
Yuvarın görsel tablosu
İlginç bir çalışma, bence güzel olmuş, işlevlerine göre türetilmişler. Ben biyolojiyle çok ilgili olmadığım için çok yorum yapamıyorum. Size sunuyorum. Siz (bazılarını da olsa) kullanır mıydıñız? Ya da başka öneriler var mı?
Bu arada bu karşılıklarda yaygın olarak bilinmeyen tek sözcük tike olsa gerek, tane demektir. Burada añladığım kadarıyla "hücre" yerine yuvar denmiş (alyuvar, akyuvar gibi sanırım). Göze karşılığı var ama çalışmayı yapan kişi bunu yeğlememiş demek ki.
---
Kullanılan kimi sözcüklerin karşılıkları :
molekül : özdecik
asit : ekşit
baz : acıt
ve : le-la
Prokaryot : ilkel çekirdekli
Ökaryot : gerçek çekirdekli
bakteri :bozgan
alg : yosun
enzim : özgen
materyal : madde - araç,gereç
endoplazmik retikulum : iç kansıvısı ağı/topağı
mitokondri : üretgen
lizozom : sindirgen
ribozom : bireşgen
peroksizom : ayırgan
golgi cisimciği : Salgı aygıtı
siller : kirpikler/telsi
Fagositoz (Phagocytosis) : Yuvaryutar
Pinositoz (Pinocytosis) : Yuvaremer
filagella : kamçı
trombosit : kan pulcukları
hücre : yuvar
lipid : yağ
kanal : ark-arık
kanalcık : arkcık
depo : yığ
mozaik : bezeme taşı-alataş
sistem : dizlem
teori : kuram
dünya : acun
dir : can
osmotik - osmos :sugeç
elektron mikroskopu : eksicik irilteci
mikroskop : irilteç
elektron : eksicik
lipoproteinler : yağlı önbesi
lif : telçik - kılcık gibi
nükleoplazma : çekirdek sıvısı
vucut : eğin
statolit : yerçeker
elips : Söbü
krebs döngüsü : üretim döngüsü
parazit : asalak
portör : hastalık taşıyıcı-sayrıtaşır-sayrı tini
fibriller : iplikçik
mikrotübül : iletgen borular-kiçikborul
sentriol : çekilgen
hormon : içsalgı
filament : iplik
mikrofilament : ipçik
mikrotübül : borulcuk
tübül : borul
klorofil : yeşermik , yeşiliz
organizma : bud
organ : budak
organel : budul
mikroorganizma : budcuk
organik : budaksal
alasarmal....kromozom
alasarmık....kromatin
Steroid : halkayağ
protistler/protistalar : yuvargiller
plazmoliz : büzünme/susalma
deplazmoliz : sualma/suyutma
kolloidal : tutkalsı
enerji : erke
meydan : arnaç/aylan
osmoz : sugeç
plastit/plast : layan,leyen
kloroplast : yeşilleyen
kromaplast : karmalayan
klorofil : yeşermik
lökoplast : yığlayan
amiloplast : bozyığlayan
- hyro
- 12 yorum var
- 28 Şubat 2008 12:28
« önceki yazı kanıyor muyuz yoksa kan'ıyor muyuz? |
Yorumlar
yapanın ellerinden öperim. umarım her alana yayılır.
mükemmel, keşke artık herkes Türkçe'nin değerini anlayabilse
öncelikle zaten hücre türkçe yada türkçeye yerleşmiş bi sözcük. yuvar deyince daha mı manidar oldu sanki. onun dışında dilimize yerleşen bi sürü kelime var aralarında bakteri, organ, enzim, hormon gb... bunların değişmesi tamamen saçma olması yanında ribozom, endoplazmik retikulum gb kelimeler cisimlere verilmiş latince isimlerdir. türkçe olacak diye anlam salatası yaratmanın bi mantığı yok kanısındayım. asıl mühim olan gorki cisimciğini ve işlevini keşfedip ona türkçe ismi başta verebilmektir.
@sesarium
"gorki" nedir? "golgi" olmasın o :)
tepkinin nedenini çözemedim, yeni kuşak türkçe öğrenecek diye mi? "mitokondri" ile yeni tanışan bir öğrenci "ne bu!?" demek yerine "üretgen" sözcüğünü duyduğunda bunun yuvar için bir şeyler ürettiğini, sonrasında bunun "erke" olduğunu anlar.
ha, sen yine de ben eskiciyim, eskiler alır satarım diyorsan, sözüm yok sana!
@stnbl
"artık çok geç..." :) yalnız olan ve ölen için geçerli diye biliyorum! eğer geçse, yurt savunmasında da birileri "artık çok geç..." demişti.
amacımız ana dilimizi geliştirmek, özen göstermek, "artık çok geç, ne yapalım..." dememek, yabancı sözcüklere köle olmaktansa dilimizde aynı düzeyde sözcüklerle eşlemek olmalıdır.
yukarıdakiler benim düşüncelerimdir, başka düşüncelere de saygım vardır, amacım gerginlik yaratmak değildir.
yapılan çalışmaya saygım sonsuz.bende isterdim hücreyi-yuvarı- bu kelimelerle öğrenmeyi ama.şimdi meb bi karar alsa bundan sonra bu kelimeler kullanılcak dese sanırım hem öğretmenler hem öğrenciler hemde benim gibi okul hayatı çoktan sona ermiş insanlar için anlam kargaşası çıkacaktır ortaya.ben artık çok geç derken şunu kastetmiştim:keşke hücre ve organelleri kavramı ortaya çıkınca senin gibi bi yiğit çıksaydıda bu çalışmayı o zaman yapsaydı.gerçi seninde değindiğin gibi biz herşeyi sonradan kurtarmaya alışığız önce verir sonra alırız..
@korayyucel
sitoloji uzmanlık alanım değil, liseden kalma bioloji bilgim ile gorki diye hatırladım çok mu gülüncünüze gitti.
amacınız gerginlik yaratmamakken önce karşınızdaki kişinin kurduğu cümleleri bütün olarak alarak önce anlamaya çalışsanız.
olay türkçenin kullanılmasına ket vurmak değil. gelin görün ki mitokondri ingilizce de değildir. bilim dili latincedir. ve biraz araştırma ile mitokondrinin yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir olduğunu da öğrenebilirsin.
türkçe kullanmak istiyorsak öncelikle türkçe anlamı olan ve günümüzde zaten kullanılan kelimeleri tercih etmemiz gerekmektedir. ha, ne midir onlar: download yerine indirmek, computer yerine bilgisayar, center yerine merkez... ama bilimsel kelimeleri değiştirmeye çalışmak sadece bağnaz bir ideoloji ile savunulur kanaatindeyim.
ayrıca bunun eski alıp satmakla nasıl bi araya getirdiniz anlamış değilim. bi yerden tutup kelimeleri bağlamış olmanız sadece anlam salatası yapmakta. bu da benim düşüncelerimdir deyip önce mantıklı çıkış yaparsınız umarım bi dahaki sefere
@sesarium
değerli kardeşim,
zoruna gitmesin ama "yukarıdakiler benim düşüncelerimdir, başka düşüncelere de saygım vardır, amacım gerginlik yaratmak değildir." yazıyor yorumumun sonunda... bu sanırım senin "...bu da benim düşüncelerimdir deyip önce mantıklı çıkış yaparsınız umarım bi dahaki sefere" tümcene yanıt olmuştur.
pek değerli kardeşim,
ben önceliği türkçeye vermekten yanayım, ister bilim olsun ister sanat...
çok değerli kardeşim,
"...eskiciyim, eskiler alır satarım" :) bu yalnız anlayana anlam veren bir tümcedir :) her neyse...
hep değerli kardeşim,
tutturmuşsun bir "anlam salatası" gidiyor :) tanrıdan ki düşünecelerimi sen değerlendirmiyorsun :) yoksa durumum nice olurdu :)
yine değerli kardeşim,
Vikipedi ve benzeri sayfaları izlemeyi seviyorsan sana önerim japonya'daki eğitimi incele biraz, eğitimin nasıl verildiğini, nasıl olduğunu... "yok beni o kadar uzaklara götürme, yakından yanıt ver" dersen, "Atatürk" derim sana. Senin dediğin gibi "dile yerleşmiş efendim, değiştirip ne yapacağız" diyenlere karşın yeniden abece yazıldı, yeni sözcükler üretildi. yeni kuşak eğitimi türkçe alacak, eksiksiz anlayacak. bu kadar tepki yerine şuna "ne var kardeşim, kıskanıyorum, ben nece gördüğümü bilmiyorum, yeni öğrenciler de o nece neyse öyle görsünler" demiyorsun :)
son kez değerli kardeşim,
yanlış anlama ama seni tartışmaya açık bulmuyorum, donanımını eleştirmek bana düşmez, seninle tartışmak "bana göre" süre yitimi, yazacaklarına da yanıt vermeyeceğim, bilesin.
sağlıcakla kal, hoşça kal.
şimdi koray kardeşim damardan girmek adına atatürk demişsin ama burda olay farklı. atatürk'ün zamanında yapılan dil inkilâbıydı. Alfabenin baştan yazılması, yeni sözcüklerin üretilmesi gayet normal.
edebiyat dersinde ilk öğretilen şeylerden biridir; dil canlıdır, diğer dillerle etkileşime girip yeni kelimeler kazabilir, kaybedebilir.
Ama tabi biz antik romanın köpeği olduğumuz için ve türkçeyi katletmek için tutulmuş ajanlar olduğumuzdan dolayı böyle latince kullanıyoruz işte.
Aaa bak o kadar yazdım bi kere daha atatürk demedim. atatürk atatürk atatürk...
Tamam ama o dil inkilabının yapıldığı zaman ki insanların çoğu içinde çok geçti. Hatta şuan ki durumdan daha kötüydü belkide... Arapça Farsça Fransızca altında ezdiğimiz bir Türkçe vardı. Tekrar bir dil inkilabına gerek kalmaması için uğraşılmasın diye gayret ediliyor...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

