güneş boğazından ikiye parçalanmış bu şehrin üzerinde batarken, soğuktan bir kuş daha öldü...
yine görmedim gün batımını bugün. oysa o kadar da severim ki bu hafif esintide çırpınan güneşin, dalgalarca yavaş yavaş yutulmasını izlemeyi... hele ki çay varsa yanımda; bir de hoş sohbet bir dost..
daha ne olsun!
sağlık olsun, şükürler olsun, aşkolsun...
yine görmedim gün batımını bugün. geceler benim, ben gecelerin. gündüz "başkasının hesabına" çalışıp başkasının hesabına yaşıyorum yıllardır. ne koyarsan koy adını, en insaflıca "rezillik" bunun adı.
sıkılıyorum bazen istanbul'dan... sonra taksim'dan karaköye yürüyorum, ordan eminönüne, ordan unkapanına, ordan fatihe... sonra deniz kenarında bir çay içiyorum. içim dışım istanbul oluyor. nefret etmeyeyim diye kendinden, ben oluyor istanbul. küfretsem bana dokunuyor; sitem etsem yalnız ben duyuyorum. boğazından ikiye parçalanıyor kent... köprüler, kent ölmesin diye yapışıyor iki yakasına...
nafile: köprünün altından akıyor istanbul'un canı... kâh usuldan, kâh coşkulu...
gece oluyor kentte... güneş küsüyor bize.
yine...
« önceki yazı 25'imde yenilenmek isterdim.... |
sonraki yazı » Bu belirsiz.... |
Yorumlar
'' çok yorgunum ben eski bir saat gibi,
hırpalandım istanbul gibi .. ''
fonda çalan şarkı bu yazıyı okurken :
..ve gülümse_emre aydın.mp3
eline sağlık
| E_FE | |
|
|
(0 puan) |
|
| 11 Kasım 2006 13:37 |
ben yorgunsam şehirde yorgun. Ben canlıysam şehirde canlı. Ne suçu var İstanbul'un. benim egolarım işliyor bütün günahı. "seni yeneceğim istanbul" culuk oynamak da neyin nesi? ankaradayım farklı hislerim yok. sdney'de olsam ne fark edecek? ben öldürüyorum hepsini...
| deborahhh | |
|
|
(0 puan) |
|
| 11 Kasım 2006 19:05 |
yaşadığıma şükrediyorum, sabah kalkınca hele gülüyorum bazen ağladım oluyor arkamdakileri düşünce. keşke onlar da olsaydı yanımda diye. yaşamak güzel dostlar.
sinirli olsak da, kızsak da, bağırsak da çağırsak da anadan babadan uzak ta olsak bir sevgi daracığı içinde kalsak bile güzel yaşamak...
| yusuph | |
|
|
(0 puan) |
|
| 11 Kasım 2006 20:55 |
"seni yeneceğim" diyecek kadar hırslı olmadım hiç. belki biraz mutluluk ya da dinginlik özlemi, hepsi bu. kalabalıktan bunalma belki de. gündelik telaşıma kendimi kaptırdığımdan içimde oluştuğunu hissettiğim "ruhumun geride kalması" sendromu da diyebilirim. yavaşlayıp, ruhumun beni yakalamasını beklemem gerekiyor arada. istanbul'a özgü bir his değildir tabii ki; ama nüfus yoğunluyla ilgili olduğunu düşünüyorum.
| impala[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 13 Kasım 2006 16:37 |
yok impala ben o cümleleri senin için sarfetmedim zaten. bu genel halimiz biraz bizim. "seni yeneceğim" de vazgeçilmez klişedir ya hani:))
| deborahhh | |
|
|
(0 puan) |
|
| 13 Kasım 2006 17:12 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
- nerede gece? nerede gündüz? (3)
- kısa saçlı çocuk (10)
- Harika Istanbul (1)
- Dört yanım deniz, dört yanım istanbul (3)
- İstanbul'da temiz hava için kampanya! (0)
- istanbulda dev deniz anaları (0)
- İstanbul Avrupa'nın en iyi 3. şehri (5)
- Bu Ücretsiz Editörde Yok Yok! Hem bedava hem de... (7)
- bogaz köprüsünde kimlik arayisi (0)
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


