öncelikle çok rica ediyorum alınmayın- kaşınmayın. yok alınganık gösteriyorsanız doğru düzgün bir karşı cevaba geçin ki, sizi ciddiye alayım, offf ne saçmalamışım diyeyim. hatta heyecanla beyin fırtınası oldu diyerek size teşekkür edeyim. bu yok, yerine kelime oyunları var. anlamadıysanız yazdığımı sorun, detaylı anlatayım. yoksa kaçak oynayacağım duyrulur.
burada tek başına bir zihniyeti eleştirmeden olaya bu kadar kısır bakamazsınız? buna dikkat çekmeye uğraşıyordum. sizler youtube'dan falanca için hakaret videoları yüklerken problem yok, ama onlar yapınca problem var. neden? sizinki can da onlarınki patlıcan mı? üstelik vurun kahpeye pardon vurun savcıya niye yapıyorsunuz? ona kutsaliyetlerine laf etme demişler, bunu öğretmişler. anayasa da elinin altında, hop davayı açıyor. yasaları, varolan zihniyeti eleştirmek yerine, savcıyla uğraşıp durursanız; bireyin hak ve özgürlğünü savunmak, sansüre karşı çıkmak yerine bunu yaparsanız bir dakika derim. bak yukarıda arkadaş basitçe özetlemiş, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye. durum budur. no problema, no panic diye espri yapayım da gerilmeyin çocuklar:))
ha ben böyle değilim. demokrasinin herkes için gerekli olduğuna inanıyorum diyorsanız o zaman niye alınıp kaşınıyorsunuz? çünkü genele yazmıştım. aklıma birinizi hedef almak gelmedi. kendimin de içinde olduğu toplum olarak yüzleşemediğimiz, iki yüzlülük yaptığımız tabularımız ve bunun sonucundaki yasakcı zihniyetin bir toplumsal altyapısı olduğunu vurgulamak istemiştim. en basit örnek de kurtlar vadisi dizisinde yaşanmıştır. mangalda kül bırakmayanlar bile dizi yasaklanmalı demiştir. ee ne oldu, en özgürlükçü geçinen insanlara? velhasıl sözü uzattım, bu anlamda yazdığınız bildiriyi de basit buldum.
Dip not: şu parti kapatmanın yanındaki soru işaretini gördüm. görmemezliğe geliyorum, evladım. senin daha çok çalışman lâzım, çokkk.
sahi kim saçmalamış?
paranın ve ahlâkın kimde olduğunu asla bilemezsin.