Konsol, özellikle grafik arayüzde sorun oldugunda hatta kurtarma yapılması gerektiği yerlerde kullanılması gerekiyor, Ki Microsoft sistemlerinde bile kimi zaman komut satırına düşerek işler yapmak gerekebiliyor (IBM RAID plex ini baştan kurmak, EFS keylerini daha dogru şekilde almak, Sertifika ve kişisel bilgi kopyalarını taşımak, hash üstüne hash şeklinde çifte şifreleme yapmak, extra güvenlik sağlamak gibi)
Ya da Sistem Yöneticileri Windows üzerinde bile kurulumlarımızı otomatiğe bağlamak için msiexec üzerinde upuzun parametreler girebiliyorlar. Ama en kompleks deployment komutu bile, bir beryl kurulumu kadar uzun sürmez. Tek bir komut ile çoğu iş halledilir.
Ama bir kullanıcıya kurulum seçenekleri sorulacakken, tutup farklı bir volume üzerine kurulum yapmasını saglamak için konsola mahkum edilir ise, ya da gelip bir kurulum yapılırkeni rehber olarak adama destan gibi konsol satırları sunuluyor ise, "konsoldan seneler evvel kurtardık yahu, kde var ya kardeş" demek çok abes olduğu gibi, o kadar kodla muhatap olacak olan kullanıcılar,(ki bunlar yaşları henüz tek haneli olarak seyreden kardeşlerimiz,yeğenlerimiz, ya da uzun uzadıya video chat yapıp, MSN de torununa wink göndermek isteyen dedemiz,babamız buna dahildir) bir daha arkasına bile bakımdan, üstüne de "Pavlov refleksi" edinerek sistemden kaçar.
Bu kadar senedir piyasada olup, deli gibi sürümler yaptıktan sonra hala sorun veriyorsa, donanım üreticisi de bunda sorumlu tutulamaz, isteyen gider, kaynagı kapalı da olsa stabil sürücüler için gider başvurur. Tabi bunu kullanıcı kitlesinden ziyade, bu işten ekmek, (yanında biraz da havyar) yiyen "firma yetkilileri" nin yapması lazım. Yani Debian'dır Red Hat'tır kendi paketlerini isteyecekler. Ya da beynelmilel GL paketleri yapacaklar herkes kullanacak.
Yani, ticari bir talep olması lazım.
Bir de, "Belli başlı hazır paketlerle işimi görüyorum, tek ekran kartı driveri yükleyince işletim sistemim cam gibi oluyor" diyenler, aynı yüzü başka firmadan bulamayınca niçin onları taşlarlar anlamam. Herhalde, artan donanım çeşitliliğinde, eli kulağında gelen kernel derleme serüvenine karşı hayıflanıyorlar.
Öte yandan, nuhtan kalma, artık eskimekten ötürü arıza yapmaya yüz tutan AthlonXP veya P4 pga478 ile kullanıcıları efendi efendi geçindirmek,(ki enkaz donanım enkaz donanımdır, er geç yine yüz üstü bırakır) performans adına güzel birşey olsa da, Donanımcılar için, kendilerine Hayrı olmayan kilisenin papazına selam bile etmeme ile sonuçlanır bu.
Bir de web temelli sistemler ile ilgili şunu merak ediyorum, Hadi gizliliği, modülerliği geçtik, Web tabanlı bir arayüz ve işletim sistemi için birçok ortam düşünülmekte, Ancak bu sistemlerin web üzerinden çalışması sırasında, Özellikle Flash ve/veya Ajax temelli betiklerde, hiç browserlarının tükettiği miktarları 700MB lara ulaşan RAM tüketimlerini, kullanılan sanal makinelerin eriştiği donanım çeşitliliğini, bunları kaldırması beklenen bir alt sistemi burada nereye koyuyorlar ? O zaman 32MB SDRAMli 200MHz ARM sistemin de içine Embedded Linux üstüne de flashlite koyalım, yerse papervision kassın hele bir :D çalışıyorsa aynı güzellikleri onda da görelim.
Yani bazen de yapısal sorunlar ve bazı gerçekler de ütopyaların önüne geçiyor.