Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "chainfire dslr controller"

"Ülkemizde bilimin yeri hakkındaki düşünceniz nedir?"
diye bir soru sorsalar size acaba ne derdiniz?İşte bu soruyu ülkemizdeki bilim adına soruyorlar...
Kuark Bilim Topluluğu ve Onlinefizik.com
ortak bir çalışma ile bu anketi (Sormaca) ziyaretçilerine soruyorlar ve anketin sonuçlarını bilimsel olarak değerlendirip,NetBilim e-bilim dergisinde yayınlayacaklar...
Ankette,yer alan şıklar arasında "Devlet el atmalı,aksi halde ülke kalkınamayacak." gibi ifadeler yer almakta...
oylamaya katılmak isteyenler oylarını yukarıdaki web sitelerinden kullanabilirler.

Spacer
Spacer
 | 16 yorum var 
 | 10 Ocak 2007 21:14 

sonraki yazı »
Dreamweaver CSS menü

Yorumlar

bilim deyince aklıma üniversiteler geliyor ama üniversitelerin halleri birbirlerinden berbat, sanki sadece öğrencilerden para almak için varlar. eğitim kalitesi desen hâlâ çok eski kaynaklar kullanılıyor, hocalar o kadar yetersizki anlatamam (çok değerli hocalarda var ama diğerlerinin arasında kötü muameleyi bunlar görüyor), hele birde öğrencilerin proje geliştirmek için üniversiteden yardım istedikten sonra aldıkları cevaplar var ki o-hooo.. ama zaten sistem kötü, vize final derken öğrencilerin kendilerine ayıracakları çok az zamanları kalıyor. ve ders konuları dediğim gibi eski kaynaklı olunca öğrenci yeni birşey araştırıp geliştirmek istediğinde tümüyle derslerden kopması gerekiyor.

Öncelikle ne yapılması gerekli bilmiyorum, çünkü öğrenciler de yetersiz geliyor üniversitelere. ve basın çok kötü durumda insanların yaptığı işlerle değil giydiği kıyafetlerle, gittiği yerlerle değeri ölçülüyor bu nedenle doğal olarak genç nesil de bunlara yöneliyor. üniversiteye hülya avşar gelince salonlar dolup taşıyor bir profesör geldiğinde dinlemeye/izlemeye gelenler parmakla sayılabiliyor.

Daha söyleyecek çok şeyim var ama açınca ağzımı yumuyorum gözümü, bir işi de yaramıyor zaten.

ncdlek  |  (0 puan) 10 Ocak 2007 22:59

ekledigin linklerdeki icerik zayifligi cok hayal kirici. Genelde "Evrenin korkutucu karanligi" gibi basliklar ancak pseudo-bilim magazinlerinde gorursunuz, New Scientist gibi, populer bilim dergilerde. herseyi bir "sir" bir "muamma" olarak gormek en basta bilime hakaret. Ayni sekilde "turkiye'de petrol var mi" basligi da cok sacma bir baslik, petrol bulmak simyagerlik degil birkac sondaj gerektiren basit ama pahali bir arastirma, Turkiye'de petrololup olmadigini biz bugune kadar kadar bilemiyorsak (ki tum petrol sirketleri biliyor) siyasi bir engel oldugundan ya da ilgilenmedigimizdendir. evrenin karanligini arastirmak gibi bilime katkida bulunacak bir konu bile degil.

Bilim cozemedigi seylere mistisizme yonlendirmez. Bilinmeyen sey, henuz aciklanamamis, mantikli cozum getirilememis problemler demektir. Bilimin gorevi de bu aciklamayi, aydinlanmayi tarafsizca ve mantiga uygun olarak saglamaktir.

Kanimca Turkiye'nin bilimsel sahada yarismasi su an imkansiz birakin serbest dusunmeyi ve arastirmayi, temel egitimde bile kendi insanlarinin birbirlerine tahammul edemeyip asiri gruplastigi bir ulke. Ve gittikce ortacag fikirlerinin yayildigi, dusunce olarak gelismesi gerekirken sevkle dogma'ya donus yapan nadir ulkelerden biri.

Bilime ne kadar para harcaniyor, universitelerden ne kadar makale ve kitap cikiyor, ne kadar ARGE fonu var? Ayrica bilimi destekleyen sosyal alt yapi var mi? Birak bagimsiz universite ve arastirma ortamini, sokaktaki adam ve kadinin temel okuma yazmasi bile yokken, ve dogal afetleri ulvi guclerin ofkesine yoran batil mentaliteden nasil bilimin gelismesini bekleyebiliriz?

Turkiye gercekten bilim istiyor mu? Bilimi anliyor mu, onem veriyor mu? sanmiyorum. Sanirim baska seyler bilimden daha oncelikli. Hayatini kurtarmak, guvenle yasamak, evlenip cocuk sahibi olmak, mulkiyet vs. daha onemli.

Su da birgercek ki cehalet cehaleti dogurur, birisi bilimi anlamiyor ve onemini takdir etmiyorsa, baskasini da bu konuda ikna edecektir, salgin hastalik gibi; cehaletin oldugu ulkede bilim yasayamaz.

Clicia x  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 01:33

http://www.arifsenelioo.k12.tr/

sol tarafta yer alan anket'e davet ediyorum sizi.

bu insanlar tabi ki bilim adamı yetiştiremezler, kendilerine hayırları yok ki çocuklara birşeyler öğretebilsin bilim sevgisi aşılayabilsinler.

enbuyukyumruk  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 14:16

sayın clicia x,sözlerinizden anlıyorum ki ne onlinefizik.com un içeriğini yeterince tartmışsınız ne de kuark.org'un üstüne üstlük Türkiye'de petrol var mı? adlı makalenin konu başlığını saçma bulmuşsunuz ki sözlerinizden anladığım kadarıyla makaleyi okumamışsınız...Sizden ricam sağa sola suç atmaktansa biraz da kendinizin çaba göstermesi,Türkiye'de bilim yok diyorsunuz siz ne güne duruyorsunuz,ne yapıyorsunuz?lafa gelince bu yorumunuzda olduğu gibi ateş mi püskürüyorsunuz,kusura kalmayın ama hakikaten siz cehalet içinde kalmışsınız.Türkiye'de yeni yeni başlayan bilimsel hareketler var bunun farkında değilsiniz,sadece ahkam kesiyorsunuz...NetBilim dergisinde tanıtılan cihazın kaç milyon dolar olduğunu biliyormusunuz ya da aynı ücretten daha fazla cihazların,sistemlerin bu ülkede olduğunu veya son zamanlarda TÜBİTAK'ın artan bütçesini,teşvik ödüllerini hiç olmazsa daha yeni yeni internette bir şekilde chat veya eğlence amaçlı olmayan bilim sitelerindeki artışı göremiyor musunuz?Ne diyeyim size laf söylemek düşer bizlere de icraat düşer bu arada bilimi sakın ola amaç olarak görmeyiniz...

anadoluca  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 16:00

Yukarida yorumun analizi:

1)"kisi" ile"konu"yu birbirine karistirmissin
2) Kredibilitemi sorguluyorsun
3) Burasi serbest tartisma ortami, ben de fikrimi ifade ediyorum. .

Turklerin en buyuk ozelligi kisi ile konuyu ozdeslestirmektir. Mesela bir konunun negatif yani kisinin soylediklerindendir, aslinda gercek konuyu savunanlarin dusundukleri gibi olmalidir. Bu bilimsel tartsimalarin gelismesini engelleyen bir ogedir. "kisi" baska, "konu" baska.

Turklerin ne buyuk eksikligi herhangi bir tartismada hemen karsidakinin kredibilitesini sorgularlar, cunku karsidaki "uzman degilse fikirleri sacmadir" guduysuyle sartlanmislardir. Eger karsidaki uzmansa, konusmaya hakki vardir. Bu aslinda "Sen kim oluyorsun" mentalitesinin uzantisi. Ve yanlis oldugunu yakaladigi yerde o uzmanin isi bitmistir! Bu sekilde gercege ulasilacagini zannederler. Ayrica egitimde "soru sorma" gudusunun siddetle bastirilmasi, insnalarin sormaktan, ogrenmekten korkmasiyla da ilgisi var. Insanaar bu yuzden "aptalca soru"lar sormaktan cekinir ve gelisemezler.

Buraya yazilan yorumlarda herkes kendi fikrini belirtebilir, fikir yuzunden kisisel polemiklere girmek buradaki herkesin soz soyleme hakkina saygisizliktir.

Hosuna gitmeyen yorumlari dinlemeyi bilmiyorsan, tartismayi da bilmiyorsun demektir.

Yukaridaki yazinin analizini cerceveye boylece oturttuktan sonra (ve bunca zaman kaybindan sonra) asil konuya donecegim.

Clicia x  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 17:58

enbuyukyumruk biraz ümidim vardı. artık hepsi bitti, bilim kimlerin elinde gördüm

ncdlek  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 18:33

yeni yeni başlayan bilimsel hareketler: bilimin gelismesi icin “bilimsel hareketlere” degil yuksek kalitede arastirma yapan universitelere ihtiyaci var. Bu bir moda ya da sanat degil ki, hareketleri olsun!

Bilimle ilgili siteler internetin baslangicindan beri mevcuttu. Insanlarin oncelikleri arasinda olmadigi icin cabuk gelisemedi, daha cok porno bakmayi yegledikleri icin. Tabi bir nesil pornocu bile usandi internetin iceriginden, zihinlerini acacak baska seyleri arar oldular. O yuzden sagda solda populer siteler cikti ama bunlar bilimden baska herseye hizmet ediyorlar. Mesela evrim teorisini curutmek isteyen sitelerden, populer inanc (UFO/ MARS/komplo/paranormal/mistisizm) sitelerine kadar.

Bir ulked ebilimin gelismesi alinan elektronik cihazlarin kac milyon olmasiyla degil,onu kullanan insanlarin ne kadar egitimli ve uretken olabildigine baglidir.

Gercek bilimsel yazilar gormek istiyorsaniz Google scholar’i acip bakin. Kac turk yazarin makalesi var? Turk universitelerinden hangileri uluslarasi sahada makale cikariyor? Hangisi bir bulusla dunya capinda ilgi toplayabiliyor? Universiteleri bile yakin zamana kadar Avrupa’da tanimayan bir ulkede ne kadar bilim yapabiliriz?

Ornek Linkler :

Top 500 Science Journals
Physics Today
Google Scholar

Clicia x  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 22:04

efenim aslında kendiniz karşınızdakileri belli bir profilazasyona itiyorsunuz.sizin yukarıda bahsettiğiniz güdüyle hiçbir zaman alakam olmadı.Ben sizin yorumunuzda anladığım kadarını ilettim.
bilimsel hareketlenmelere gelince demek ki kimse muhtelif olarak bilim ile uğraşmasın diyorsunuz,demek ki sadece üniversiteler bilim ile ilgilensin diyorsunuz,sizin dediklerinizden üzgünüm ki bu mantığı çıkartıyorum...
Yorumlarınızdan yukarıda sayılan web siteleri incelemediğinizi söyledim,lakin sizden cevap alamadım demek ki,dediğim doğrudur!evet ben burda size kişisel olarak bir beyanda bulundum ancak sizin yorumunuz kişiseldi ve yanlı,ezberden gelmiş,günümüz gelişmelerini farkedemeyen birisiniz...
Sizler bu kadar önyargılı olduğunuz sürece hakikaten bilim sadece üniversitelerde olur...
ve gelelim en son ki yorumunuzda verdiğiniz linklere,
belki de ilk 500'de üniversitemiz yok ama bu demek değildir ki bu ülkede hiç bilim yapılmıyor işlenmiyor işte sizin yanıldığınız nokta bu;son yıllarda makale sayılarının artmasında pozitif bir ivme kazandığımız daha geçen aylarda ajanslar haber olarak geçmişti.
Ben şu an ki durumumuzun çok iyi olduğunu savunmuyorum ama bu ülkede hiçbirşeyin olmadığını da hiçbirşeyin de yapılmadığını da savunmuyorum...
sizler yapılanları her ne kadar görmezden gelseniz de bu ülkede birşeyler yapılıyor...
Ayrıca Nature dergisinde vs de Türk bilim adamlarının makaleleri mevcuttur,bizim meselemiz bu insanları Türkiye üniversitelerinde tutmaktır.Böyle bir yapıcı anlayışda olsanız ve olsak sanırım bu ülkede daha fazla bilimsel çalışmalarda bulunabilinir...
Ben bilimsel hareketlenmelerin olması,çoğalması taraftarıyım ki bu da doğru olandır...

anadoluca  |  (0 puan) 11 Ocak 2007 22:58

clicia x turklerin en büyük özelliklerini tanımladığı yazısında çok önemli bir noktayı es geçmiş. o da; türklerin tartışma ortamlarına karambol verilerle dalma alışkanlığı. aslında bu da bir araştırma, yazışma adabının olmamasınından ya da gelişememiş olmasından kaynaklanan bir durumdur ki bilimsel gelişememeye bir örnek gösterilebilir. bu açıdan anadoluca'nın bize sunduğu karambol verilerin altını çizip kendisinden bunların içini doldurmasını rica edeceğim.

türkiye'de yeni yeni başlayan bilimsel hareketler var

bu konuda bize veri sunabilir misiniz? nelerdir bu hareketler ve hangi alanlarda faaliyet göstermektedirler? ancak veri sunun, yorum değil lütfen!

NetBilim dergisinde tanıtılan cihazın kaç milyon dolar olduğunu biliyormusunuz ya da aynı ücretten daha fazla cihazların,sistemlerin bu ülkede olduğunu

öncelikle cihaz kaç milyon dolar ve bu ülkede ki diğer pahalı cihazlar nelerdir?
milyon dolarlık cihaz ile ifade etmek istediğinizin, bilimsel araştırmalar için kullanılan yüksek teknoloji içeren cihazlar olduğunu farz ediyoruz, aksi taktirde konumuzla alakası olmazdı değil mi? milyon dolarlık karpuz çekirdeği ayıklama makinasının konumuzla alakası olmaması gibi. ayrıca bu cihazlar bu ülke de mi geliştirilmiştir yoksa pazardan portakal alır gibi yabancı ülkelere milyon dolarlar verilerek mi alınmıştır?
ayrıca bilimsel bir tartışmada birşeylerin değerini bilimsel faydalarıyla değil de para birimi üzerinden belirliyor olmanızı şahsınızın bir enteresanlığı olarak belirtmek isterim.

veya son zamanlarda TÜBİTAK'ın artan bütçesini

tübitak'ın bütçesi nerden nereye artmıştır? artan bütçe nelere kullanılmaktadır? (siyasilerin akrabalarının kuruma entegre edilmesi mesela?)
kullanılan bütçenin geri dönüşleri nelerdir, neler beklenmektedir? en önemlisi tübitak'ın bir yol haritası haritası var mıdır?


hiç olmazsa daha yeni yeni internette bir şekilde chat veya eğlence amaçlı olmayan bilim sitelerindeki artışı göremiyor musunuz?

linkleyin efendim, nelermiş o siteler.

Ayrıca Nature dergisinde vs de Türk bilim adamlarının makaleleri mevcuttur

bize nature dergisindeki türk bilim adamlarının makalelerinin ve "vs" kısmındaki türk bilim adamlarının makalelerinin isimlerini, sayısını yazar mısınız?

enbuyukyumruk  |  (0 puan) 12 Ocak 2007 11:34

bu konu üzerine bu sitede sanırım son yorumum olacak,
madem ki alıntılarla cevap verilmiş ve bana da cevap hakkı sunulmuş ve elimden geldiğimce yanıtlamam gerekiyor:
öncelikle şu yorumum var sayın clicia türklerin özelliklerini tam olarak irdeleyememiş.
yeni yeni başlayan bilimsel hareketlenmelere gelince,son yıllarda bilimsel konferanslar,çalıştaylar,paneller,özellikle de AB sürecinde Arupa ülkeleri ile birtakım çalışmalar(Avrupa Bilim Haftası vs),üniversite topluluklarının sayısında artışın ve aynı oranda bilimsel etkinliklerin artışı aşikardır(bu konuda bir veritabanım olmadığı için size sayı konusunda bir veri sunamıyoru,3 yıllık gözlemlerim)
buna son örnek İTÜ robot olimpiyatları'nı gösterebiliriz..Bunun dışında her yıl düzenli olarak düzenlenen TÜBİTAK buluş şenlikleri,güneş arabası yarışları vs hep önemli gelişmeler arasında yer alır.Nanoteknoloji alanında yeni gelişmelere paralel üniversitelerimizde büyük gelişmeler var,kendi bölümüm için en azından diyebilirim ki birkaç sene içinde büyük bir gelişme yaşanacak.
NetBilim dergisinde yer alan cihazın tam fiyatını hocama sormam lazım ama bu cihazın aynı özelliklerine sahip diğer cihazları aynı firmadan araştırdım linkleri veriyorum http://www.labx.com/v2/adsearch/detail3.cfm?adnumb=303425
http://www.labx.com/v2/adsearch/detail3.cfm?adnumb=303424 bu cihaz nanoteknoloji alanında kullanılmakta ve esas sistem MBE sistemidir.ve bu tür sistemler Bilkent ve ODTÜ'de yer almaktadır bildiğim kadarıyla.Dahası bu tür sistemler için TÜBİTAK-MAM'ı da ziyaret etmeniz gerekmekte.Ayrıca İtü de ki süperbilgisayar da ilk 500'de idi sanırım..
Efenim bu ülkede bilime para yatırılmıyor denildi ben de bunun üzerine bildiklerimi aktardım belki de yeterli değil gelişmeler ama olanları yok diye göremeyiz öyle değil mi?Sanırım para konusuna neden değindiğimi anlamışsınızdır.
Tübitak'ın bütçesine gelince son zamanlarda yapılan teşvik ödüllerinden vs den haberdar olmak için www.tubitak.gov.tr adresini ve basın kuruluşlarını takip etmeniz gerekmektedir.
www.tubitak.gov.tr
www.biltek.tubitak.gov.tr
www.bilim.org
www.genbilim.com
www.onlinefizik.com
www.kuark.org
www.bilimtey.com
www.popülerbilim.com
www.bilimmerkezi.org.tr
www.bilim.biz
www.bilimadami.net
www.netmatematik.com
www.bilimtarihi.gen.tr
www.bilimutopya.com.tr
www.bilimfeneri.gen.tr
http://bilim.ficicilar.name.tr
http://www.bilimblog.com/
aklıma gelenleri aralarında yeni başlayanları da var epeydir yayın yapanı da var...ve daha da artacağı düşüncesindeyim...
nature dergisine gelince 14 aralık'taki sayısında bir Türk yazar(Gökhan S.Hotamisligil) vardı mesela en günümüze en yakın örnek.
benden bu kadar başka yoruma luzum görmüyor ve gün geçtikçe karamsar olmak yerine birbirimize suçlar atmak yerine daha yapıcı olmamız gerektiğini düşünen bir ferdim.Selametle...

anadoluca  |  (0 puan) 13 Ocak 2007 23:28

Anadoluca, sakin yorumlarimi kisisel algilama. Ben Turkiye icin ortada cok karamsar bir tablo goruyorum. "Turkiye'nin neden silikon vadisi yok?" adli yaziya bir cevap yazmistim, eger okursan beni daha iyi anlayabilirsin. Amacim bugune kadar yapilan cabalari kucumsemek degil, aksine, Turkiye'de Bilimsel Mukemmelik Merkezleri ve universitelerin kuruldugunu gormek istiyorum.

Sunu kuvvetle vurgulamak isterim ki, buluslar (innovation) bilimle ugrasan toplumlarda dogal olarak olusan bir conuc, cunku insanin yapi tasi ayni oldugu icin aslinda eninde sonunda birileri her zaman "o cozulemeyen problem"i didikleyecek , bir oneri getirecektir. Bilimsel dusunen bir toplumu yaratmak populer bilim siteleri acmakla veya cok pahali cihazlara yatirim yapmakla degil, "dusunmeyi, sorgulamayi dogal ihtiyac olarak goren" topluma donusmekle iolur.

Yani yapacagimiz en onemli sey MERAK icgudusunu serbest birakmak. Sence Turkiye'de bir cocuk korkmadan elini kaldirip soru sorabiliyor mi ilkokulda? Yoksa "sormayayim aptal durumuna duserim"gibi bir sartlanmayla mi buyuyor? ve bu universite hayatina kadar devam ediyor mu?

Bilimin gelismesi sadec nanoteknoloji dalinda degil, tum bilim dallarinda gelisme kaydedilmesiyle mumkun. Bugunun nanoteknolojisi yarinin mikroteknoljisi durumuna dusebilir, senin pahali cihazlar yarin icin cok eski olabilir( teknoloji suratle ilerlerken, cogu sey "obsolete" olma tehlikesi altinda), nanoteknoloji bolumu olmasi ya da "en modern ve pahali cihazlar"in satin alinabilmesi tek basina bilimin ilerledigini gostermez. En onemli buluslar bazen capraz-disiplinlerde bulunabiliyor; Turkiye bu kapsamda KENDINE OZGU yeni sahalar acabilir, zihni mulkiyetini (baska ulkelere caldirmadan) basariyla gelistirebilir ve gunluk hayata katabilirse, iste o zaman gelisme var demektir.

Isin gargantuansal boyutunu anlatabildim umarim.

Bu arada verdigin linkler icin tesekkurler, vaktim oldukca tek tek arastiracagim. Yapici olmamiz gerektigine gonulden katiliyorum, ama cizdigin naif ve iyimser tablo Turk biliminin su anki trajik gerceklerini saklayip, siyasete hizmet etmekten baska ise yaramaz. Bence pembe gozlukler takip problemleri gormezden gelmeyelim.

Clicia x  |  (0 puan) 14 Ocak 2007 05:05

öncelikle bilim gibi bir konuda bile kavga çıkardıkları için iki tarafa da teşekkür ederim. akabinde fikirlerimi izah edeyim:

bilim yapmakla bilimden anlamak ayrı bişeydir. misal ben Microsoft'ta programcı değilim ama Ms'in geliştirdiği programları çok iyi kullanıp bunları başkalarına da anlatabildiğim kitaplar yazıyorum.

bilimde de böyle. bahsi geçen dergidekilerin (NetBilim) hiçbiri bilim adamı değil. Fakat bilimden anladıkları için ve bunu diğer insanlarla paylaşmak istedikleri için yazıyorlar.

yani durum şudur: adamlar zaten biz innovasyon yapıcaz ohoo aya roket göndericez demiyorlar.

nasıl şehirlerde bir organize sanayi bölgesi bir de sanayi varsa bu da öyle.

CNKT  |  (0 puan) 14 Ocak 2007 14:49

Teknolojide cogu bugunun bilgisi yarin obsolete olacaktir ama bilimlerde gelisme cok yavas ve yer yer sicramalarla gelisip daha kalicidir.

Populer bilim aslinda insanlarin bilime olan merakini tatmin etmek icin bir eglence olmaktan oteye gitmiyor. "adamlar zaten biz innovasyon yapıcaz ohoo aya roket göndericez demiyorlar" demissin. Bir meslekdasim bana bunu soylediginde onun olmesini istemistim. Bu "populer bilim" , gercek bilime olan meraki barajliyor, engelliyor, olduruyor hatta baska yonlere , batil inanclara kanalize ediyor.

Genc insanlari bilime heveslendirirken onlara bilimi "sirlar, gizemler" diye paketlenmis merak sunacagimiza, hayat yeterince tuhaf ve sasirtici, birakalim kendi meraklarini kendileri kesfetsinler, kendi yorumlarini yapsinlar, kendileri bilime yonelsin ve gelissinler.

Bu arada Maskeli Aylin'i tartismak varken neden bilimle ugrasiyorsunuz bakayim??? yaramazlar sizi :-)

Clicia x  |  (0 puan) 14 Ocak 2007 19:48

efenim dergide herkes yazı gönderebilir,kendi bilimsel araştırmasını yapıp yayınlayabilir biz de bunun önünü açmak istiyoruz biz de bu ülkedeki gençlik bir şekilde kendini duyursun ve kendi kazansın istiyoruz...
neyse bu arada benim fikirlerimde herhangi bir siyasi düşünce yoktur ne destekçisiyim ne de uygulatıcısıyım ben sadece işim gereği bilimi uygularım bunu belirteyim...
neyse sizlere iyi internetleşmeler(bu da çok rüküş oldu bea)...

anadoluca  |  (0 puan) 15 Ocak 2007 00:05

peki sen ne dusunuyorsun bu konuda?

Clicia x  |  (0 puan) 15 Ocak 2007 12:24

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu