Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "The Blues Brothers"


vizontele tuuba : güzel filmin güzel sitesi


 | 10 yorum var 
 | 08 Şubat 2004 22:08 

Yorumlar

vizontele türk sinemasını kurtarır mı? yılmaz efendiye göre hepimiz mondofoluz, çünkü ne ışıktan ne tasarımdan nede başka birşeyden anlıyoruz.. hatta o bize taa yurtdışından uzman ışıkçılar getirip "adamın yanında durun birşey öğrenin" diyor ama biz okadar salağızki genede bir şey kapamıyoruz.. memlekette afiş tasarlayan bir tane adam yok, holivuudlardan adam bulunuyor, sonra bu öyle bir anlatılıyorki görende taş devrindeyiz ve grafik tasarımcılarımız mağra duvarlarına resim yapıyor sanır.. kurgular montajlar tizırlar treylırlar yurtdışında yapılıyor..

işin ilginç yanı bir yandan ağlayıp, bir yandan da memleketimin potansiyel insanlarını görmezden geliyor, hakaretler yağdırıyor.. ondan sonra öyle bir göz boyuyorki yok 3milyon harcamış yok paranın çoğu devlete gidiyormuş, yok devlet arşivlerini bedavadan yılmaz efendinin önüne sermemiş.. şimdilik sinema yaptıklarını sansınlar.. bekleyelim bakalım ellerindeki malzeme bittiğinde, türke özel komedi unsurları tükendiğinde evrensel sinema adına ne fikriler üretecekler, yoksa ömrü billah mükremin abi tadında ehe ehe yapan abidik gubidik tiplerle mi idare edecekler.. o hafife aldıkları eski doğaçlama yeşilçam filmleri kadar evrensel olabileceklermi..

aptal[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 09 Şubat 2004 01:51

çok fazla abartıyormuşsunuz gibi geldi bana, gerçi film konusunda ztn konuşmayacağım.

afişle ilgili tasarımı yapan arkadaş hepimizin bildiği gibi emrah yücel. çok başarılı işler çıkardığını da düşünüyorum. (bkz. iconisus.com ) neden böyle düşünüyorsunuz merak ettim doğrusu..

maver |  (0 puan) 09 Şubat 2004 12:59

afişleri kimin yaptığını biliyorum.. gişede parayı kaldırmak için "sinemaya destek olacas" söylemiyle "yerli malı herkes bunu kullanmalı" diye martaval atıp her işlerini yurtdışına yaptırdıkları, bununlada kalmayıp memleketim çalışanını kötüledikleri için yazdım.. yoksa gitsin malezyada çeksin filmini bizene..

aptal[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 09 Şubat 2004 14:45

aptal`in yorumlarinin hepsine katiliyorum. eklemek isteyecegim seyler sitenin genel icerigini bozacagi icin yazmiyorum.

nirvanaya ulaşamadım, not bıraktım.
ryan |  (0 puan) 09 Şubat 2004 17:47

3 milyon mu? nereye harcamış merak ettim. poster ve trailer için verdiği para bunun ancak 100 de biridir. Geri kalanında bu kadar cimri davrandıysa bu fiyatın bu kadar çıkmaması gerekir.

inter1 |  (0 puan) 09 Şubat 2004 23:36

Sezonun merakla beklenen (en azından kendim için) TÜRK filmini sonunda bu gün sınırları içinde izleme şansını yakaladım...

Ve diyebilirimki ne kadar holywood-vari filmleri keyifle izleyip sevsemde sonuçta bizim insanımızın, bizim ülkemizin filmide böyle olur işte. biz buyuz yani. gurur duydum o açıdan.

öncelikle söylemem gerekirse artık TÜRK filmleride gerek ses, gerek müzik gerekse de teknik açıdan olayı bitirmiştir. tabi bunu önce istemek gerekir. istedikten sonra oluyor işte. Filmin daha başlangıcında karşımıza çıkan kamera seyri filmin bir çok yerinde var ve yüz güldüren cinsten. yolda başlayıp, kasabanın ortasında devam edip sonra sinemanın üstüne çıkan o balkonda devam eden sonra tekrar aşağıya inip seyrine devam eden bir kamera hareketi bence çok güzel bir düşünce. bunu yapmakta çok kolay olmasa gerek. özenli bir çevre düzenlemesi gerektirir. ayrıca kadraj ve çerçeveleme olayınıda iyi kotarmış Yılmaz Erdoğan. Türk sinemasında çok sık olan bir olay olmadığından öncülük edebilir bence.

teknik kısmı geçip asıl öğelere gelelim. duygusallıksa duygusallık, mizah ise mizah, düşündürmece ise düşündürmece. bir film farklı hisleri aynı film içinde sunabiliyorsa ( ilk film içinde söylemiştim ) ve bunu başarabiliyorsa ben çok seviyorum o zaman. epey güldük. ilk filmdeki kadar arka arkaya olmasada zarar vermiyor bu durum. öyle herkes gülsün diye değilde daha çok anlayabilenlerin gülmesi için yapılmış ince espriler mevcut. güldürmek adına bir sorunu yok yani filmin.

dönem filmi olacak bir konuyu zamansal olarak kullanıyor. ama çok derinlere inmiyor. inmemesi daha iyi. zaten kim o konunun derinlerine inmeyi başarabildiki bu zamana kadar.

ama asıl amacı bence o dönem değil vizontele tuuba'nın. bir devam filmi hiç değil. vizontele'nin devamı değil yani. daha çok o filmin sunduğu dünyada o atmosferde geçen bir başka hikaye.

ayrıca es geçilmemesi gereken bir şey daha varki oyuncular ve oyunculuk. bu oyuncular ülkemiz adına çok önemli cevherler bence. çok az filmde karşınıza gelir bu kadar başarılı oyuncular. çoğu tiyatro kökenli ve zaten bkm nin oyuncuları. onları izlemek çok keyifli idi.

içimizde o kasabaya o insanlara olan özlemimizle endeksli açılıyor film ve yine birincisinde olduğu gibi hüzünlü bir şekilde bitiyor. bu açıdan kızmıyorum. zaten yılmaz erdoğan'da bir yazıda açıklamıştı bunu. "ilkine göre biraz daha az komik bir film izlerseniz şaşmayın. bu benim suçum değilki. o dönemin tatsızlığı" demişti. haklı adam.

Ben TÜRK sineması adına çok memnun kaldım bu filmden. Sanırım Yılmaz Erdoğan bir üçleme olarak düşünmüş bunu eskiden beri. Son bölümü sabırsızlıkla bekleyeceğim...

TÜRK filmlerini sevelim ve gereken değeri verelim... çünkü daha en baştan inancını kaybetmiş zayıf izleyicilere ihtiyacı yok TÜRK sinemasının...

lombak |  (0 puan) 09 Şubat 2004 23:51

lombak "bilinçli" olmakla "koyun" olmayı ayırt edemiyorsun galiba..

aptal[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 13 Şubat 2004 12:21

her turk filmini sadece turk sinemasi para kazansin diye izlemek ne kadar dogru olabilir ki?

ploop |  (0 puan) 15 Şubat 2004 01:43

nasıl yani sen benim de dahil olduğum vizontele izleyicilerine koyun mu demek istiyorsun ? eğer öyle demek istiyorsan bu bir hakarete girer haberin olsun.

düşüncelerim uzun yazımda herşeyiyle açık ve net. ben bu filmi izledim ve çok sevdim. birincisini de çok seviyordum bunu da sevdim. üçüncüsünü de sabırsızlıkla bekliyor. olay bitmiştir. senin gibi düşünmek zorunda mıyım yaw ? kendiniz dışında farklı düşünenlere "koyun musun, ayırt edemiyor musun" gibi tepkiler ne zamandan beridir verilmeye başlandı şu ortamda ?

benim epey geniş bir seyir yelpazem vardır. daha az önce bu kar da kışta kalkıp gidip 26 bölümlük bir anime olan evangelion'un tüm bölümlerini dvd'ye çektirdim. ama bu demek değildirki kendi ülkemin ürününden zevk almayacağım. güzel olan herşeye gereken ilgiyi her zaman verdim, veririm de yani..

eğer bilinçli olmak demek "mükremin abi gibi abudik gubidik" şeklinde hoş olmayan sözler sarfetmekse kalsın öyle bilinçlilik almayayim ben...

lombak |  (0 puan) 15 Şubat 2004 21:10

lombak, dümdüz devam, sağa sola sapiim deme..

aptal[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 15 Şubat 2004 22:17

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

reklam

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu