
« önceki yazı Anti Virüs Programı (hangisi peki?) |
sonraki yazı » ie'yi tarihe gömmek için ! :) |
Yorumlar
okurken başım ağrıdı ne demek istedin yahu. sanırım EQ ve IQ dan bahsetmek istemişsin. yanılıyor muyum? yani neden bahsediyorsun?
EQ yapay zeka değilki. EQ duygusal zeka için kullanılan bir kısaltma. duygusal zeka, daniel goleman ın yazdığı kitabla gündeme gelmişti.
yapay zeka ile alakası yok. yapay zeka bambaşka bir şey. bahsettiğim kitabta eq nun tanımı yapılıp, ıq ile karşılaştırılması yapılıyordu. neden ıq su yüksek olmasına rağmen bu insanlar hayatta başarılı olamıyor, eq su yüksek insanlar onlardan daha başarılı falan filan. yapay zeka nerden çıktı?
| halixus | |
|
|
(0 puan) |
|
| 16 Kasım 2007 09:51 |
birisi matematiksel işlemler, birisi sosyal ilişkiler için gibi basit bir açıklama getirsem doğru olur mu bilmem ama, EQ insan ilişkilerinde daha yararlı birşey.
IQ da iş hayatınızda başarılı olabilmeniz için iyi bir anahtar.
ama en iyisi EQ ve IQ bir arada olsun :)
| junkie | |
|
|
(0 puan) |
|
| 21 Kasım 2007 16:38 |
mahiye morgül diyor ki:
Parçalanmış zihin:
Eğitimde değişim programları Gardner’in çok parçalı zekâ (Multiple Intelligence) teorisine dayandırılmaktadır. Daha bugüne kadar zekânın tanımı bile yapılamamışken, Gardner, “Her çocuğun farklı öğrenme zekâsı vardır” diyor ve zekâyı sekize bölüyor. Bu bir öğretim metodu da değildir, sadece teoridir. Sınıfta uygulanabilirliği olmadığını fark eden öğretmenler var, ancak onlar da sadece sınıfta uygulanamadığını dile getirmektedirler, yanlış bir kuramdır demiyorlar. Oysa kuram, insan doğasına aykırı bir şekilde beyni parçalayıp piyasa canavarına teslim etmeyi tasarlıyor.
Piyasa ekonomisine uygun olarak çok şık bir ambalaj içerisinde Çoklu Zekâ Kuramı adıyla sunulan teori, seçmeli paralı derse geçişin ideolojik kılıfıdır. Dersleri de kendi çerisinde parçalara ayırıp her bir parçayı bireysel öğrenme, - öğrenci merkezli öğrenme adıyla satışa çıkartacaktır (ABD ve İngiltere örneği) . Çevirisi de hatalıdır; Türkçe’de çoklu-azlı gibi sözcükler yoktur. Belli ki çoklu demekle zekânın parçalanmış olduğu imajı göz ardı edilmek istenmektedir
Çocuğun zihinsel fiziksel ve ruhsal gelişimini destekleyen eğitimden artık söz edilmiyor, çocuğu sosyal varlık olarak tanımlama bitiyor. Çocuğun tüm zihinsel güçlerinin geliştirilmesi görevi bitiyor, “çocuğun ilgi istek ve yeteneği doğrultusunda“ adı altında ve her çocuk tek bir dalda başarılı olabilir savıyla diğer dallarda temel eğitim almadan yetiştirilebilecek zannediliyor.
Dağılmış beş duyu:
Seminerde “öğrenme stilleri”nden söz edildi; görsel, işitsel, kinestetik ve dokunsal yoldan öğrenme. Her çocuk bir başka yoldan öğrenme özelliğindedir, öğretmen sınıfındaki çocukları bu özelliklerine göre gruplara ayrılmalı, onlara bu özelliklerine göre materyal sunmalıdır denildi.
Şimdiye kadar bilinen, “Tam öğrenme beş duyunun devreye sokulması ile gerçekleşir” söylemine ters düşen bir durumla karşı karşıyayız. Çocuğun bir duyusunu kullanıp diğerlerini devre dışı bırakmak insanın doğasını bozmaktır. Duyuların çalıştırılması ve geliştirilmesi diye bir konuları yok. Pedagojik formasyon dersleri bunun için verilir. Zaten dikkat edilirse terimler çocuğun gelişimi ve eğitimi üzerine oturtulmuyor, sadece öğrenmeden söz ediliyor.
Oysa bu güne kadar küme çalışması yapmakta olan bir öğretmen çocukları algılama düzeylerini dengeleyerek ortalama gruplar oluşturmaktaydı. Doğrusu da budur.
Drama yöntemini bilen bir öğretmen ısınma ile derse başlarken özellikle ayrıntıyı fark ettirmek üzere işitme, görme ve dokunma duyularını çalıştıran oyunlar oynatır. Koklama ve tatma duyularını da olabildiğince devreye sokar. İşte söz konusu teoride drama eğitimcilerinin kabul etmediği hususlardan biri de budur; beş duyu parçalanıyor ve bağlantısız hale getiriliyor.
Beyni parçalayan bir kuram duyuları parçalamadan edemezdi elbette. Duyuların parçalanması doğrudan para kazanmak hesabıyla açıklanamaz. Görünen odur ki insanoğlunun doğasıyla oynanmaktadır
Aklın dışlanması:
Doğada her şey birbirine bağımlıdır ve birbirinin devamıdır, bu holistik yapı insanın biyolojik yapısı için de, insanın beyni için de geçerlidir. Doğada milyonlarca yılda oluşan ekolojik denge vardır ve halkanın biri koparsa diğerleri de yok olur. İnsan beyni de böyle oluşmuştur, parçalar ayrılır koparsa hiç biri oluşamaz. Parçalardan her biri diğerlerinin varlığına bağlıdır.
Çok parçalı zekâ teorisine göre daha büyüme çağındayken çocuk zekânın sadece bir parçası ile muhatap edilmektedir. ”Her çocuk bir alanda başarılı olabilir“ denilmekte ve diğerleri yok kabul edilmektedir.
Bu kuramla, olaylar arasında bağ kurabilme yetisi, yani akıl dışlanmaktadır. Böyle bir eğitimin sonunda bütünü algılamayan, olaylar arasında bağ kuramayan insan olunur. Aklını kullanamayan köle ruhlu insanlar yetiştirmek ise ortaçağa dönüştür.
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 21 Kasım 2007 18:10 |
devam :
Öğrenme stilleri:
Çocukları sınıfta öğrenme stillerine(!) göre ayırarak oturtmak öneriliyor. Görerek öğrenen bu masada, işiterek öğrenen o masada, kinestetik yolla öğrenen çocuklar öteki masada… Öğretmen onlarla nasıl başa çıkacağına kafa yormakla dersi bitirecektir. Çünkü kinestetik öğrenme stili(!) olan çocuklar hareketli, hatta hiperaktif çocuklardır ve yeni yaklaşım onları bir grupta toplamayı önermektedir. Sınıf öğretmenleri haklı olarak bunun uygulanmasını mümkün görmemektedir.
Çocukları duyularına göre gruplandırmak çocuğun diğer duyularını çalıştırmamak demektir. Zekâyı parçalamakla yetinmeyen Gardner ve ardılları bir de insanın duyularını parçaladılar ki bu durum insanın doğasına aykırıdır; gözü var görmez, kulağı var duymaz, elleri var dokunmaz bir insan olmak insandan uzaklaştırılmış bir yaratık demektir.
Öğrenci merkezli dersler:
Öğrenci merkezli eğitim ile anlatılmak istenen, çocuğun seçip parasını verdiği dersi okul dışında da alabilmesidir. Bununla toplu eğitim bitirilmektedir. Eğitim bu yolla okul dışına taşınmış olacaktır. Adı “Konstraktif Yaklaşım”dır. “Yapılandırmacı” çevrimiyle kullanılıyor. Açılımında bilgiyi okul dışında bireysel yolla (kendi paranla) almak vardır; öğretmen yok öğretici vardır, pedegojik formasyon gerekmez, usta-çırak şeklinde de öğrenilebilir.
Okul dışında kurs veya özel ders sisteme dahil ediliyor. Müzik dersi kendi içinde çok parçaya bölünerek çalgı derslerine, beden eğitimi dersi spor derslerine, resim dersi heykel, grafik vb derslerine dönüşecektir. Öğrencinin bu yolla aldığı paralı derse “öğrenci merkezli” demektedirler.
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 21 Kasım 2007 18:12 |
yine devam:
Geriye dönüş sinyalleri:
Parçalanmış zekâ kuramını uygulayan ülkelerde geriye dönüş sinyallerinden söz edilmektedir. Beynin geri geri yürüme komutları vermemeye başladığı, beyin kas koordinasyonunda önemli gerileme gözlendiği tıp kongrelerinde dile getirilmektedir.
Ülkemizde beden eğitimi öğretmenleri her yıl daha geri düzeyde ders yapmak zorunda kaldıklarını, Gardner’e göre söyleyecek olursak kinestetik zekânın giderek gerilemekte olduğunu gözlemektedirler. Televizyon, bilgisayar, hazır paket oyuncaklar; sonuçta, insan geriye dönüş yolunda… Bir de çocuğun hiç beden eğitimi dersi almayacağını düşünmek çok ürpertici!
İngiltere’de eski sömürgelerinden gelen gençler en yüksek puanlı bölümlerde okurken İngiliz anneler “Bizim çocuklarımız mühendislik fakültelerine giremiyor, İngiliz çocuklar bu kadar aptal mı?” diye soruyor.
ABD’de son otuz yıldan beri hiç sanat dersi almadan liseyi bitirmiş gençlerin oranı %95 olarak açıklanmaktadır. 2004 Dünya Müzik Konferansında ABD’li öğretim üyelerinin bu konuda verdiği yanıtlar “maalesef öyle, verecek cevabımız yok, üzgünüz” olmuştur.
2002 ve 2004 PİSA raporları piyasaya göre eğitim modelini uygulayan ilk ülke olan ABD’de çocukların giderek nasıl daha geri sıralara düştüklerini göstermektedir (M.Morgül, 2004 PİSA Raporunun Düşündürdükleri)
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 21 Kasım 2007 18:12 |
her hangi bir olay karşısında çocugumuzun olaya duygusal mı yoksa mantıklı mı yaklaşmasını isterdiniz ama junkie nin dedigi gibi ikisinide kullanmak en mantıklısıdır sanırım
| hozer33 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 01 Aralık 2007 14:10 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.


