mart 2008 22:47

@yusucuk

Ayrıca facebooku kuran arkadaş 23 yaşında diye mi bu kadar tuttu bu site? Bu yüzden mi millet akın akın gitti üye oldu? En nefret ettiğim konular bunlar yok şu kadar yaşta bunu yaptı vs vs olanlar. Eğer fikir/proje başarılıysa zaten o tarz pohpohlanmaya gerek duymaz.

işte bende bundan söz ediyorum. bırakalım kim yapmış kaç yaşında yapmışı. kopya veya neyse artık. mesela örnek vermem gerekirse almanyanın en buyuk arkadaşlık sitesi olan studivz tamamen eski fecebookun kopyasıdır hatta zamanında bu adamların dosyaları bile fbook.css, poke.php idi. ama adamlar 100milyon dolar civarına sattılar bile.

hanzele  |  (0 puan) 02 Mart 2008 22:52

web 2.0 da bu kadar geveze bir millet olarak dünya çapında iş yapamadıysak, web 3.0 da mesleksiz bir millet olarak hiçbirşey yapamayacağız demektir. hadi bana da bi kazan örneği verin cuk otursun, yaratıcı hatta yapıcı eleştiri falan oluyor hikayeli yazınca :)

zee  |  (0 puan) 03 Mart 2008 19:10

gittigidiyor kaçak malların fing attığı bir yer . türkiyede yahoo google v.s. çıkmamasının nedeni de dil bilgisizliğinin de ötesinde , yatırım maliyetlerinin elektronik alanda inanılmaz olması onun dışında onlardaki terminal ve işlemci sistemlerinin bizde isminin bile olmamasıdır bu da büyük düşünmeyi terra floplarca düşünmeyi engelliyor .

zaten tüm fikirler yurt dışından alınan uygulanan fikirler .

Kalsiyum  |  (0 puan) 03 Mart 2008 20:20

python programlama dili mesela. g. van rossum, haftasonlarini degerlendirmek amaciyla gelistirmeye baslamistir bu dili. kendisi bos bir insan degildir suphesiz. computer science mezunu bir abi. google' i google yapmistir denmektedir eksi karasularinda.

sonra, google' i uretenleri "stanfordlu bile sayilmazlar, master degree yapmadiklari/yarim biraktiklari icin." diyemeyiz, heriflerin okuduklari bolume bakiniz. ayrica stanford bunyesinden cikan ilk is google degil, di mi?

"u.s.a' da isler boyle yurumuyor. burda karnini da doyurmak zorundasin." cumlelerini ise sahsim adina gormek dahi istemiyorum. suslu fikirleriniz varsa, hayata gecirmek icin insan gucunun bu kadar ucuz oldugu kac ulke bulabilirsiniz ki?

ayrica, bahsettiginiz konular icinde bulundugunuz bir "sektor"e dahil. bu sektorde yeralmak istiyorsaniz, yatirimlar yapilmasi lazim.

universitelerin ilgili bolumleri de, bu kadar proje gelistirme taraftari insanlara bir el atmasi gerekmektedir artik. en azindan ogrencilerini bu konuda tesvik etmek durumundadir.

hatta, bu konulara egilmeyi akil edebilecek vizyona sahip lise mudurluklerini de en yakin zamanlarda duymak temennileri ile.

enemy  |  (0 puan) 03 Mart 2008 22:37

sponsor olacak varsa, sağlam bi projem var, devlete anahtar teslimi sunulacak bi proje

ama devlete (belediyeye) bile açmaktan korkuyorum projemi, hadi kardeşim başka kapıya diyipte 2 gün sonra -ihale manyağı ülkemizde- benim projemi ihtiyaç gibi gösterip ihale açan sonra milyarları cebe indiren belediye çalışanlarıyla karşılaşmaktan korkuyorum, korkumda haksız mıyım?

telif yoluna gitsem, para para para ? sponsor işi de kolay değil ki ? hadi yüklensem projeye evimin geçimini sağlamayı da unutmamam lazım di mi :)

Her ne şekilde olursa olsun, 17 yaşında ya da 37 yaşında, bir fikir üretip, çoğumuzun ulaşamadığı başarıya ulaşıyorsa, alkışlamak lazım, başarı illa zirvede olmakla olmaz. Mevcut şartları değerlendirmek lazım gelir.

Hayat ileriye doğru yaşanır, fakat geriye doğru anlaşılır
Black ICE  |  (0 puan) 04 Mart 2008 00:22

Açıkçası ben "17 yaşında lise öğrencisiyim" cümlesini, duygu sömürüsünden ziyade, sizin gibi dangozlara ibret olsun olarak algıladım...

Türkçe kısmına yazılmış çünkü yabancılara sökmez. Evet dışarıda o kadar genç ve yetenekli insanlar var ki 17 yaşında birinin bu tür bir projeye imza atması pek şaşırtmaz onları.

Böyle algılamama vesile olan arkadaşları yürekten kutlarım...

no future
lynx lynx  |  (0 puan) 04 Mart 2008 04:29

Eh ben de tekrar yineliyorum okumayanlar için.

"böyle algılamama vesile olan arkadaşları yürekten kutlarım."

İtiraf etsin ya da etmesin o kadar saçma bir noktaya takılmışsın ki bram bram çekememezlik kokuyor ortalık...

@wanadooo
milyarder oldun bizi görmezsin artık : )

no future
lynx lynx  |  (0 puan) 04 Mart 2008 04:53

wanadoo hayati bir konuya değinmiş,bir çoğunuz da çok değerli yorumlarınızı paylaşmışsınız.

Konunun rüzgarı ne kadar güzel ilerliyordu ki;ta birisi myschoologdan bahsedene kadar,onlardan da cevap gelene kadar.Lütfen rüzgarın önüne set çekmeyiniz.

Kimsenin böyle güzel ve hayati bir konunun sebep ve sonuçlarının masaya yatırıldığı ortamda,hakaret seviyesine ulaşan laf dalaşı yapmaya hakkı yok.

Sermayeniz kesintisiz,ekibiniz de uyumlu olduktan sonra,Türkiye üzerinden her internet girişimine imza atabilirsiniz,internet teknolojimiz de artık eskisi gibi değil;makuliyet sınırında fakat;yetersiz.Birileri bu durumu düzeltmek için bir şeyler yapıyor.bknz.tellcom

Markanızın uluslararası tescili gibi bir çok konuda danışmanlık almanız gerekiyor yada bu konularda yazılan kitapları incelemenizi;konu hakkında bilgi sahibi olmanızı öneriyorum.

Türkiyede(T.P.E ve T.P.E Online) tescil ettirdiğiniz bir markaya yurtdışında kullanabilmek için Madrid protokolü'nü kullanarak uluslararası bir geçerlilik kazandırabilirsiniz.Bu işlemler bir süreçtir,marka tescillerini projeniz yayına girmeden önce başlatırsanız zamandan kazanırsınız.

Madrid protokolü hakkında linkler:
1,2,3

Zaman buldukça bu konuyu ziyaret edeceğim,hatta zaman zaman naçizane yorumlarımı da yazacağım.Umarım yorumların suyu bulanmaz da rahat rahat okuruz.

lonelycavalry  |  (3 puan) 13 Mart 2008 01:02

myschoolog u yapan arkadaşı tebrik ediyorum ama dünya capında patlama yapacak veya kitleleri peşinden sürükleyecek bir proje değil. Boşuna tartışmayalım bu siteyi. Çok incelemedim ama PHP ile bu sistem en fazla 10 günde yazılır ( kodlama yapısı ). Herkes burda tutturmuş myschoolog diye dünyada hiç de o kadar unutulmayan bişey değil

Niye derslerimi ve notlarımı oraya yazayım ? bu soruya cevap verildiği gün. O site çok büyük olabilir ama şuan o statüye erişecek bi durumda değil. Projeyi yapan arkadaş çok emek vermiş olabilirsin emeklerne diyeceğim yok ama dünya çapında olmak istiyorsan myscoolog dan fazlası lazım

pyromus  |  (0 puan) 13 Mart 2008 06:54

internette artık sadece kafası zehir gibi çalışan, satrançtan öte bir strateji becerisine sahip insanların başarılı olabildikleri düşüncesine ben de katılıyorum.

lonelycavalry teşekkür ederim, bu kadar yorum içerisinde en faydalı olan bilgiye ulaşmama yardımcı olman nedeniyle.

bu arada sitede bir kutuplaşma falan mı var? yada bazıları birilerine meydan okuyor falan... söyleyin baştan da bir daha uğramayayım arkadaşlar ! nedir o tehditler falan telefon numaranı orda burda bulursun falan ?? "sen kimsin yeni yetme?" diye soracak olursa biri ona da eyvallah derim.

ama bazıları ne türden insanlar olduklarını direk ortaya koymuşlar bile şimdiden. bir sonraki adım nedir? "bak hesabını boşaltırım, görürsün" mü? lütfen, iğrençleşmeyin...

ayrıca bildirgec.org sitesinin geldiği bir yer var bunu bu türden seviyesizlik ve seciyesizlik örnekleriyle berbat etmeyin, etmeye çalışan "benim malım ulan" kafasındakilere de izin vermeyin derim.

sexuality kills creativity
unlocoturco  |  (1 puan) 23 Eylül 2008 04:55

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu